ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.









Paylaş - Yazdır

Kronik Anal Fissür (Çatlak) Tedavisi

      Akut Anal Fissür; zamanında ve uygun bir şekilde tedavi edil(e)mediği takdirde Kronik Anal Fissür’e dönüşür. Bu dönüşümle birlikte tedavi yaklaşımı da değişir. Çünkü kendi çaba ve gayretine bağlı konservatif tedaviye ilave olarak hastanın cerrahi destek(ameliyat) alması gerekir. Bu destek, Anal Dilatasyon, Lateral İnternal Sfinkterotomi (LİS) ve Parça kaydırma(Fleb) ameliyatlarıyla sağlanır.

      ♦► Anal Dilatasyon: Geçmişi çok eskiye dayanır. Anestezi altında, makatın iki parmak yardımıyla genişletilmesi, makat kaslarının gerdirilerek esnetilmesidir. Böylece anal spazmın (makattaki kasılmanın) azalması hedeflenir. Ancak bu işlem; makat kaslarında kontrolsüz yırtıklara, dolayısıyla abdest tutma işlevinde hasara (anal inkontinans) yol açabilir. Bu yüzden günümüzde pek tercih edilmez. Zaten tedavi etkinliği de tartışmalıdır.
      ♦► Anal Parça Kaydırma (İlerleyici / V-Y Flep): Makat kaslarının zayıf veya hasarlı, dolayısıyla abdest tutamama riskinin yüksek olduğu hastalarda tercih edilir. Dolayısıyla makat kaslarını gevşetmekten ziyade çatlağı onarmaya yönelir. Bu yöntemin aslı kronikleşmiş fissür hattı temizlendikten sonra kalan yaranın makat kenarından/içinden getirilen parçayla onarılmasıdır. Makatta kasılma olmadığı halde çatlak iyileşmiyorsa durup düşünmek lazım...

      ♦► Lateral İnternal Sfinkterotomi ( L İ S ): Makat iç kası (İnternal Sfinkter); çorap lastiği gibi makatı sarar ve otomatik çalışır, kontrolsüz gaz ve dışkı kaçaklarının önlenmesinde önemli rol oynar. Ayrıca Anal Fissür’de; hem ağrıya hem de kronikleşmeye yol açan kasılmadan (Anal Spazm’dan) da sorumlu tutulur. Acaba?..
      Günümüzde “Fissür için ameliyat” denildiğinde "sfinkterotomi" adı da verilen Lateral Internal Sfinkterotomi ameliyatı anlaşılır. Bu ameliyatta, makatın sağ veya sol yanından yapılan cilt kesisi ile makat iç kasına ulaşılır. 30-40 mm genişliğindeki makat iç kasının istirahat durumunda dahi gereğinden fazla kasıldığı düşünülür(?) ve bu yüzden bir kısmı kesilir (çıtlatılır). Makat dışında (skin-tag) ve içinde (hipertrofik papilla) yer alan memeler alınır. Böylece makattaki kasılmanın  (Anal Spazm'ın) azalacağı, kanlanması artan çatlağın da %90-95 oranında kendiliğinden iyileşeceği düşünülür. Açık, Kapalı ve Spazm kontrollü olmak üzere farklı tekniklerle yapılabilir.

Dolayısıyla Anal Fissür ameliyatıyla (kas gevşetme-LİS)sağlanan başarının yüksek olduğu ifade edilir.
Ama buna rağmen
çeşitli sorunlarla da karşılaşılır.

      •► LİS sonrası dönemde; hastaların %0-50 gibi bir kısmında kontrolsüz gaz kaçakları ve/veya akıntı-kirlenme ile karakterize minör inkontinans (Abdest tutamama) görülebilir.

      Makattaki kasılma (Anal Spazm), "Ayak bileğini sıkan çorap" gibi düşünülebilir. Çorabın lastiğine yapılacak ufak bir çıtlatma (kesik-gevşetme) sayesinde çorap lastiği gevşer ve ayak bileğini sıkamaz hale gelir. İşte Anal Fissür ameliyatıyla (LİS) da benzer bir işlem yapılır; makat iç kası kesilir (kısmen) ve makatta kısmi gevşeme sağlanır.

      Ancak evdeki tüm çorapların lastikleri; "Nasıl olsa sıkıyordur!.." düşüncesiyle daha giymeden kesip gevşetilmez. Aksi takdirde bazı çorapların lastikleri işlevini kaybeder ve ayak bileğine düşer. Çünkü gereksiz yere gevşetilmiştir. İşte LİS sonrası ortaya çıkan abdest tutamama riski de benzer bir nedenle, her hastada farklı oranlarda olur. Hâlbuki her çorabın sıkıp sıkmadığı, ayrı ayrı giyilerek test edilebilir ve sadece sıkan çorabın lastiği gevşetilebilir. İşte abdest tutamama riskinden korunmak için de hastalara benzer bir inceleme yapılabilir.
Nasıl mı?
Tabii ki Anal Manometri ve 3D Endoanal Ultrason tetkikleriyle…
Peki, rutin uygulamada var mı? Ameliyat öncesi yapılıyor mu?
Tabii ki Hayır!..

      ••►LİS sonrası, özellikle de çatlağı iyileşmiş olan hastaların; bir kısmı “eskisine nazaran çok daha iyi olduğunu ama kabız olmamaya da özen gösterdiğini” ifade eder. Dolayısıyla “aklı kıçında yaşamaya” bir şekilde devam eder. Diğer bir kısmı ise “eskisi gibi şiddetli olmasa da makatta ağrı, kanama ve kaşıntı gibi şikayetlerin devam ettiğini” belirtir. Ayrıca %5-10 gibi bir kısmı da hem sıkıntıların devam ettiğini hem de çatlağın iyileşmediğinden (nüks/tekrarlama) yakınır.
Anal Fissür Döngüsü
      Anal Fissür ameliyatıyla (kas gevşetme-LİS) birlikte hastadaki kabızlığın veya dışkılama güçlüğünün de geçeceği düşünülür. Halbuki Anal Fissür; büyük bir oranda Anismus, Rektosel, Rektal Intussusception, Dilate Rektum gibi dışkılama güçlüğü (dışkı çıkış güçlüğü tipi kabızlık) yapan hastalıklar nedeniyle oluşur ve kronikleşir. O yüzden dışkılama güçlüğü olan bir hastanın çatlağı; ameliyat (kas gevşetme-LİS) olsa bile geçmez (nüks). Diyelim ki çatlağı iyileşti. Ama bu hasta, devam eden dışkılama ve makat sıkıntıları nedeniyle aklı kıçında yaşamaya mahkûm olur.

Sonuç olarak…
      Kronik Anal Fissür’de kullanıcı eğitimi temelli konservatif tedaviye ilave ameliyata geçmeden önce durmak ve "sil baştan" yapıp hem tanı hem de tedavi palanlamasını gözden geçirmek gerekir.(Primum Non Nocera!..- Önce zarar verme!..) Özellikle de Anal Manometri, Endoanal USG ve Defekografi gibi ileri fizyolojik testlerin klavuzluğunda ilerlemek gerekir.
Aksi takdirde "Klavuz-karga" ilişkisi yaşanır ve…
     1. Anal Fissür’ü neden olmaktan çıkarıp sonuç haline getiren ve Dışkılama Güçlüğüne yol açan hastalıklar tespit edilemez. Dolayısıyla da aklı kıçında yaşamaktan kurtulmak mümkün olmaz.
     2. Kas gevşetme (LİS) ameliyatının hem ne kadar gerekli olduğu hem de abdest tutamama riskinin ne kadar olduğu belirlenemez.
Peki, Kronik Anal Fissür’de,
Ameliyat (kas gevşetme-LİS) öncesi bu tetkikler yapılıyor mu?
Tabii ki Hayır!..

      Tanı ve tedavi aşamasında yaşanan tüm sıkıntılara rağmen Anal Fissür’de başarıya ulaşmak mümkündür. Yeter ki Anal Fissür’ü neden olarak değil de var olan dışkılama güçlüğünün bir sonucu olarak görelim. Tedavide ise kas kesimi yerine dışkı çıkışını rahatlatmaya odaklanalım.

      Ama bunun için önce Defekografi, Anal Manometri ve 3D Endoanal Ultrasonla hastayı incelemek, sonra da LaserÖtesi Tedavi modelini kullanmak gerekir.

Güncelleme: Şubat 2017

« « Akut Anal Fissür Tedavisi Çocuklarda Anal Fissür... » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.