ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.
 
HEMOROİD, ANAL FİSSÜR,
REKTOSEL
gibi
hastalıklarda
Tedavi Kararı?










Paylaş - Yazdır

Hemoroidal Hastalık "Basur" Nasıl Oluşur?

      Basur (Hemoroid, Mayasıl) için yıllardır "Makatta yerleşmiş damarların varisi" tarzı tanımlama yapılır. Hatta beslenme kaynaklı uzun süren kabızlığın da damarlarda genişlemeye yol açtığı anlatılır. Dolayısıyla da beslenmeye dikkat edip kabız olunmadığı takdirde basurun geçeceği ve bir daha da çıkmayacağı düşünülür. Blaa, blaa, blaa

      Basur’un damar hastalığı(varis) olduğuna yönelik bu tanımlama ve düşünceden yaklaşık 10 yılı aşkın bir süredir uzaklaşıldı. Çünkü hemoroid yastıkçıklarındaki elastik bağ (destek) dokusunda oluşan hasarın; damarların, dolayısıyla da yastıkçıklarının gereğinden fazla genişleyip büyümesine yol açtığı saptandı. Yani damarlardaki bu genişleme; neden değildi, sadece bir sonuçtu…

Bunun üzerine “Hemoroidal Hastalık” adı da verilen BASUR’un;
Damar Hastalığı (Varis) değil de Bağ (destek) Dokusu Hastalığı olduğu kabul edildi.

Ama basur’un damar hastalığı(varis) olduğunu ifade eden o eski bilgilere hala ulaşmak mümkün.
Neden acaba?
Ot püsürle kabızlığı hedefleyen veya sadece damarları küçültmeyi düşünen tedavi(?) rantı olabilir mi?

HEMOROİD (Basur); Normalde...

      Normalde, yeterli seviyede dışkılama hissiyle tuvalete gidilir ve uygun pozisyonda oturulur. Birkaç diafram nefesi alındıktan sonra ilk hamleyle karın kasları kasılır ve karın içi basıncındaki artışla birlikte dışkının, makat ağzına yönlenmesi sağlanır. Ancak bu esnada, artan karın içi basıncının yol açtığı “turnike” etkisiyle hemoroid yastıkçıklarına giden kanın (1) da geri dönüşü azalır. Bu durum, damarlarda dolgunluğa (genişlemeye), hemoroid yastıkçıklarında büyümeye (2) yol açar.
-1- -2- -3- -4-
Ancak bu sırada, damarları saran asıcı bağların (3) elastikiyet ve gerilme (4) gücü de devreye girer. Böylece damarların gereğinden fazla genişlemesine, dolayısıyla da hemoroidlerin gereğinden fazla büyümesine engel olunur.
-a- -b- -c- -d-
      Diğer taraftan, dışkılama bittikten sonra, azalan karın içi basıncına paralel olarak kanın kalbe geri dönüşü başlar. Bu esnada damarlardaki göllenme ile asıcı bağları (a,b) gerdiren güç azalır. Ayrıca asıcı bağların lastik gibi çeken elastikiyet (c) gücü devreye girer ve damarların boşalması, dolayısıyla da büyüyen hemoroid yastıkçıklarının küçülmesi (d) kolaylaşır.

HEMOROİD (Basur); Neden Oluşur?

      Hemoroid yastıkçıklarında, dışkılama sürecinde oluşan büyüme ve küçülme; asıcı bağların elastikiyet gücüyle kontrol edilir. Bu sayede dışkılama ve abdest tutma işlevine ince ayar çekilir ve makatta sorun yaşanmaması sağlanır. Ancak yıllar içerisinde, devreye giren çeşitli nedenlerle asıcı bağların elastikiyet gücü, hızlı bir şekilde azalmaya başlar. Bu nedenler, yapısal ve mekanik olmak üzere iki ana başlıkta toplanır.
     1. Yapısal Nedenler: Genel olarak bağ dokusunda esneklik artışına yol açan kişiye ait özellikleri içerir. Bazı kişiler, daha esnek bir yapıya sahiptir. Bağ(destek) dokularından kaynaklanan bu esneklik artışı; hemoroid yastıkçıklarına da yansır ve asıcı bağların elastikiyet gücünde azalma olur. Ayrıca kadınlarda, progesteron gibi hormonlara bağlı olarak da bağ dokularında esneklik artışı olur. İşte bu nedenle hem regl (adet) hem de hamilelik dönemlerinde kabızlık ve makat problemleri belirginleşir.

      2. Mekanik Nedenler: Dışkılama sırasında karın içi basıncında gereğinden fazla artışa yol açan nedenleri içerir. Ki bu nedenler, karın içi basıncının “turnike” etkisinden faydalanarak asıcı bağlarda yüklenmeye yol açar. Böylece asıcı bağlarda zamanla çeşitli seviyelerde hasar (esneme ve gerilme, hatta kırılma) oluşur ve elastikiyet güç kaybı gelişir.

      Gereksiz/artan ıkınmalarla gerçekleşen her dışkılama, tekrarlanma sıklığı da dikkate alındığında, karın içi basıncında artışa yol açan en temel mekanik güçtür. Karın kaslarının sıkılmasıyla oluşan bu gereksiz ıkınmalar; sıklıkla kullanıcı hatası temelinde, yani kullanıcı bağımlı olarak ama farkında olmadan gerçekleşir. Doğamız gereği kendimize suç bulmak istemeyiz ama maalesef gerçek olan bu!..

      Çocukluk yıllarında, annelerin koruma içgüdüleri ve hijyen saplantıları ön plana çıkar. “Öyle her yerde tuvalete gidilmez, mikrop kaparsın” denilerek tuvalet tutma ve erteleme alışkanlığı edindirilir. Dışkılama için uygun ve hijyenik WC bulunmadığında tuvalete gidilmez, tutulur. Bu süreçte makatta bekletilen dışkı da zamanla katılaşır. Diğer taraftan ortam uygun olduğunda ise dışkılama ihtiyacı olup olmadığına bakılmadan, görev icabı da olsa tuvalete gidilir. Her iki durumda da dışkılama güçleşir. Her iki durumda da “ıhhlaa da çıkar” öğretisi devreye girer ve böylece gereksiz ıkınmaların “normalmiş” gibi benimsendiği hatalı dışkılama alışkanlıkları edinilmiş olur.

      Ancak çoğu kişi, dışkılama sırasında yaptığı bu gereksiz ıkınmaların farkında bile değildir. Çünkü “Ikınma” ile “zorlanma” kelimelerinin aynı şey olduğunu, hatta dışkının “kalın-sert” olduğu peklik durumları dışında zorlanmadığını düşünür. O yüzden düzenli olarak tuvalete gidiyor ve gittiğinde de yumuşak kıvamlı dışkı çıkarıyorsa; dışkının nasıl çıktığını hiç düşünmeden, NORMAL(?) olduğunu veya “ıkınmadığını” ifade eder. Ama ne yapsın(!)? Normal dışkılamayı kimse göstermedi veya öğretmedi ki!.. (Bknz: Normal Dışkılama)

      Diğer taraftan tuvalette, gereksiz ıkınmayı kullanıcıdan bağımsız olarak zorunlu kılan aşağıdaki nedenler de Basur (Hemoroidal Hastalık) oluşumunda rol oynar.
● Dışkıda katılaşma/sertleşme ile karakterize, sıklıkla da hareketsiz yaşamın veya barsaklarda tembelliğe yol açan hastalık ve ilaçların yol açtığı peklik (kabızlık) durumlarında,
● Dışkıda katılaşma olmadığı halde dışkı çıkış güçlüğü tipi de olsa kabızlığa (dışkılama güçlüğüne) yol açan Rektosel, Anismus, Rektal Hiposensitivite, Rektal Intussusception, Rektal Mukozal Prolaps gibi hastalıkların varlığında,
● Çok daha az etkili olmakla birlikte uzun süreli öksürük ve şişmanlık ile gebelik (mekanik) durumlarında da dışkıyı çıkarabilmek için zorunlu olarak gereksiz ıkınmalara ihtiyaç olur.

      Peki, Basur oluşmasında beslenmenin hiç mi rolü yok? Tabii ki var. Ama düşünüldüğü gibi “şunu ye, bunu yeme” tarzında değil. Doğrudan ıkınmayla bağlantılı olarak rol oynar. O yüzden beslenmenin dışkıyı “muz” kıvam ve kalınlığına getirecek şekilde yeterli ve dengeli (lifli/lifsiz dengesi) olması gerekir. Ancak bu sayede sağlıklı dışkılama adına hem sıkışma hissi oluşturan hem de gereksiz ıkınmalara ihtiyaç duymayan dışkı elde edilebilir. (Bknz: Normal Beslenme-Dışkılama-Dışkı)

      Basur oluşumunda veya basur sorunlarının belirginleşmesinde Stres veya psikolojik problemlerin de rol oynadığı ifade edilir. Barsak çalışmasında stresin tabii ki rolü vardır. Ancak her şeyi strese bağlamak yerine stres durumlarında değişen beslenme ve dışkılama alışkanlıklarını da göz ardı etmemek gerekir.

      Son olarak, Basur'un aynı aile bireyleri arasında daha sık rastlanması sebebiyle ırsi (kalıtsal) olduğu düşünüldü. Ama yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda ırsi özelliği olmadığı saptandı. Ancak aynı aile bireylerinde hem dışkılama alışkanlıkları hem de bağ dokusu özellikleri benzer bulundu. Bunun üzerine ailevi yatkınlık olarak düzeltme yapıldı.

HEMOROİD (Basur); Nasıl Oluşur?

      Sağlıklı bir bireyin 1 veya 2 günde, 1 veya 2 defa sıkışma hissi oluşturan dışkıyı; “mermiyi namluya ver ama namludan sen çıkarma” misali, gereksiz ıkınma ihtiyacı duymadan çıkarması gerekir. Bu "Norm" standartlarında gerçekleşen her dışkılama; yaşam konfor ve kalitesini bozacak sorunlara yol açmaz.
Hemoroid memelerinde oluşan deformasyon ve sarkma...Hemoroid memelerinde oluşan deformasyon ve sarkma...Kadınların göğsünde oluşan deformasyon ve sarkma...

      Diğer taraftan yaşam sürecindeki her dışkılamada; sıklıkla da farkına bile varılmadan başlayan ama sonrasında zorunlu hale dönüşen gereksiz ıkınmalar nedeniyle yıllar geçtikçe “norm” standartlarından iyice uzaklaşılır. Bu durum; "kartopu" misali, asıcı bağlardaki hasarı (elastikiyet güç kaybını) da zamanla artırır. ve hemoroid yastıkçıklarında büyümeye yol açar.

      Dolayısıyla da dışkının büyüyen hemoroid yastıkçıkları arasında geçerken oluşturduğu tahrişin derecesine göre değişen şiddet ve sıklıkta yanma-sızlama ve kanama olmaya başlar. Ayrıca dışkılama sırasında büyüyen hemoroid yastıkçıkları hem ıkınmanın hem de dışkının itici gücü nedeniyle makat ağzına doğru ilerlemeye ve dışarı çıkmaya (sarkmaya) başlar. Böylece makat ağzında ele gelen ağrılı-ağrısız memeleşme olur. İstirahat durumunda ise özellikle yumuşak-cıvık dışkılama sonrasında makatta akıntı, kaşıntı ve iç çamaşırda kirlenme görülür (contalar bozulur). Tabii ki, dışkılama sırasında şişen memelerin küçülememesi nedeniyle tuvaletten sonra da devam eden ağrılı-ağrısız memeleşme (şişlik) olur.

      Böylece halk arasında “basur/hemoroid” diye bilinen belirtiler (sıkıntılar) bütünü yani Hemoroidal Hastalık ortaya çıkmış olur. Ancak dışkılamayla olan ilişkisi sebebiyle Basur; aldatıcı olabilen bazı özelliklere sahiptir.

1.) BASUR, ıkınmayla tuvalette belirginleşir...
      Dışkılama sırasında belirginleşen gereksiz ıkınmalar nedeniyle sıkıntılar tuvalette ortaya çıkar ve/veya sonrasında da devam eder. Gereksiz ıkınmalar arttıkça zamanla sıkıntılar da artar ve çeşitlenir.
Makatın istirahat hali(sütyenli hali)
      Bu özellik, “yaa benim, sadece tuvalette iken sıkıntılarım oluyor, başka zaman bir sorunum yok ki...” diyen hastalar için anlaşılır olmuştur. Başka ne zaman olacak ki...

2.) BASUR, ataklar halinde seyreder...
      Her tuvalette ve/veya tuvalet sonrasında sıkıntı yaşanacak diye bir şart yoktur. Hatta yaşanan sıkıntılar hep aynı olacak veya zamanla artacak/azalacak diye bir şart da yoktur. Bu nedenle yaşanan sıkıntılar, gereksiz ıkınmaların şiddetine göre artar veya azalır. Hatta belli bir dönem hiç olmayabilir. Ama gün gelir, fışkırır tarzda kanar (kanama atağı) veya oturtamaz halde ağrılı şişlik (şişlik atağı) yapar.
Tromboze dış hemoroid atağı Prolabe iç-dış hemoroid atağı Kanamalı iç-dış hemoroid atağı
AĞRILI-ŞİŞ ATAK HALİ KANAMALI ATAK HALİ
      Bu özellik, ”yaa benim, her zaman sıkıntım olmuyor, arada bir oluyor. Bazen de öttürüyor...” diyen hastalar için anlaşılır olmuştur. Herhalde...

3.) BASUR, ilerleyici bir hastalıktır.
      Yaşamın temeli beslenme üzerine kurulu olduğu sürece, bir çıkış olmak zorundadır. Yani dışkılama (kullanma) gerekir. O halde kullanıcı (dışkılama) alışkanlıklarına bağlı olarak hemoroid yastıkçıklarında bir büyüme ve sarkma gelişmesi, hatta kullanım şekline bağlı olarak ilerlemesi ve daha kötüye gitmesi doğal değil midir? O yüzden kullanıcı, gereksiz ıkınmaya devam ettiği sürece kendi kendine asla gerilemez.
EVRE ( I ) EVRE ( II ) EVRE ( III ) EVRE ( IV )
      Ancak kullanıcı hatası, herkeste aynı derecede değildir. O yüzden dışkılama sırasında belirginleşen makattaki memeleşmeye göre Hemoroidal Hastalık; Evre I-II-III-IV olarak sınıflandırılır. Ayrıca bir hastalıkta “evre” olması bile ilerleyici özelliği, dolayısıyla da erken teşhis ve tedavi avantajları için yeterlidir.

      Bu özellik, “yaa bende yıllar önce vardı, geçti ama şimdi öncekine göre daha fazla sıkıntı yapmaya başladı.” diyen hastalar için anlaşılır olmuştur. Herhalde...

4.) BASUR, "ayırıcı tanı" yapılması gerken bir hastalıktır...
      Son olarak makatta ağrı, kanama, akıntı ve memeleşme gibi ortak sıkıntılarla kendini gösteren iyi ve kötü huylu birçok hastalık vardır. Asıl önemli olan makattaki kanamayı uyarı kabul edip dikkate almaktır. Yoksa her kanamayı basur deyip geçiştirmek kadar her kanamada kanser korkusu yaşamak da normal değildir. Pilav yapmadan önce pirincin taşlarını her ihtimale karşı ayıklamak gerekmez mi?

Sonuç olarak BASUR;
      Çoğunlukla, dışkılama sırasında belirginleşen gereksiz ıkınmalar nedeniyle dışkılama güçlüğü temelinde yaşanan sonuçlardan biridir. (Bknz: Dışkılama Güçlüğü) O yüzden "makattaki memeler yapıyor" deyip sadece Basur tedavisiyle yaşanan sıkıntılardan kurtulmak mümkün olmaz.

      İlave olarak tuvalette gereksiz ıkınma ihtiyacını zorunlu kılan; Rektosel, Anismus gibi dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıkların da tedavisi gerekir. Sadece hemoroid memelerinden kurtulmanın çözüm olmadığı, zamanı geldiğinde; "Tekrarladı!.." diyen veya "Kabız olmamaya (ıkınmamaya) çalışın, kabız olursanız (ıkınırsanız) tekrarlar!.." denilen hastalardan olunca anlaşılır.

Güncelleme: Kasım 2016
« « Hemoroid Nedir? Ne İşe Yarar? Ben de var mı? » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.