ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.









Paylaş - Yazdır

Basur Nasıl Muayene&Teşhis Edilir?

ÇÖZÜM, SORUNUN İÇİNDE GİZLİDİR...
(Uygun ve yeterli bir tedavi için öncelikle doğru ve eksiksiz teşhis gerekir)

      Yaşam sürecinde "uyarı" anlamında hafif dozda yaşanan, makatta ağrı, şişlik ve kanama gibi sıkıntılar; sıklıkla “Basurum var!” veya “Basur olmuşum!” düşüncesiyle önemsenmez ve geçiştirilir. Yıllar içerisinde, geçiştirilemez hale geldiğinde ise utanma, ayıp gibi malum tabulardan dolayı muayene dahi olmadan tedavi (çözüm) arayışına gidilir. Ancak bu arayış; dereyi görmeden, rastgele paça sıvamaya benzediği için de ister istemez hüsranla sonuçlanır.

Çünkü Hemoroidal Hastalıkta…
•► “Hastalık yoktur, hasta vardır” misali, her hastada farklı sıklık ve şiddette, farklı sıkıntılara rastlanır.
•► Hem hastalığın durumuna hem de hastanın tedavi beklentilerine göre farklı tedavi seçenekleri bulunur.
•► İlave olarak benzer sıkıntılar yol açan Anal Fissür(Çatlak) gibi başka makat hastalıkları da olabilir.

      Dolayısıyla Hemoroidal hastalıkta en ideal tedavi(çözüm) yaklaşımı; ancak ve ancak, “uygun hastaya uygun tedavi” modeli ile sağlanabilir. Ama bunun için de öncelikle “UYGUN HASTA (SORUN)” tanımlaması gerekir. Kısaca "muayene" olarak adlandırılan sorun tanımlaması; "TANI VE AYIRICI TANI" adı altında birkaç aşamada gerçekleşen bir teşhis sürecidir.
--HEMOROİDAL HASTALIKTA MUAYENE ve TEŞHİS--
(Sorun tanımlaması ya da Tanı ve Ayırıcı Tanı Aşamaları):

      1. Şikayet(ler) ve Hikayenin Dinlenmesi:
      Hastayla ilk karşılaşma, dolayısıyla da karşılıklı oturup görüşme ve konuşma anıdır. “Malum tabular” nedeniyle hastaların büyük bir kısmı, bu görüşme sırasında dahi tedirgin ve endişelidir. Bu durum dikkate alınarak hastadan yaşadığı sıkıntıları ve bu sıkıntıların gelişim sürecini anlatması istenir.

      Bu süreçte sadece makat sıkıntılarıyla ilgilenilmez. Çocukluk yıllarından beri devam eden ama çoğu kez farkına varılmayan, Dışkılama(tuvalet) alışkanlıkları da sorgulanır. Hatta dışkılama alışkanlıklarıyla yaşanan şikayetler arasındaki ilişki incelenir. Çünkü “Kullanıcı Hatası” diye tanımladığımız ve gereksiz ıkınmalarla karakterize hatalı dışkılama alışkanlıkları; hemoroid başta olmak üzere dışkılama bağımlı çeşitli hastalıkların oluşmasında önemli rol oynar.

      2. Anal Muayene:
      Hastanın üstündeki tedirginliği attığı ve hazır olduğu düşünüldüğünde anal muayeneye geçilir. Çeşitli anal muayene pozisyonları olsa da hastaların en rahat ettikleri sol-yan pozisyondur. İlave muayene bulgularına ihtiyaç olduğu takdirde diz-dirsek pozisyonu tercih edilebilir. Bayan hastalarda, hemşire eşliğinde gerçekleşen hazırlık aşamasını müteakiben anal muayeneye geçilir.
Sol yan pozisyon Diz dirsek pozisyonu
Sol - Yan (Cenin) Pozisyonu Diz-Dirsek Pozisyonu
      Sol-yan pozisyonda; “Cenin” pozisyonu da denir. Hasta muayene masasının üstüne çıkar, iç çamaşırı dizlerine kadar indirir, sol kolunun üstüne yan yatar ve dizlerinin karnına doğru çeker. Bu esnada, delikli bir örtü kullanılır ve hastanın sadece makat bölgesi açıkta kalacak şekilde üzeri örtülür. Bu esnada bayan hastaların kâğıt havlu aracılığıyla edep bölgesi de kapatılır.
      Diz-dirsek pozisyonu; Hastalar için rahat bir pozisyon değildir. Bu amaçla, muayene masaları kullanılabileceği gibi özel geliştirilmiş (proktolojik) masalar da kullanılır. İç çamaşır, dizlere kadar indirildikten sonra “secde” vaziyeti alınır.

      Bir şekilde uygun pozisyon alındıktan sonra makat başta olmak üzere abdest tutma ve dışkılama işlevinde rol oynayan yapılara yönelik detaylı muayene yapılır.

"Basur" olduğu düşünülen makattaki olası ele gelen şişlik-meme durumları...
Anal Fissur "yırtık-çatlak" Anal Fissur "yırtık-çatlak" Condyloma Accumunata Sebase Kist
Lipom Rektal Prolapsus Perianal Fistul (Crohn) Anal Kanser

      3. Ek Görüntüleme Yöntemleri ve Fizyolojik Tetkikler;
      Makatta, hemoroid dışında benzer şikayetlere yol açan birçok hastalık bulunur. Ancak bu hastalıkları, sadece şikayetlerle ve anal muayeneyle değerlendirmek, hele de ayırt etmek mümkün değildir. İşte bu aşamada ek görüntüleme ve fizyolojik tetkiklerden faydalanılır. Bu sayede sorun (uygun Hasta) tanımlaması için gerekli veri zenginliği sağlanır.

      3.a-) Görüntüleme Yöntemi: Bu amaçla sıklıkla Anoskopi/Rektoskopi, Rektosigmoidoskopi ve kolonoskopi adlarıyla anılan endoskopik görüntüleme yöntemleri kullanılır. Rektum ile sigmoid kolon başta olmak üzere tüm kalın barsakların içeriden özel bir cihaz yardımıyla gözle incelenmesidir. Basuru olan hastalarda, tanıdan ziyade ayırıcı tanı amacıyla en sık kullanılan incelemedir. Kalın barsakta, hayatı tehdit edici kanser veya iltihabi hastalık (crohn, ülseratif kolit) olup olmadığı konusunda yardımcı olur. Yoksa basur var mı? yok mu? ya da basurun derecesi hakkında anlamlı değildir.
- Anoskopi:10-15 cm'lik bir kısma bakılmasını sağlar.
- Rektoskopi: 15-20 cm'lik bir kısma bakılmasını sağlar.
- Rektosigmoidoskopi: 30-50 cm'lik bir kısma bakılmasını sağlar. (Yeşil)
- Kolonoskopi: Tüm kalın barsaklara bakılmasını sağlar. (Sarı)
      Özellikle ailesinde kalın barsak kanser hikayesi olanlarda veya 50 yaş üstü hastalarda “Eşeği sağlam kazığa bağlamak!..” adına endoskopik muayene (kolonoskopi) faydalıdır. Çünkü içerde barsaklarda yaşamı tehdit eden bir problem varken yaşam kalitesini bozan hemoroid gibi bir hastalıkla uğraşmak hiçbir bir anlam ifade etmez.

      3.b-) İleri Fizyolojik Tetkikler: Bu aşamada Defekografi, Anal Manometri ve 3D Endoanal Ultrason adı verilen tetkiklerden faydalanılır. Özellikle de makatta kanama ve memeleşme dışında dışkılama güçlüğüne yönelik sıkıntıları olan hastalarda… Bu sayede dışkılama güçlüğüne yol açarak basur sıkıntılarında belirginleşmeye yol açan Anismus, Rektosel, Rektal Intussusception gibi hastalıklar da tespit edilmiş olur. Ancak dışkılama güçlüğüne yönelik sıkıntılar; sıklıkla kabızlık adı altında bir iki beslenme önerisi ve ilaçlarla geçiştirilir ve bu incelemelere gerek duyulmaz. O yüzden de sadece hemoroid tedavisi olan hastaların birçoğu kabız kalmamak için ömür boyu dikkat etmeye mahkûm olur. (Bknz:Dışkılama Güçlüğü)

  Sonuç olarak...
Muayene olmanın hasta için dezavantajı nedir?

Sadece koca bir hiç...
Yorumu size ait.......

Ne kaybedeceğinizi düşünüyorsunuz?
Ama tabularınızı yıkmayı başarabilirsiniz... Yeter ki, ilk hamleyi yapın...

      Ancak bu sayede "Çözüm" adına UYGUN HASTA(SORUN) tanımlamasını gerçekleştirmek mümkün olur. Ki hasta memnuniyeti temelli UYGUN TEDAVİ (ÇÖZÜM) yoluna gidilebilsin.

Güncelleme: Aralık 2016
« « Muayene Olamam!.. Niye Tedavi Olmalıyız? » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.