ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.
 
HEMOROİD, ANAL FİSSÜR,
REKTOSEL
gibi
hastalıklarda
Tedavi Kararı?










Paylaş - Yazdır

Hemoroid (Basur) Tedavi Yaklaşımları

      “Basur” veya “Hemoroit” olarak da bilinen Hemoroidal Hastalığın teşhis aşamasında duyulan endişe ve kaygılar; ister istemez hastalığın tedavi aşamasında da devam eder. Hatta bu tedirginliğin oluşmasında “Yaşayan bilir!..” misali, dikkate alınan hasta tecrübeleri önemli rol oynar.

Ancak asıl olan bilgi, dolayısıyla bilinçli hasta olabilmektir.
O halde....
1. NİYE TEDAVİ OLUNMALI?
Tabii ki sağlıklı ve konforlu yaşam için...

       a-) Sağlıklı yaşam adına, olası kanser riskini yok etmek için...
      Yaşamı tehdit eden kalın barsak kanserlerinde hem de yaşam konforunu bozan Hemoroidal hastalıkta makatta taze kanama görülür. Bu durum; aksi ispat edilene kadar makattaki her kanamanın, kanser belirtisi de olabileceğini düşündürür. Ama teşhis aşamasında gerçekleştirilen Kolonoskopi/Rektosigmoidoskopi incelemesiyle kanser olup olmadığı kesinleşir.

pimi çekilmiş el bombası       Ancak makatta kanaması olan hastaların çoğu “Basurdandır!..” veya “Basurum, yine kanıyor!..” diyerek geçiştirilir. İlerleyen yıllarda, bir şekilde kanser tespit edildiğinde ise “Bak basur vardı, kanser yaptı” diyerek basuru suçlar. Hâlbuki Basur kanser yapmaz, kansere de neden olmaz. Buradaki asıl suçlu; kişinin “basur” diyerek kanamaları geçiştirmesidir.

      Diğer bir deyişle, makattaki her kanama; pimi çekilmiş bir el bombası gibidir. Ya düzenli aralıklarla endoskopik inceleme ile kontrol edilmeli ya da kanamaya yol açan basur, tedaviyle yok edilmelidir.

       b-) Sağlıklı yaşamın vazgeçilmezi olan yaşam konfor ve kalitesi için...
      Hemoroidal Hastalıkta yaşanan sıkıntılar, özellikle de devam eden kullanıcı hataları nedeniyle zamanla belirginleşir. Bu durum yaşam konfor ve kalitesini “Aklı kıçında yaşamak!..” misali bozar. En basitinden, hiç düşünmeden gidip gerçekleştirilen dışkılama işlevi, yani tuvalet de korkulu rüya haline dönüşür… Şöyle ki;

♦► "Beslenme ve damak tadı, ağızda başlar” Ama çıkışta sorun varsa daha başlamadan biter!..
♦► İş yaşamında ise belli belirsiz zamanlarda yaşanan ağrı ve kanama atakları iş-güç kaybına yol açar.
♦► İleri yaştaki ebeveynlere bir bakın. Çocuklarının evi dahi olsa evlerinden çıkıp yatılı misafirliğe gidemez. “Evimizde rahatız, oğlum/kızım” derler. Çünkü evlerinde alıştıkları, daha doğrusu makatlarının alıştığı bir düzen vardır.

      Hayattaki tüm çaba; sağlıklı, özellikle de konforlu yaşamak değil midir? O halde dışkılamanın (makatın) sağladığı konfor ve kaliteyi göz ardı etmemek, bozulduysa da tekrar elde etmeye çalışmak (TEDAVİ OLMAK) gerekmez mi?

Ancak ilave olarak Dışkılama Güçlüğü (Dışkı Çıkış Güçlüğü Tipi Kabızlık) yönünde şikayetleri de olan hastalarda Basur tedavisine geçmeden önce Defekografi, Anal Manometri, 3D Endoanal USG gibi tetkik sonuçlarını görmek gerekir.
Aksi takdirde… (
Bknz: Basur Tekrarlar mı?)

2. NASIL TEDAVİ EDİLİR?
      "Tedavi" adına Hemoroidal Hastalığa; Konservatif, Cerrahi ve Cerrahi Dışı olmak üzere 3 ana grupta yaklaşılır.

      Basur, çatlak gibi makat hastalıklarında hem hekimler hem de hastalar öncelikli olarak konservatif/medikal yaklaşımları tercih eder. Ancak nedense hastalar; diğer birçok hastalıkta olduğu gibi basur tedavisinde de "iki ilaç kullanayım, geçsin!.." tarzı bir beklentiye girilir. Hâlbuki konservatif yaklaşımla; pek farkında olmadan da olsa yıllardır devam eden kullanıcı hatalarının tespit edilmesi ve düzenlenmesi (Kullanıcı Eğitimi) hedeflenir. Bu sayede azalan gereksiz ıkınmalara paralel olarak yaşanan sıkıntıların da azalması sağlanır. Ki çoğunlukla bu süreç; hap, krem, fitil gibi ilaçlarla ve sıcak uygulamalarla da desteklenir.

      Yaşanan sıkıntılarda konservatif yaklaşımlara rağmen azalma olmazsa hastalığın durumuna göre Cerrahi veya Cerrahi dışı yaklaşımlara geçilir. Hem cerrahi hem de cerrahi dışı yaklaşımlar doğrudan hekim müdahalesi gerektirir. Dışkılama sırasında hemoroid yastıkçıklarında oluşan gereksiz büyüme ve sarkmanın olmaması hedeflenir. Bu amaçla Hemoroid yastıkçıklarındaki hasarlı asıcı bağların yerine yeni asıcı bağların oluşmasını aşağıdaki tespit işlemleri kullanılır.

1. Sarkan hemoroid memelerinin tahrip edilmesi yani üzerine punto atılması (Resim-1) veya içinin dağlanması,
-- İnfrared(ışın), diyod laser, radyofrekans ile dağlama (koagülasyon-vaporizasyon) yöntemi,
2. Sarkan hemoroid memelerindeki fazlalıklarının bir kısmının, alttan baloncuk gibi büzülerek boğulması, (Resim-2)
-- Lastik bant ile boğma yöntemi (Rubber Bant Ligation-RBL)
3. Sarkan hemoroid memelerindeki fazlalıklarının, uzunlamasına/enlemesine kesilip çıkarılması, (Resim-3)
-- Her türlü cerrahi eksizyon işlemi (neşter, makas, ligasure, ultracısion, radyofrekans, stapler vs...)
4. Ya da sadece memeleri besleyen atar damarların bağlanmasıdır.
-- HAL/DGHAL ve benzeri uygulamalar.

Resim-1: IRC ile Punto Resim-2: RBL ile Boğma Resim-3: Cerrahi ile kesme

      Tüm bu tespit işlemleri (Cerrahi/Cerrahi dışı yöntemler) sırasında gerek makat içinde gerek makat dışında gerekse makat içinde ve dışında çeşitli boyutlarda yaralar oluşturulur. Sonra da vücudumuzun yara iyileştirme süreci beklenir. Bu süreç sonunda oluşturulan yaranın, boyutuna da bağlı olarak makat kenarlarına tutunmayı sağlayan tespit alanı oluşur. Bu tespit alanının genişliği, aynı zamanda kuvvetlendirilmiş yeni asıcı bağ miktarının da bir göstergesidir.

      Erken evre Hemoroidlerde; Hemoroid yastıkçıklarında yer alan asıcı bağ hasarı daha az olduğu için dışkılama sırasında oluşan büyüme de az olur. Dolayısıyla daha dar alanlarda etkili tespit işlemleri yeterli olur. Bu nedenle erken evre hemoroitlerde 1, 2 ve 4 nolu cerrahi dışı yaklaşımlar tercih edilir. Ancak Kullanıcı Eğitimiyle desteklenmediği takdirde tedavi etkinliğini devam ettirebilmek için ya tekrarlayıcı uygulamalara ya da cerrahi yaklaşımlara ihtiyaç duyulur.

      İleri evre Hemoroidlerde; Hemoroid yastıkçıklarında yer alan asıcı bağ hasarı daha fazla olduğu için dışkılama sırasında oluşan büyüme ve sarkma da belirgin olur. Dolayısıyla tespit işleminin daha geniş alanları kapsaması gerekir. Bu nedenle ileri evre hemoroitlerde 3 nolu cerrahi yaklaşımlar tercih edilir. Ancak cerrahi tedavilerin de devam eden gereksiz ıkınmalardan kurtulmak için Kullanıcı Eğitimiyle desteklenmesi gerekir.

Güncelleme: Aralık 2016
« « Nasıl Muayene Edilir? Nasıl idare edilir? Medikal Tedavi... » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.