ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.

Genel Cerrahi (PROKTOLOJİ) Uzmanı









Paylaş - Yazdır

KOLOREKTAL KANSERLER

      Sindirim sisteminin "Kolon ve Rektum" adı verilen bölümünde oluşan kanserlere, Kalın Bağırsak Kanseri ya da tıbbi adıyla Kolorektal Kanser denir.

      Anatomik olarak ince bağırsakların bitiminden başlayıp anüsde(makatta) sonlanan, yaklaşık 150 cm uzunluğundaki sindirim kanalına Kalın Bağırsak adı verilir. Kalın bağırsak; tıbbi olarak Kolon ve Rektum adı verilen bölümlerden oluşur.

      Kalın Bağırsak (Kolon); ince bağırsaklardan gelen sindirilmiş gıda artıklarının karıştırılarak ilerletilmesinde ve bu esnada içersindeki fazla suyun emilip kıvamlaştırılmasında rol oynar. Kolon 4 kısımdan oluşur. Sağ tarafta, kasıklardan başlayıp yukarıya Karaciğere doğru uzanan kısmına Çıkan(Ascenden) Kolon; sola, dalağa doğru yatay uzanan kısmına Transvers Kolon; aşağıya, sol kasığa doğru uzanan kısmına İnen(Descenden) Kolon; buradan “S” harfi şeklinde rektuma kadar olan kısmına ise Sigmoid Kolon adı verilir.

      Kolonda kıvamlaştırılan artıklar(dışkı), hem ihtiyaç hem de uygun ortam oluşuncaya kadar sigmoid kolon ve "rektum" adı verilen bölümünde bekletilir (depolanır).

      Bu nedenle Kalın Bağırsak Kanserleri; Kolon Kanseri ve Rektum Kanseri adları altında ayrı ayrı ya da Kolorektal Kanser adı altında bir bütün olarak incelenir. Hatta Kolon Kanseri de kendi arasında sağ ve sol kolon kanseri olarak da ikiye ayrılabilir.
KOLOREKTAL KANSER
Erkeklerde akciğer ve prostat; kadınlarda ise akciğer ve meme kanserinden sonra en sık görülen kanserdir.
Yaklaşık 2/3’ü sigmoid kolon ve rektumda yerleşir.

• KOLOREKTAL KANSERDE TANI:
      Kolorektal kanserlerdeki belirti ve bulgular; tümörün yerleşim yeri, tipi, yayılım derecesi ile kanama, delinme ve tıkanma gibi komplikasyonların oluşumuna göre değişir. Bu nedenle tanıya gidilirken hasta hikâyesinin muayene  bulgularıyla birleştirilmesi ve bir takım tetkiklerle desteklenmesi gerekir. Özellikle de ailede kalın bağırsak kanser hikâyesi, makattan tekrarlayan veya süregen kanama, dışkı kıvam ve kalınlığındaki değişimler ve kilo kaybı mutlaka sorgulanır.

      Sağ kolon kanserlerinde karın ağrısı, hazımsızlık ve şişkinlik gibi dispeptik sıkıntılar, halsizlik ve karın sağ alt kadranda ele gelen kitle en sık görülen sıkıntılardır. Nedeni açıklanamayan kansızlık ve son birkaç ayda hızlı kilo kaybı (5-10kg) varlığında sağ kolon tümörü düşünülür. Makatta gözle görülür taze kanama nadiren olur. Dispeptik sıkıntılar ve karın ağrısı sıklıkla mide ve safra kesesi hastalıklarıyla karıştırılabilir. Sağ kolon kanserleri; gerek sağ kolon çapının sol kolondan geniş olması, gerek sağ kolondaki dışkının cıvık olması gerekse bu bölge tümörlerinin özelliği gereği nadiren tıkanmaya yol açar. Bu nedenle de tümör belli bir çapa ulaşmadan, ilerlemeden tanı konulamaz.

      Sol kolon kanserleri; gerek sol kolon çapının dar olması, gerek dışkının kıvamlı olması gerekse bu bölümde yerleşen tümörlerin daraltıcı tipte olması sebebiyle tıkanmaya yol açar. Bu nedenle dışkılama güçlüğü, dışkı çapında incelme, kabızlık veya kabızlık sürecini takip eden ishal, karın şişkinliği, kolik tarzda gelip geçici karın ağrıları ve dışkıya bulaşmış taze kanama en sık görülen sıkıntılardır. Makatta taze kanama sık olmakla birlikte nadiren çok fazla miktardadır. Sadece kanamanın rengine bakarak yer tahmininde bulunmak doğru değildir. Kısmi ya da tam tıkanma gelişebilir.

      Rektum kanserlerinde ana sıkıntı makatta taze kanamadır. Bu kanama dışkıyla karışık, dışkının üzerine sürülmüş veya dışkı öncesinde olabilir. Sık görülen diğer bulgular kabızlık, karın ağrısı, tam boşalamama ve rahatlayamama hissidir.

      Muayene sırasında hastalığın lokal ve uzak yayılım bulgularının araştırılması hedeflenir. Bu amaçla karın muayenesi ve rektal tuşe (parmakla muayene) destekli anal muayene yapılır. Benzer şikayetlere yol açabilen hastalıklar ekarte edilmeye çalışılır. Laboratuar testlerinin hiçbiri kolorektal kanserlere özel(spesifik) değildir. Dışkıda gizli kan tetkiki tanı ve tarama amacıyla kullanılabilir. CEA ve CA 19-9 gibi tümör belirleyicileri, kolorektal kanser hastalarının yanı sıra mide, pankreas, meme, akciğer, prostat, over, safra yolları ve uterus gibi çeşitli organların iyi ve kötü huylu durumlarında da artabilir. Bu nedenle tanıdan daha çok takipte kullanılmalıdır.

      Kolorektal kanserlerin tanısında en sık kullanılan inceleme yöntemleri kolon grafisi, sigmoidoskopi/kolonoskopi, endorektal ultrasonografi(ERUS), BT ve MRI'dır.


      BT veya MRI görüntüleme ile tümör saptanabilir. Ancak teşhis koymak için tercih edilmez. Sıklıkla teşhis edilmiş kolorektal kanserin en uygun tedavi planlamasını yapmakiçin  kullanılır.

      Endorektal ultrasonografi ise hem teşhis hem de tedavi planlaması için rektum kanserinde kullanılır.

     Kolorektal kanserlerin yaklaşık 2/3’ü 60 cm’lik sigmoidoskop ile ulaşılabilecek bölgededir. Kalın barsağın son bölümlerinden kaynaklandığı düşünülen hastalıkların saptanmasında ve özellikle hiçbir sıkıntı tanımlamayan hastalarda tarama amacıyla kullanılabilir. 50 yaş üstünde olup gizli veya belirgin makat kanaması varlığında kolonoskopi tercih edilmelidir.
Aksi ispat edilene kadar...
Az veya çok, her türlü makat kanamasının kanser belirtisi de olabileceği akılda tutulmalı
ve en azından rektum ve sigmoid kolon incelenmelidir. Sigmoidoskopi/kolonoskopi yapılmalıdır.

• KOLOREKTAL KANSER TANISINDA GEÇİKME:
      1. Hastaya bağlı gecikmeler: Yapılan bir çalışmada dışkılama ve dışkılama bağımlı makat sorunu yaşayan hastaların sadece %5'inin kanser de olabileceğini düşünüdüğünü göstermiştir. Geri kalan büyük bir kısmının ise yaşadığı sıkıntıları önemsemediği, utandığı veya "Basurdur" deyip geçiştirdiği veya sıkıntıları dietsel faktörlere bağladığı saptanmıştır.

      2. Doktora bağlı gecikmeler: Tabularını kırarak doktora ulaşmış hastalarda, sıklıkla "hasta istemiyor" diye anal bölge muayenesi dahi yapılmadan, sadece şikayetlere yönelik olarak Basur, Çatlak gibi tanılar konulması ve bu tanılara göre reçete düzenlenmesi doktora bağlı geçikmelerdeki en temel sebeptir.

Kolorektal kanserlerin %40'ından fazlası...
teşhis edildiklerinde geç kalınmış, ölümcül olmaktadır.

      Diğer taraftan, gerek dışkı kalitesindeki değişimler gerekse makatta yaşanan bir takım sorunlar nedeniyle "KANSER" düşüncesine girip paniklemek de uygun değildir. (Her ne kadar birçok iyi huylu dışkılama güçlüğü ve makat hastalıklarının ortaya çıkmasını sağlasa da...) Sorunlar yaşanmaya başladıysa; öncelikle sakin olunmalı ve sorunun kaynağını bulmak için gerekli detaylı muayene ve inceleme için hekime başvurulmalıdır. (Bknz: Dışkılama ve makat şikayetlerinde yaklaşım...)

• KOLOREKTAL KANSERDE TARAMA ve ERKEN TEŞHİS:
      Kolorekral kanserin çok yaygın olduğu günümüzde, tarama; sadece kanseri daha erken saptamakla kalmaz, polipten kansere giden yola da müdahale etme ve bu yolu kesintiye uğratma imkanı verir. Kısacası ömrü uzatır... Tabii ki hastanın  kendine ait gecikme nedenlerini de yok etmesi şartıyla...

Alarm Bulguları
♦ Hastanın 50 yaşın üstünde olması
♦ Ailede kalın barsak kanser hikayesi olması
♦ Makatta kanama olması
♦ Son birkaç ayda sebebi belirsiz hızlı kilo kaybı
♦ Karında veya makatta elle hissedilebilen kitle varlığı
♦ Uzun süren halsizlik, yorgunluk, solukluk gibi kansızlık belirtileri

      Günümüzde birden fazla alarm bulgusuna sahip olan hastalar, en kısa zamanda Kolonoskopi eşliğinde taramaya alınır. Herhengi bir alarm bulgusu olmayan kişiler ise 50 yaşından itibaren düşük riskli olarak kabul edilir ve farklı şekillerde taramaya alınır.
1. Yıllık dışkı gizli kan tahlili: Hasta arka arkaya yaptığı üç dışkılamanın her birinden ikişer örnek verir. Eğer herhangi biri pozitif bulunursa kolonoskopi ya da kolon grafisi ile birlikte sigmoidoskopi yapılır.
2. Her 5 yılda bir sigmoidoskopi
3. Her 5 yılda bir sigmoidoskopi ve yıllık gizli kan
4. 10 yılda bir kolon grafisi (tercihen sigmoidoskopi ile birlikte)
5. Her 10 yılda bir kolonoskopi

• KOLOREKTAL KANSERLERDE TEDAVİ:
      Kolorektal kanserlerin temel tedavisi; cerrahi, yani ameliyattır. Kalın bağırsağın kanserli olan kısmı, çevre lenf bezleriyle birlikte komple çıkarılır. Uygulanan bu ameliyat; gerektiği ölçüde hem öncesinde hem sonrasında veya sadece sonrasında Kemoterapi ve/veya Radyoterapi ile desteklenebilir.

      Kolorektal kanserde uygulanan ameliyatın ilk aşamasının kesip çıkarma oluşturur. İkinci aşamasını ise kesilen alt ve üst uçlarının tekrar birleştirilmesi oluşturur. Kolon, uzun olduğu için birleştirme işlemi rahatlıkla uygulanır.  Ancak 15 cm'lik boyu ile Rektum; kolona göre hayli kısadır. Bu durum, özellikle de çıkışa/makata yakın yerleşimli Rektum tümöründe uygulanacak ameliyatı farklı kılar.

      Rektumdaki tümörlü alanın sağlam sınırlarla çıkarılması sırasında abdest tutma işlevinde görevli makat kaslarının ve / veya anüsün çıkarılması gerekebilir. Bu durumda altta abdest tutma işlevini sağlayacak makat kası veya birleştirilecek alt uç kalmaz ve üstteki ucun aşağıya, makata ağızlaştırılmasının da hiçbir anlamı kalmaz. O zaman bu ucun direk karna ağızlaştırılması (Kolostomi); alt tarafın, yani makatın ise tamamen kapatılması şart olur.

• KOLOREKTAL KANSERLERDE SONUÇ:
       Kolorektal kanser; erken aşamada iken tedavi edildiği takdirde 10 yıllık yaşama şansı %95'lere kadar çıkar. Ama geç kalındığında ise 5 yıllık yaşama şansı dahi %10'un altına düşer.

Peki, ANALCERRAHİ olarak biz ne yapıyoruz?

      Dikkatinizi çekeceği üzere Kolorektal Kanser konusuna hiç ağırlık vermedik. Detaylara girmeden ana hatlarıyla ele aldık. Çünkü nereye kadar gidebileceğimizi ve nerede durmamız gerektiğini çok iyi biliyoruz.

Kolorektal Kanser'in takip ve tedavisi,
Yaşam konfor ve kalitesinde ziyade yaşam süresini uzatmaya odaklanan Kolorektal Cerrahi'nin işidir.

     AnalCerrahi (Proktoloji) ise dışkılamanın, çeşitli sorunlara yol açamadan gerçekleşmesi için dışkı çıkışını rahatlatmaya yada kişinin abdest tutma yeteneğini korumaya ve güçlendirmeyeye çalışır. Dolayısıyla yaşam konfor ve kalitesine odaklanır. Bu süreçte Rektosel, Anismus gibi dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıklarla; Hemoroid(Basur), Anal Fissür(Çatlak), Anal Apse-Fistül gibi dışkılama bağımlı makat hastalıklarının tanı ve tedavilerini yapar.

     Kolorektal Kanser tedavisi yapmaz. Ancak "Eşeği sağlam kazığa bağlamak" adına, Kolorektal Kanser taramasını mutlaka yapar. Böylece yaşam kalitesi için uğraşırken yaşamı tehdit eden hastalık (Kanser) da atlanmamış olur. Çünkü kaş yapalım derken göz çıkarmanın da anlamı yoktur...

      Bir şekilde Kolorektal Kanser teşhis edilen hastalar ise Kolorektal Cerrahi ile uğraşan meslektaşlara yönlendirilir ve çok daha tecrübeli, donanımlı ellerde en uygun tedaviyi görmeleri sağlanır.


Güncelleme: Mart 2017
 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.