ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.









Paylaş - Yazdır

Kıl Dönmesi Neden ve Nasıl Oluşur?

      Kıl dönmesi hastalığının oluşumunda ırsi-yapısal (kongenital) ve sonradan (akkiz) kaynaklı olmak üzere iki ana temelde birçok teori bulunmaktadır. Kesinleşmiş tek bir neden yoktur. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar sonradan(akkiz) kaynaklı teorileri desteklemektedir.

      Sonradan (akkiz) kaynaklı nedenlerin temelini ise; vücudumuzdan dökülen ve kuyruk sokumunda toplanan / biriken serbest kıl ve pamukçuklar oluşturmaktadır.

      Hastalara bu teorileri anlatmaya çalışmak, kafalarını daha da karıştırmaktan başka hiç bir işe yaramayacaktır. Kafa karıştırıcı ve anlamsız bu teoriler irdelediğinde ise basit ve anlaşılır 4 faktör üzerinde yoğunlaştıkları ortaya çıkmaktadır.

Kıl Dönmesi Oluşum Mantığı

Temel Faktörler;
  • Yapısal Emici Güç
  • Olukta Biriken Serbest Kıl ve Pamukçuklar
  • Yapısal İtici Güç
  • İlave Kolaylaştırıcı Faktörler

      Kıl Dönmesi Hastalığı; vucudumuzdan dökülen serbest kıl ve pamukçukların yapısal emici güç etkisi altında orta hatta, olukta birikmesi ve bu birikimin yapısal itici güç ve çeşitli kolaylaştırıcı faktörlerin de etkisi altında kalması ile oluşmaktadır.

      Kalça ve kuyruk sokumunun yapısal (anatomik) özelliklerini bilmemiz, kıl dönmesi hastalığının oluşum mantığında etkili faktörleri daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.

Kıl Dönmesi_Dıştan Görünüş         Hepimizin bildiği gibi kalçamız (popomuz); sağlı sollu iki adet kaba etten oluşmuştur. Bu kaba etler arası bölge; orta hatta, kuyruk sokumundan makata doğru eğri biçiminde derinleşerek uzanan bir oluk oluşturur.
      Bu oluk ince bir çizgi şeklindedir ve aşağıya, makata doğru gittikçe daha belirginleşir ve gözle dahi görünür. İki tepe arasındaki vadide yer alan dere yatağı misali… Bu vadinin derinliğini tepelerin(kabaların) yüksekliği belirler. Kabaların birbirlerine olan uzaklıkları da vadinin genişliğini belirler. Dolayısıyla vadinin derinliği arttıkça ve genişliği azaldıkça yani, dolgun ve dar kalçalı kişilerde emici güç artacaktır.   Kıl Dönmesi_Vadideki Derinlik
      Vücudumuzda yer alan kıllar veya tüyler sürekli dökülür ve yerine yenisi çıkar. Özellikle sırt ve kaba etlerden dökülen kıllar ile elbiselerimizden dökülen pamukçuklar; kaba etlerimizin arasında yer alan bu olukta toplanır ve birikirler. Çünkü yürüme-koşma gibi günlük egzersizler sırasında kalçamız, dolayısıyla da kaba etler hareket halindedir. Bu hareketler sırasında kaba etler arasında negatif bir basınç yani, vakum gibi ortadaki dere yatağına doğru emici bir güç oluşur ve çevresindeki tüm serbest kıl ve pamukçukları buraya toplar. İşte yapısal emici güç...   Kıl Dönmesi_Vadideki Emici Güç
Kıl Dönmesi_Kılın Yapısı         Diğer taraftan kıllarımızın yapısına mikroskobik olarak baktığımızda, yüzeylerinin balık pulları gibi olduğu ve bu sayede sadece tek yönde (ileri) hareket kabiliyetleri olduğunu görürüz. Ucu deriye battığında geriye çıkamaz. Matkap gibi ilerleyerek cilt altında kalır. Bu özellik emici güçün etkisini daha belirginleşmesini sağlamaktadır. En basitinden iki parmak arasına bir saç teli alıp hafifçe ovuşturun, saç telinin parmaklarınızın arasındaki hareketi ileri yönde olacaktır.   Kıl Dönmesi_Kılın Hareketi

      Dolayısıyla vücudumuzda en çok serbest kıl ve pamukçuk birikimi; hem bu emici gücün etkisi hem de kılların ileri doğru hareket kabiliyeti nedeniyle kuyruk sokumundaki olukta olmaktadır. Vucudun hiçbir bölgesinde bu iki faktör bu derece bir arada bulunmamaktadır.

      Kalçalarımız, dolayısıyla da popomuz, bizim oturma işlevimiz için gereklidir. Ancak oturma işlevi aynı zamanda bu birikintiler üzerine basınç(itici) uygulamak da demektir. Bu da yapısal itici güçü oluşturmaktadır.

      Serbest kıl ve pamukçuk birikimi, emici güç ve itici güç gibi faktörler; hemen hemen herkesin günlük yaşantısında olan ve çok fazla değişikliğe gidilemeyen sabitlerdir. O halde "Nasıl oluyor da hastalık herkeste görülmüyor/oluşmuyor?" diye düşünebilirsiniz. İşte bu aşamada devreye İlave Kolaylaştırıcı Faktörler girmektedir. Bu kolaylaştırıcı faktörlerin daha ön planda olduğu kişilerde orta hattaki olukta yer alan deride biriken serbest kıl ve pamukçuklar, zamanla hiç fark edilmeden tahrişlere neden olmaya başlar. Tahrişin ilerlemesi ile serbest kıllar deri içine girerek ufak delikler oluşturur. Müteakiben de aşama aşama deri içinde ilerleyerek deri altına geçerler. Bu geçiş sırasında cilt üzerinde bulunan bakterilerin(mikropların) de cilt altına geçişi ve toplanması söz konusu olmaktadır.
Kıl Dönmesi
      İşte, cilt ve cilt altına geçen bu serbest kıl ve pamukçukların cilt altından atılmaya çalışılması aşamasında; bakterilerin  de eşlik etme derecesine göre cilt altında irili ufaklı apseler oluşur. Böylece “KIL DÖNMESİ” dediğimiz hastalığın temelleri atılmış olur. Bundan sonrası kolaylaştırıcı faktörlerin etkisinin devamlılığına da bağlı olarak devam eden ilerleme, büyüme ve yayılma sürecidir.

« « Kıl Dönmesi Hastalığı Nedir? Hastalığının Oluşumunda Kolaylaştırıcı Faktörlerin Rolü? » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
MSN :  basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.