ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.








Paylaş - Yazdır

Kabızlık ve Nedenleri?

Öncelikle "Hastalık" değil, şikâyetler bütünüdür.
Beslenme ve Boşaltım döngüsünde dışkılamanın yeri...

      Beslenme ve Boşaltım (Dışkılama); yaşamının en temel ve vazgeçilmez döngüsüdür. Bu döngünün, yaşam konfor ve kalitesine olan katkısı yadsınamaz.

      Bu döngüde yer alan "Kolon, Rektum ve Pelvik Taban ile Anüs" adı verilen yapılar; birbirine bağlı “dişli çarklar” misali, işlevsel bütünsellikte çalışır ve “Barsak çalışması” ile “Dışkılama” adı verilen işlevleri gerçekleştirir.

Bu sayede “kişiyi rahatlatacak sıklık ve miktardaki dışkının vücuttan uzaklaşması” mümkün olur.
(Bknz: Gerçek Normaller)

      Ancak yıllar içerisinde devreye giren birçok faktörün etkisiyle dışkılama döngüsündeki bu işlevsel bütünsellik aksayabilir. İşte o zaman KABIZLIK adıyla tariflenen ve yaşam kalitesini hem fiziksel hem de psikososyal yönden olumsuz etkileyen sıkıntılar yaşanmaya başlar.
Kabız rüya

      Genellikle Kabızlıkta yaşanan sıkıntılar; kişiden kişiye farklı şekil de şiddette olabilir. Zor dışkılama, karın ağrısı ve şişkinlik ile hazımsızlık ve gaz gibi sık bilinen şikayetler kadar reflü, geğirme ve baş ağrısı gibi sıkıntılar da yaşanabilir. Hatta yaşadığı sıkıntıları farklı yorumlayan ve doktor doktor (Dâhiliye, Gastroenteroloji, Genel Cerrahi, Kardiyoloji vs…) dolaşıp farklı tanı ve tedavi süreçlerine girenler bile olur. Yaşayan bilir!...

      Kabızlık; yaşanan sıkıntıların ortaya çıkma sürecine göre Akut ve Kronik (Müzmin) olmak üzere iki farklı şekilde tanımlanır. Akut Kabızlık; Sıklıkla Tümör (Kanser?), İltihabi barsak hastalıkları, Geçirilmiş karın ameliyatları, Dışkı katılaşması (fekalom) gibi nedenlerle oluşur. Üç-beş gün içerisinde sıkıntılar şiddetlenir be müteakiben dışkı/gaz çıkışı durur. Bu nedenle acil hekim değerlendirilmesi ister. Fekalom adı verilen dışkı sertleşmesi veya katılaşmasına Kronik Kabızlık sürecinde de rastlanabilir.
---Kabızlığı Tetikleyen Risk Faktörleri---
• Kullanıcı Hataları
► Gereksiz tuvalet tutma ve erteleme alışkanlığı
► Yetersiz beslenme (dışkı miktar ve kıvamı ile enerji/kalori yönünden)
► Hareketsiz yaşam
• Yaşlanma (Ancak kabızlık, yaşlanmanın beklenen bir sonucu değildir.)
• Kadın cinsiyet (Yapısal yatkınlık, Gebelik, Histerektomi/Rahim alınması)
• Çoklu ilaç kullanımı

      Yaşam sürecinde belirginleşen bu risk faktörleri nedeniyle kısa süreli (birkaç günlük) de olsa geçici peklik dönemleri kaçınılmazdır. Sıklıkla su ve lif alımını (kuru kayısı, erik, kuruyemiş gibi) artırma, sulu ve sebze ağırlıklı beslenme tarzı bilinen tedbirlerle (Bilinen Çözüm) kısa sürede geçiştirilir ve tuvalette rahatlama elde edilir. Ancak “geçici” diye bilinen peklik dönemleri; yıllar içerisinde, gerek devam eden gerekse eklenen yeni risk faktörleri nedeniyle daha sık tekrarlamaya ve daha uzun sürmeye başlar. Hatta “Aklı kıçında yaşama” misali, bilinen çözümler de yaşamın vazgeçilmezi (rutini) olur. İşte bu durumda “Geçici” peklik kavramından uzaklaşıp Kronik (Müzmin) Kabızlığı düşünmek gerekir.
 
      Kronik Kabızlık; “Barsak Çalışması” ile “Dışkılama” adı verilen işlevlerin herhangi birinde veya her ikisinde birden, uzun süreli aksamaya yol açan çeşitli nedenlere bağlı olarak oluşabilir. Hatta altta yatan bu nedenlere göre Primer ve Sekonder olmak üzere ikiye ayrılarak incelenir. Kabızlık problemleri; yaşam sürecinde oluşan çeşitli hastalıkların ve/veya kullanmak zorunda kaldığı ilaçların yan (dolaylı) etkisi sonucu uzun süreli yaşanıyorsa Sekonder (İkincil/Yandaş) Kronik Kabızlık adını alır.

---Sekonder (İkincil) Kronik Kabızlıkta Rol Oynayan Hastalık ve ilaçlar---
♦► Yıllar içerisinde Kalın barsak çalışmasının yavaşlatan hastalıklar; Parkinson, Multipl Skleroz, Spinal Kord Yaralanmaları, Diyabetes Mellitus(Şeker), Hipotiroidi gibi...
♦► Çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan ama aynı zamanda barsak çalışmasını da yavaşlatan veya dışkıyı pekleştiren ilaçlar
♦ Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar,                 ♦ Sara (epilepsi) tedavisinde kullanılan ilaçlar,
♦ Parkinson tedavisinde kullanılan ilaçlar,                  ♦ Spazm çözücü olarak kullanılan antikolinerjik ilaçlar,
♦ Anti asit olarak mide tedavisinde kullanılan ilaçlar,   ♦ Hipertansiyon tedavisinde kullanılan kalsiyum blokerleri,
♦ İdrar söktürücüler,          ♦ Kalsiyum tedavisi,         ♦ Demir tedavisi gibi...
♦► Barsaktaki Dışkı Akışını Engelleyen Hastalıklar; Barsak tümörü, Divertikülitis, Darlıkla sonuçlanmış İnflamatuar barsak hastalıkları gibi...
♦► Yaşanan korku ve endişe nedeniyle dışkı çıkışını dolaylı olarak güçleştiren hastalıklar; Anal Fissür, Hemoroid gibi...

      Diğer taraftan, kullanıcı hataları başta olmak üzere bir şekilde devam eden veya eklenen risk faktörlerinin etkisiyle Kolon, Rektum ile Pelvik Taban ve Anüs gibi yapılarda; yıllar içerisinde, bir takım yapısal ve işlevsel hasarlar oluşur. Oluşan bu hasarlara bağlı olarak da barsak çalışması yavaşlar ve/veya dışkı çıkışı güçleşir. Böylece Primer (Fonksiyonel) Kronik Kabızlık tablosu oluşur. Dolayısıyla herhangi ek bir hastalığı veya ilaç kullanımı olmadığı halde kabızlık sıkıntıları olan hastalar bu grupta değerlendirilir. Kronik Kabızlığın %90‘ı fonksiyoneldir. Ancak ilerleyen yaşla birlikte eklenen çeşitli ilaç kullanımları ve hastalıklar (şeker, tansiyon gibi) nedeniyle hem primer hem de sekonder kronik kabızlık birlikteliği artar.

      Kabızlıkta kişiden kişiye değişen şikâyet ve yorumlamalardan yola çıkarak doğru ve eksiksiz Fonksiyonel (Kronik) Kabızlık tanımlaması için tanı kriterleri belirlenmiş ve en son, 2006 yılında “Roma III kriterleri” adı altında güncellenmiştir. Son altı ay içerisinde, aralıklı ya da sürekli olarak en az üç ay; aşağıda 3 ana başlıkta toplanan kriterlerden en az iki tanesi yaşanıyorsa Fonksiyonel (Müzmin) Kabızlık olarak adlandırılır.

Roma III Kriterleri;
Sıklıkla KOLON MOTİLİTESİ’nin, yani barsak çalışmasının göstergesi olarak düşünülen,
1-) Tuvalete gitme sıklığının, yani dışkılama sayısının haftada 3’den az olması,

ANOREKTAL FONKSİYON (DIŞKILAMA)’un göstergesi olan ve kapalı kapılar ardında tuvalette gerçekleşen her 4 dışkılamanın en az birinde veya dışkılama sürecinin %25'inden fazlasında;
2-)Makat ağzına geliyor ama çıkmıyor” tarzı tıkanıklık hissedilmesi,
3-) Dışkının karnını sıktıkça, yani gereksiz ıkınma ve hatta zorlanmayla çıkması,
4-) Dışkının müdahale (parmakla kenardan bastırma veya makat içinden boşaltma) edilerek çıkarılması,
5-)Tam boşalamama ve rahatlayamama" hissedilmesi veya "daha varmış, bitmemiş hissi" nedeniyle tuvalette uzun süre geçirilmesi ve azar azar dışkı çıkarılması ya da "ne yesem tuvalete gidiyorum" tarzı günlük tuvalete çıkma sayısının artırılmasıdır. (Bknz: Normal Dışkılama » »)

Nihai ürün olan DIŞKI’nın göstergesi olarak da her 4 dışkılamanın en az birinde veya dışkılama sürecinin %25'inden fazlasında;
6-) Katı ve sert dışkı çıkarılması veya yumuşatıcı bitkisel ürün, çay veya ilaç kullanmadan dışkının çıkarılamamasıdır. (Bknz: Normal Dışkı » »)

      Fonksiyonel Kabızlıktaki bu tanımlamaya rağmen “kabızlık” denildiğinde nedense sadece PEKLİK akla gelir. Dolayısıyla da tuvalete gitme sıklığında azalma ile dışkıda katılaşma odaklı bilgilerle tanımlanır. Hatta “tuvalette zorlanma” durumu bile çoğu defa katı-sert dışkıyı tanımlamak için kullanılır. Ancak görüldüğü gibi dışkılama sıklığı ve dışkı kıvamı kadar dışkının nasıl çıktığı da önemlidir.

O yüzden
her ne kadar düzenli olarak günde; bir veya birden fazla tuvalete gidiyor ve normal(?) veya yumuşak-cıvık kıvamda dışkı çıkarıyor da olsanız…
Dışkılama işlevine ait 2, 3, 4 ve 5 nolu kriterlerden en az ikisi yaşanıyorsa KRONİK KABIZLIK vardır.
Hiç dikkat ettiniz mi?

      Fonksiyonel Kabızlık; Kolon, Rektum ile Pelvik Taban ve Anüs gibi yapılarda oluşan yapısal ve işlevsel hasarların Barsak çalışması ile dışkılama işlevine olan etkilerine göre 3 alt başlıkta irdelenir.

1. ► Normal Geçiş Zamanlı Kabızlık (Normal-Transit Constipation): (Normal Kolon Motilitesi)
      Fonksiyonel kabızlıkların büyük bir kısmını oluşturur. Barsak çalışması normaldir. Genellikle düzensiz ve yetersiz beslenme alışkanlığı ile tuvalet tutma ve erteleme alışkanlığı olan gençlerde görülür. Psikososyal stres durumları bu alışkanlıkları, dolayısıyla da şikayetleri tetikler. Karın şişkinliği ve hazımsızlık ön plandadır. Zamanla dışkılama hissindeki azalmaya bağlı olarak 2-4 günde bir tuvalete gidilir ve zorlanma ile sert ve topak dışkılama olur.
Tedavi sürecine girilmediği takdirde dışkılama güçlüğü tipi kabızlık eklenebilir.
      Beslenme ve lif alımının artırılmasına, tuvalet tutma ve erteleme alışkanlıklarının gözden geçirilmesine, son olarak da dışkı yumuşatıcı kullanımına yanıt verir. İrritabl (Hassas-Spastik) Barsak Sendromunun Kabızlık (IBS-C) tipiyle karışabilir, kramp tarzı karın ağrısı olmayışıyla ayırt edilir.
2. ► Yavaş Geçiş Zamanlı Kabızlık (Slow-Transit): (Yetersiz barsak çalışması-Azalmış kolon motilitesi)
      Nedenleri tam olarak anlaşılmış olmasa da sıklıkla bayanlarda ve ileri yaşlarda görülür. Kalın barsaktaki ilerletici-kuvvetli kasılmaların düzensizliği, dolayısıyla yetersizliği ile karakterizedir. Özellikle göbek ve üstünde belirgin olmak üzere karın şişkinliği ve gerginliği olur. Dışkı, topaklanarak ve sertleşerek uzun sürede dışkılama alanına ulaşır. Gelen dışkının da hem miktarı az hem de kıvamı sert olduğundan, dışkılama güçlüğünün aksine tuvalete gitme ihtiyacı (sıkışma hissi) oluşmaz. Sıklıkla 7-10 günde bir, o da görev icabı  tuvalete gidilir. Dolayısıyla bir şekilde tuvalette zorlanma eşlik eder ve dışkı yumuşatıcılarla tuvalete çıkılır. Hatta dışkı taşlaşması (fekalom) gibi acil durumlar bile oluşabilir.

      Sıklıkla “Barsak tembelliği” olarak bilinen bu kabızlıkta; düşük kalorili beslenme, barsak çalışmasında etkili sinirsel ve/veya hormonal aracıların eksikliği ile uzun süre dışkı yumuşatıcı bitkisel ürün, çay ve ilaç kullanımı etkili olabilmektedir. Barsak çalışmasında yetersizliğin orta seviyelerde olduğu hastalar İBS-C ile benzer sıkıntılar yaşar. Yetersizlik ilerledikçe normalde yemeklerden sonra oluşması beklenen refleksler (gastrokolik refleks) ve dışkı yumuşatıcılara olan cevaplar bile iyice körleşir (Colonic İnertia). Bu nedenle de lif alımına veya dışkı yumuşatıcıya yanıt alınamaz hale gelir. Diğer taraftan, dışkılama güçlüğü tipi kabızlığın ilerleme sürecinde de zamanla barsak çalışmasında yetersizlik oluşabilir.

3. ► Dışkılama Güçlüğü/Dışkı Çıkış Güçlüğü Tipi Kabızlık: (Bozulmuş Anorektal Fonksiyon)
      Dışkılama Güçlüğü, Tıkayıcı Dışkılama, Anorektal Outlet Obstruksiyon, Obstruktif Defekasyon Sendromu gibi farklı adlarla da tanımlanabilir. Dışkının makattan çıkmasında sorun yaşanır. Hastaların büyük bir kısmında barsak çalışması normal sınırlardadır. Ancak barsakta yavaşlama/tembellik de olabilir.


Dışkı çıkış güçlüğü tipi kabızlık, tek başına olabildiği gibi yavaş geçişli kabızlık ve/veya İrritabl (Hassas-Spastik) Barsak Sendromuyla birlikte görülür.
Dolayısıyla yavaş geçişli kabızlığı ve/veya İBS-C olanlarda dışkılama güçlüğü dışlanamaz.

Bu nedenle Hastaların “Kabızlık” adı altında mağdur oldukları ve yıllarca doktor doktor dolaşıp çözüm aradıkları sıkıntılarının altında dışkılama güçlüğünün de yatabileceği unutulmamalıdır.

      Böylece kabızlık ve kabızlığın oluşmasında rol oynayan nedenlerin neler olabileceğini öğrendik. Doğal olarak tedavi adına; "Ne yapabilirim?” diye düşünüyorsunuz, değil mi?

      Kabızlık, bir hastalık olmadığından tedavisi de kabızlık oluşmasında rol oynayan nedenlere yöneliktir. O nedenle kabızlığa; Temel Yaklaşım ve Tedavi ile Detaylı Tanı ve Tedavi olmak üzere sırasıyla iki başlıkta yaklaşılır.

Çünkü
Uygun ve yeterli bir tedavi için öncelikle doğru ve eksiksiz teşhis gerekir.


2015/12
« « Normal Dışkı Nasıl Olmalıdır? Kabızlıkta Temel Tanı ve Tedavi... » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.