ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.








Paylaş - Yazdır

Kıl Dönmesi Hastalığı Neden Tekrarlamaktadır?

      Kıl Dönmesi Hastalığı cilt, cilt altı iltihabi ile karekterize oldukça basit gibi görünen bir hastalık olsa da tedavi sonrası gerek komplikasyonlarının sıklığı gerekse nüks(tekrar) etme oranlarının yüksekliği ile önemli bir hastalıktır.

      Bu amaçla cerrahi dışı ve cerrahi kökenli olmak üzere geniş bir yelpazade birçok tedavi tekniği tarif edilmiştir. Fakat hemen hemen tüm tekniklerde, az veya çok hastalığın nüks etme olasılığı olduğu görülmüştür.

      Yapılan çalışmalar, uygulanan tedaviye bağlı olarak hastalığın oluşumunu sağlayan ve/veya kolaylaştıran faktörlerin devam etme derecesinin nüks etme olasılığını belirlediğini göstermiştir.

      O halde gelin bu faktörleri ve mantığını tekrar ele alalım…

      1. Kalçalar arası oluğun derinliğinin devam etmesi, azaltılamaması: Hastalığın oluşumundaki temel yapısal faktörlerden olan vadinin derinliği ve genişliği bozulmadığı sürece hastalığın nüks etme olasılığı olacaktır. Bu  olasılık özellikle vadi yapısı daha derin ve dar olan kişilerde daha belirginleşecektir. Çünkü hastalığın oluşumunda etkili serbest kıl ve pamukçuklar, yapısal emici güçün etkinliğinin devamı etme derecesine bağlı olarak orta hatta birikmeye devam edecek tir. Bu da, zamanla hastalığın tekrarlamasına neden olacaktır.

      2. Yara iyileşmesinin hızlı ve sorunsuz olmaması: Yara iyileşme süreci içersinde iltihap(enfeksiyon) gelişmesi ve/veya yara hattında ölü boşluk oluşması yara iyileşme sürecini uzatacaktır. Bu durum bölgenin yapısal özellikleri gereği daha uzun süre kolaylaştırıcı faktörlere maruz kalmasını, dolayısıyla nüks olasılığını artıracaktır. Diğer taraftan, geniş doku eksizyonu ve sonrasında kapama yapılmış hastalarda yara hattı üzerindeki gerginlik fazla olacaktır. Bu da, dolaylı olarak aynı mantık çerçevesinde nüks olasılığını artıracaktır.

      3. Hastalıklı alanın yetersiz çıkarılması: Hastalığın yerleşim ve yaygınlığının tam olarak belirlenememesi veya tedavi sırasında görünmemesi nedeniyle zamanla hastalığın tekrarlaması kaçınılmaz olacaktır. Ki bu olasılık çok düşüktür.

      4. Yara hattının orta hatta, olukta kalması: Kalçalar arası yapısal özelliklerin devam etmesi ve yara iyileşme süreci gibi faktörlere de bağlı olarak yara hattının tamamının veya bir bölümünün ortada, yani olukta kalması, değişen oranlarda nüks etme olasılığına neden olacaktır. Bu durum birinci ve ikinci maddeleri de barındırabilmesi sebebiyle hastalığın tekrarlamasından sorumlu ana faktör olarak değerlendirilmektedir. O yüzden yeni geliştirilen tedavi tekniklerindeki temel mantık yara hattının orta hattan uzaklaştırılması yönünde olmaktadır.

      5. Tedavi sonrasında hastanın kişisel hijyen kurallarına yeteri kadar özen göstermemesi: Günkül kişisel temizlik sırasında pek dikkat çekmeyen, özen gösterilmeyen kuyruk sokumu bölgesinin temizliğinin yapılamaması; kolaylaştırıcı faktörlerin hijyene bağlı etkinliğinin devam etmesine neden olacak, bu da nükse etme olasılığını artıracaktır. O yüzden tedavi sonrası, yaşa da bağlı olmak üzere (ne kadar erken yaşta iseniz o kadar fazla...) 1-5 yıl o bölgenin temizliğine özen gösterilmesi gerekecektir.

      Burada dikkatinizi çekti mi bilmiyorum? Son madde hariç hepsi uygulanan tedavinin teknik özelliklerinden ve uygulayan cerrahın gerek vaka gerekse teknik tecrübesinden kaynaklanmaktadır. Her bir teknik tek tek ele alınır, yeterli cerrahi  vaka ve teknik tecrübe dahilinde uygulandığında başarı kaçınılmaz olmaktadır. Zaten tekniklerin gelişim aşamasındaki sonuçlar bunu destekler tarzda değil miydi? O yüzden bu teknikler ortaya çıkmadı mı?
      Ancak her hastanın yapısal özelliklerini ve buna etki eden kolaylaştırıcı faktörlerin değişkenliğini düşündüğümüzde; tedavi yelpazesinin yeterli olmadığı ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle
tüm tekniklerde, az veya çok hastalığın nüks etme olasılığı bulunmaktadır.

      Kısaca; her hastaya uygun bir tedavi seçeneğinin olmaması, yapılamaması nüksün temel sebebi gibi görünmektedir. O yüzden her hastaya uygulanabilecek, modifiye edilebilecek ideal tedavi arayışları hâla devam etmektedir.


« « Tedavi Seçimi Nasıl Olmalıdır? İdeal Tedavi Arayışları...» »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
MSN :  basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.