ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.









Paylaş - Yazdır

Rektosel Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Ortalama 1 ila 5 yıllık bir süreçte ancak teşhis edilebilen, hem çok kolay hem de çok zor hastalık; REKTOSEL...
Rektosel/Rectocele...
      Neden-Sonuç ilişkisi dahilinde, gerek pelvik taban gerekse rektovajinal septum(duvar) üzerine hatalı dışkılama işlevi temelinde, kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı faktörlerin de etkisiyle; hastalığın oluşum mantığını ve oluşan yapısal değişikliklerin neler olabileceğini kavradık. Şimdi, bir süreç dâhilinde oluşan değişikliklerin sonuçlarını(hasarlarını) ve ne gibi sorun veya sıkıntılarla gün yüzüne çıktığını değerlendirelim...

      Rektosel hastalığı; hem Ürojinekoloji’nin hem de Genel Cerrahi’nin ilgi alanına girmesi sebebiyle sıklıkla tek başına görülmez. Uterin prolaps, Rektal Prolaps, Rektal Intussusception, Enterosel, Sigmoidosel, Sistosel, Perine düşüklüğü, Anismus gibi diğer pelvik organ sarkmaları veya pelvik taban hastalıklarıyla; az veya çok bir arada bulunur. Örn: Orta derecedeki Sistosel ve Rektosel hastalığı sıkça bir arada olmaktadır.

      Bu çerçevede Rektosel hastalığı bulunanlarda;

1. Üriner (İşeme),
2. Defekasyon (Dışkılama),
3. Seksüel (Cinsel İlişki) olmak üzere 3 temel işlevsel konuda ve değişik seviyelerde sıkıntılar yaşanır.

      Bu temel 3 işleve ait sıkıntıların hepsi az veya çok bir arada bulunur. Ancak kadının sosyal yaşam kriterlerine göre daha belirgin olan işleve, sıklıkla da sindirim sistemine (dışkılama işlevine) ait sıkıntılar ön plana çıkar ve dile getirilir.

      Ancak sıkıntılar, yıllar içersinde yavaş bir süreçte gelişip olgunlaşır. Çok özel kabul edilen ve kolay ifade edilemeyen bu sıkıntılar; çoğu bayan tarafından, sıklıkla yaşanılması gereken doğal süreçmiş gibi görülür ve "NORMAL" olarak değerlendirilir(?).

      Ki, "Hiçbir sorunum, sıkıntım yok" diyen kızları/kadınları içeren bir bilimsel çalışmada (Defekografi taramasında); bu bayanların %80'inde Rektosel Hastalığı olduğu gözlenmesi bir tesadüf olmasa gerek...

      Bir anormallik olduğu düşünüldüğünde ise sıklıkla yakın çevreden gelen "DOĞUM YAPAN HER BAYANDA OLUYOR, NORMALDİR." onayı ile karşılaşılır. Nedense?.. Demekki bu kadar yaygın ve sık görülüyor. Peki, yaygın olan ve sık görülen her şey normal midir?

      Bu onayı yetersiz bulanları ise muayene olmayı düşünür. Ancak o zaman da karşılarına, "Görünmez tabu zırhları" çıkar. Bu tabu zırhı; korku, utanma vs. gibi, sıklıkla "Ama…" denilip devamı getirilemeyen, ifade edilemeyen duygu ve düşünceleri kapsar. Gerek bilgi ve bilinç eksikliği gerekse yaşanılan sıkıntılarla "idare edebilirim" düşüncesi; bu zırhın delinmesinin imkansız kılar. (Ne için imkansız? Yıllardır bu soruya mantıklı bir cevap alamadım.)

      O halde Rektosel Hastalığına bağlı olarak yaşanılan sıkıntıları; bu 3 işlev temelinde tek tek gözden geçirelim. Neyin normal, neyin anormal olduğunu görelim. Sonra kararı, yine siz verin!.. Ama önce bilgilenin, bilinçlenin!..

A-) Defekasyon (Dışkılama) ve buna bağlı makat sıkıntıları:

      Rektoseli olan hastaların büyük bir çoğunluğunda (%27-70'inde) hem dışkılama (dışkı çıkışı) hem de makatla ilgili sıkıntılar yaşanır. Diğer taraftan, yaşadığı dışkılama ve makat sıkıntılarını “Normal” kabul eden veya farkında olmayan bayanlar da hesap edilirse bu oran %100’lere yaklaşır. Ki kendi klinik gözlemlerim de bu yöndedir. Kabızlık, Hemoroid, Anal Fissür gibi makat hastalıklarının altında bir şekilde Rektosel saptanmıştır. Tabii ki Defekografik inceleme sayesinde…

      O halde farkındalık yaratmak adına; altta yatan olası Rektosel varlığı açısından dışkılama (dışkılama güçlüğü) ve makatla ilgili hususları gözden geçirelim.

1. Çoğunlukla çocukluk yıllarından beri devam eden veya zaman zaman belirginleşen seyrek tuvalete gitme ve/veya katı-sert dışkı ile karekterize kabızlık(peklik) hikâyesi,

2. Sıklıkla belirginleşen kabızlık(peklik) dönemlerine eşlik eden yumuşatıcı ilaç veya bitki çayları kullanım hikâyesi,

3. Tuvalete gitme sıklığının azalmasıyla özellikle akşamları belirginleşen karın şişkinliği ile hazımsızlık ve gaz olarak tariflenen sıkıntılar,

4. Tuvalete gitme sıklığının artması, dolayısıyla dışkı kıvamının yumuşamasıyla belirginleşen gelip geçici ve guruldayıcı karın ve kasık kağrılarına ait sıkıntılar,

5. Tuvalete gitme sıklığının periyodik olarak değişen dışkı kıvam ve kalınlığına paralel olarak artma (yumuşak-cıvık dışkı) ve müteakiben azalma(kalın-sert dışkı) şeklinde düzensiz olması,

Bu ilk beş madde nedeniyle hastaların sıklıkla Dahiliye ve Gastroenteroloji Polikliniklere müracaatları olur. Hatta bu nedenle REKTOSEL'i olan hastaların çoğunun geçmişlerinde çeşitli hazımsızlık, gaz ve kabızlık, hassas barsak (İBS-Spastik Kolon) ve hatta mide-reflü tedavileri bulunur.

6. Her yerde ve her tuvalete girememe, sıklıkla hijyen nedeniyle uygun ortam arama veya tuvaletini tutma hikâyesi,

7. Özellikle sol tarafta olmak üzere, zaman zaman kasıklarda veya bele doğru vuran karın-kasık ve bel ağrısı hikayesi, (Ki bu durum çoğu bayan tarafından yumurtalık ağrısı olarak da değerlendiriebilir veya karışabilir.)

8. Birdenbire ortaya çıkan ve sıkışma hissi yaratarak, kasık ve makatta basınç yaratan ani dışkılama hissi,

9. Tuvalette artan ıkınma ve zaman zaman da zorlanma ihtiyacı; karın kaslarını sıktıkça(ıkınmayla) dışkı çıkması, kendiliğinden yılan gibi kayarak çıkmaması, ("Dışkının makat ağzına geldiğini hissediyorum. Ancak çıkarmak için ıkınmak-karnımı sıkmak zorunda kalıyorum, kendiliğinden çıkmıyor." dedirtircesine…)

10. Dışkılama sırasında parmakla müdahale gereksinimi, ("Dışkımın kıvamı yumuşak iken biraz ıkınma ile rahat çıkıyor. Ancak kıvamı pekleştiğinde çıkarmak için bazen vajina (döl yolu) girişinin altından veya makat çevresinden parmağımla bastırmak ittirmek zorunda kalabiliyorum." dedirtircesine…)

11. Tuvalette tam boşalamama, sanki "daha varmış" gibi hissedip biraz daha bekleme veya tuvalette uzun süre kalma ihtiyacı ve ıkındıkça azar azar(plöf plöf) dışkı çıkarılması,

12. Günde birden fazla (aralıklı olarak peşpeşe) tuvalete gitme ihtiyacı ve her gidişte;  azar azar veya ıkınarak dışkı çıkarılması,

13. Özellikle yumuşak-cıvık dışkılamayı takip eden taharetlenme sonrasında tekrar ortaya çıkan dışkılama hissi veya tekrar taharetlenme gerektiren akıntı-kirlenme olması,

14. Dışkılama sonrası gün içinde, zaman zaman iç çamaşırda kirlenme olması, ("Sabah tuvaletimi yaptıktan sonra bir daha tuvalete de gitmedim. Bu kirlenme de nereden çıktı?" dedirtircesine…) İkinci dışkılamadan sonra bu kirlenmenin olmaması,

15. Makat kenarında ele gelen memeleşme, deri katlantısı (Çoğunlukla hemoroid olarak adlandırılır. Ama farklıdır… Bu rektosel memesi; makatta hazne(vajina) girişinin hemen altında yani öndedir ve ıkınma ile büyüme göstermez.)

16. Zaman zaman belirginleşen, artan ıkınma ve zorlanma durumlarına göre makatta kanama, yanma ve memeleşmenin olması, (Eşlik eden Hemoroidal Hastalık/Basur nedeniyle...)

17. Dışkılama sırasında makatta yanma, sızlama tarzında bir ağrı ile kanama olması ve dışkılamayı yarım bırakma durumu,(Eşlik eden Anal spazm-kasılma nedeniyle...)

18. Dışkılamadan birkaç saat sonra başlayan, makatta belirgin memeleşme olmadan hissedilen dolgunluk, şişkinlik ve basınç hissi ("Sanki bir limon veya ceviz üstünde otuyormuş gibi") ile buna eşlik eden ve "tık tık atan" zonklayıcı ağrı (Eşlik eden Anal Spazm nedeniyle...),

18. Bu Anal Spazm(kasılmalar) nedeniyle tuvalette sonra belli bir süre devam eden ve uygun yapıldığı takdirde sıcak uygulamasına cevap veren makatta ağrı ve sertlik/dolgunluk hissi,

19. Kabızlık(sadece peklik değil) ve anal spazm nedeniyle dışkılama sırasında acıma, yanma, batma ve kanama olması, (Eşlik eden Anal Fissür/Çatlak nedeniyle...)

20. Dışkılama sırasında, özellikle de peklik durumlarında belirgin olmak üzere öne(hazneye) doğru bir basınç, dolgunluk hissi oluşması ve dışkının, sanki hazneden(vajinadan) çıkacakmış hissi uyandırması,

21. Alaturka tuvaletin daha çok tercih edilmesi veya klozette öne doğru eğilerek dışkılamanın gerçekleştirilmesi,

22. Gaz çıkarma(yellenme) işleminin  fısır fısır(sessiz ve az) yerine çoğunlukla sesli (borazanvari) gerçekleşmesi, hatta gaz çıkarmak için bile tuvalete gitme ve ıkınma gereksinimi olması,

23. Yllar içersinde hastalığın ilerlemesine bağlı olarak (özellikle ileri yaşlarda) taşma tarzı kontrolsüz dışkı kaçırmaları (abdest tutamama) olmasıdır.

      NOT: Hiç dikkatinizi çekti mi? Makatın diğer hastalıkları ve bunlara bağlı sıkıntılar da işin içine girmiş durumda...

      Böylece zor dışkılama(dışkılama güçlüğü) adı altında bir kısır döngü gerçekleşir. Yani “mermiyi namluya ver. Ama namludan sen çıkarma” mantığı işlevsiz hale gelir ve mermi namludan da çıkarılmaya başlanır. Pek farkında olunmayan bu mecburi hatalı ve hor kullanım, zamanla namlunun daha hızlı hasar görmesine neden olur. Bu durum, bayanların doğum sonrası yıllarda daha belirgin olmak üzere Rektosel temelinde Kabızlık, Basur, Fissür vs… gibi yaygın bilinen sıkıntılar yaşamasına neden olur.

      Bu nedenledir ki çoğu bayan, sonunda dayanamayıp "basur, fissür" diye hekime gider. Ancak bu hastalıklara uygun tedavi görmelerine rağmen asıl hastalığı(Rektosel) da içeren bir tedavi görmediyse tam rahatlama elde edemez. Dolayısıyla Basur veya fissür tedavileri sonrası "Tekrar etti? Bir türlü rahatlayamadım?" tarzındaki ifadelerin altındaki gizli gerçek ortaya çıkar. Ya da "kabız olmayın, lifli beslenin, kabız olursanız tekrarlar" diyerek hasta baştan uyarılır...

B-) Üriner(İşeme) ve buna bağlı idrar yolu sıkıntıları:

      Rektosel hastalığına sıklıkla sistosel hastalığının iştiraki nedeniyle 20’li yaşlardan itibaren, hamilelik öncesi bayanlarda işeme ile ilgili bu sıkıntılar az da olsa görülür. Ancak, pek dikkat edilmez veya önemsenmez. Doğum sonrası dönemlerde, özellilkle de 40-50'li yaşlarda bu sıkıntılar daha da belirginleşir. Ancak yine de çoğu bayan bunların pek farkında değildir ya da yine önemsenmez veya "normal" kabul eder. Ya da çeşitli Sistosel tedavileri/ameliyatları olunur. Ama devam eden Rektosel varlığı olduğu sürece sistosel tedavisinde arzulanan başarıya ulaşmak mümkün olmaz.

1. Sık, ama miktar olarak az idrara çıkma ve sıkışma hissi, ("Bir bardak bir şey içemiyorum, hemen tuvalete gitmem gerekiyor, çok çabuk sıkışıyorum." dedirtircesine…)

2. Özellikle 40-50 yaşlarından itibaren Öksürme, hapşırma gibi durumlarda zaman zaman belirli derecelerde iç çamaşırda kirlenme (idrar) olmasıdır.

C-) Seksüel (Cinsel ilişki) ve buna bağlı sıkıntılar:

      Özellikle dışkılamanın yeterli olmadığı peklik dönemlerinde veya dışkılamanın tam olamadığı dönemlerde seksüel sıkıntılar belirginleşmeye başlar ve çoğunlukla da "kadın hastalıkları" sorunlarıyla özdeşleştirilir veya geçiştirilir. Ya da yumurtalık veya rahim ağrısı olarak düşünülür.

1. Cinsel ilişki sırasında DİSPARONİ adı verilen ağrı hissedilmesi.(Bu ağrı kasıklarda ve bele doğru yayılabilir.) Ya da makat ağzındaki kasılmaya (Anal Spazm) bağlı olarak makat çevresindeki ağrı nedeniyle dolaylı olarak cinsellikten kaçınılır.

2. Cinsel ilişki sırasında döl yolunda dolgunluk ve basınç hissedilmesi,

3. Cinsel ilişki sırasında, az veya çok idrar ve dışkı kaçaklarının veya kirlenmelerinin olması,

4. Dışkılama sırasında döl yolu ağzında kabarıklık, dolgunluk hissedilmesidir.

5. Çoğu Rektoseli olan genç bayanlarda mevcut dışkılama güçlüğünün nedeniyle Anismus ile Vaginismus adı verilen cinsel ilişkiye girememe problemlerine de rastlanabilir.(Kişisel Görüşüm)


      Evet hanımlar, az veya çok yaşadığınız, ancak genel olarak "NORMAL" kabul ettiğiniz bu sorunları dile getirme zamanı gelmedi mi?

      Rektosel Hastalığı; toplumda hemoroid(basur), fissür(çatlak) gibi yaygın olarak bilinen bir hastalık değildir. Hatta çoğu hastanın bu teşhisi alabilmek için 1-5 yıl arasında doktor doktor dolaştığı olur. Buna rağmen detaylı ve dikkatli sorgulama, iyi bir anal muayene, hastayı ve hastalığı bilen kişi tarafından yapılacak defekografi tetkikiyle tanısı; çok rahat ve hızlı konulabilecek bir hastalıktır.

      Bayanlarda sıklıkla REKTOSEL HASTALIĞI temelinde ortaya çıkan bu dışkılama güçlüğü sıkıntıları; erkeklerde  ise REKTAL (İnternal) MUKOZAL PROLAPSUS, REKTAL INTUSSUSCEPTİON gibi hastalıklar temelinde ortaya çıkar. (Bknz: Dışkılama Güçlüğü)


« « Rektosel Nasıl Oluşur? Rektosel Nasıl Teşhis Edilir?.. » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.