ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.









Paylaş - Yazdır

Rektosel Hastalığının Belirtileri Nelerdir?






Teşhisi; rahat ve kolay olmasına rağmen 1 ila 5 yıl kadar sürebilen hastalık... REKTOSEL

Önce, ezber bozup düşünmek gerek...


      Yıllarca devam eden hatalı dışkılama işlevleri temelinde ve Neden-Sonuç ilişkisi çerçevesinde Rektosel Hastalığının neden ve nasıl oluştuğunu inceledikten sonra kadınlarda, ne gibi sıkıntılarla gün yüzüne çıktığını değerlendirelim...
Rektosel/Rectocele...
      Tuvalette, dışkılama sırasında gerçekleşen işlevsel bütünsellik nedeniyle Rektosel Hastalığı, asla tek başına olmaz. Hastalığın ilerleme derecesine paralel olarak genç yaşlarda; Anal Fissür (Çatlak), Hemoroid, Anismus gibi makat hastalıkları, otuzlu yaşlardan sonra da ilave olarak Sistosel, Rektal Intussusception, Perineal Descent gibi hastalıklar eşlik etmeye başlar.

      Dolayısıyla yıllar geçtikçe yaşanan sıkıntılar; özellikle de doğumlardan sonra hem şiddetlenir hem de çeşitlenir. Hatta dışkılama ve makat sorunlarına zamanla cinsellik ve işeme ile ilgili sıkıntılar da eklenir. Bu durum; yandaş sıkıntı ve hastalıklardan dolayı tanıda karmaşaya yol açar ve Rektosel teşhisini geciktirir.

      Diğer taraftan, yaşadığı sıkıntıları; "Normal, her kadında oluyor veya doğumlardan sonra oluyor…” tarzı düşüncelerle kabullenip geçiştiren veya malum(!) tabuların esiri olup muayeneden kaçan kadınlar da Rektosel teşhisini geciktirir.

      Tüm bu nedenlerden dolayı Rektosel hastalığının teşhisi genellikle 1 ila 5 yıl arasında mümkün olur. Bu süreçte sıklıkla gereksiz ve veya yetersiz Hemoroid ya da Anal Fissür (çatlak) tedavilerine, hatta makat ameliyatlarına rastlanır.

Hangi yaşta olursa olsun; doğum yapsın veya yapmasın… Dışkılama güçlüğü ve/veya dışkılama bağımlı makat problemleri yaşayan tüm kadınların… (Tabii ki doktorların da…)
Rektosel Hastalığı açısından dikkatli olması gerekir.


      Rektosel hastalığında yaşanan sıkıntılar üç ana başlıkta incelenir.

      A-) Defekasyon (Dışkılama) ve buna bağlı makat sıkıntıları:


      Sıklıkla kadınlarda daha çok ön plana çıkan Rektosel hastalığının en tipik belirtisi; dışkılama sırasında vajina (hazne) girişinde belirginleşen basınç ve dolgunluk hissi ile şişkinliktir. Ancak bu sıkıntıya daha çok 3-4cm’yi geçmiş ileri evre kadınlarda rastlanır. Daha erken aşamada Rektoseli olan kadınlarda ise dışkılama güçlüğü ve/veya makat sıkıntıları daha ön plandadır.

      Rektosel Hastalığı; Dışkılama güçlüğüne, yani dışkı çıkış güçlüğü tipi kabızlığa yol açan hastalıklardan biridir. Bu nedenle hem karın şişkinliği, hazımsızlık ve gaz gibi en bilinen ve basit dışkılama güçlüğü sıkıntılarına hem de ara sıra yoklayan ama önemsenmeyen makat sorunlarına mutlaka rastlanır. Ancak yıllar geçtikçe bu sıkıntılar belirginleşmeye ve hatta zamanla yenileri eklenmeye başlar. Rektoseli olan kadınlarda hastalığın aşamasına göre değişmekle birlikte…

• ► Çocukluk veya gençlik yıllarından beri her yerde, her tuvalete gidememe ve uygun ortam arama veya tuvalet tutma-erteleme hikâyesine (Kullanıcı Hataları) rastlanır.

• ► Çocukluk veya gençlik yıllarına ait sıklıkla kabızlık(peklik) veya ufak tefek makat sıkıntılarına rastlanır.

• ► Kabızlık (peklik) için ya beslenmeye dikkat etme ya da dışkı yumuşatıcı ilaç veya bitki çayı kullanma hikâyesine rastlanır.

• ► Yıllardır devam eden veya yıllar geçtikçe belirginleşen karın şişkinliği ve hazımsızlık hikâyesine rastlanır.

• ► Rektosel de tuvalet alışkanlığı değişkenlik gösterir. Üç-beş günde bir tuvalete gidenler kadar düzenli olarak hergün bir veya birden fazla tuvalete gidenlere de rastlanır.

• ► Sıklıkla “hijyenik uygun ortam” düşüncesiyle veya kabızlıktan korkup “boşaltmam lazım” düşüncesiyle her gün, aynı yer veya saatte; sıkışma hissi olmadan görev icabı tuvalete gidenlere rastlanır.

• ► Tam tersi olarak birden gelen ani sıkışma hissi ile tuvalete zor yetişenlere ve hatta patlayıcı tarzda dışkılama yapan kadınlara rastlanır.

• ► Tuvalet öncesi ve veya tuvaletten sonra belirginleşen, gelip geçici ve guruldayıcı tarzda karın ve kasık ağrılarına rastlanır. (Sıklıkla yumurtalık ağrısıyla karışır ve solda bele doğru da yayılabilir.)

• ► Genel olarak dışkılama güçlüğü yaşayanlarda tuvalete gitme sıklığı ve dışkı kıvamı değişkenlik gösterir. Yani tuvalete; ya gün aşırı veya birkaç günde bir ya da günde birden fazla gidilir. Tuvalete gitme sıklığına paralel olarak da dışkı kıvamı değişir. (Tuvalet sayısı arttıkça dışkı kıvamı yumuşar.) Bu çerçevede, yaşadığı dışkılama güçlüğünün farkında olmayıp “barsaklarının çok iyi çalıştığını, günde iki-üç defa tuvalete gidebildiğini ve kabız olmadığını” ifade edenlere rastlanır

• ► Genel olarak dışkılama güçlüğünde tuvalette tam boşalamama ve rahatlayamama hissi yaşanır. Sıklıkla da ıkınarak ve azar azar (plöf plöf) dışkı çıkarılır. Bu bağlamda Rektosel'de de ya “daha bitmemiş, daha varmış” hissiyle tuvalette uzun kalan ya da girmeyisyle çıkması bir olan ama peş peşe veya aralıklı olarak günde birden fazla tuvalete giden kadınlara rastlanır.

Kadınlar bu sıkıntılarla genellikle Dahiliye ve veya Gastroenteroloji Polikliniklere müracaat eder. Bu nedenle REKTOSEL'i olan kadınların bir çoğunun geçmişinde çeşitli hazımsızlık, gaz ve kabızlık, hassas barsak (İBS-Spastik Kolon) ve hatta mide-reflü hikayesi olur.

• ► Dışkının yumuşak-cıvık olduğu dönemlerde taharetlenme sonrası ayağa kalkmakla birlikte tekrar taharetlenme gerektiren akıntı-kirlenme hissedildiği veya peşpeşe, birkaç saat sonrasında tekrar tuvalete gidildiği olur.

• ► Dışkılama sonrası gün içinde makatta ıslaklık/nemlilik hissedilmesi, zaman zaman da iç çamaşırda kirlenme olabilir. ("Sabah tuvaletimi yaptıktan sonra bir daha tuvalete de gitmedim. Bu kirlenme de nereden çıktı?" dedirtircesine…) Sıklıkla da gün içindeki ikinci dışkılamadan sonra bu kirlenme bir daha oluşmaz.

• ► Dışkının daha kıvamlı ve katı olduğu ya da günde bir veya birkaç günde bir tuvalete gidildiğinde ise ilk çıkan dışkının “tıkaç” misali daha sert olduğu ve zorladığı, peşinin ise daha yumuşak ve rahat çıktığı ifade edilir.

• ► Tuvalette artan ıkınma ve zaman zaman da zorlanma ihtiyacına rastlanır. Makattan dışkı çıkışı yılan gibi kendiliğinden kayarak değil de karın kaslarını sıktıkça (ıkınmayla) mümkün olur. ("Dışkının makat ağzına geldiğini hissediyorum. Ancak çıkarmak için ıkınmak-karnımı sıkmak zorunda kalıyorum, kendiliğinden çıkmıyor." dedirtircesine…)

• ► Dışkılama güçlüğü belirginleştikçe dışkılama sırasında parmakla müdahale gereksinimi oluşmaya başlar. ("Dışkıyı çıkarmak için vajina (döl yolu) girişinin altından veya makat çevresinden parmağımla bastırmak ittirmek zorunda kalabiliyorum." dedirtircesine…)

• ► Makat kenarında, özellikle de önde ele gelen memeleşme veya deri katlantısı gözlenir. (Çoğunlukla hemoroid olarak adlandırılır. Ama farklıdır… Dışkılama sırasında büyüyüp şişmez.)

• ► Zaman zaman belirginleşen ıkınma ve zorlanma durumlarına göre makatta kanama, yanma ve memeleşmeye rastlanır. (Eşlik eden Hemoroidal Hastalık/Basur nedeniyle...)

• ► Dışkılama sırasında makatta yanma, sızlama tarzında ağrıyla kanamaya veya dışkılamayı yarım bırakma durumlarına rastlanır. (Eşlik eden Anal Fissür/Çatlak ve Anal spazm-kasılma nedeniyle...)

• ► Makatta ele gelen belirgin bir şişkinlik oluşmadığı halde dışkılamadan bir saat sonra başlayan makatta dolgunluk, şişkinlik ve basınç hissi ("Sanki bir limon veya ceviz üstünde otuyormuş gibi") ile buna eşlik eden ve "tık tık atan" zonklayıcı ağrılara rastlanır. (Eşlik eden Anal Spazm nedeniyle...)

• ► Bu Anal Spazm(kasılmalar) nedeniyle tuvalette sonra belli bir süre devam eden ve uygun yapıldığı takdirde sıcak uygulamasıyla azalan zonklayıcı ağrılara rastlanır.

• ► Dışkılama sırasında, özellikle de peklik durumlarında belirgin olmak üzere öne (vajinaya-hazneye) doğru dolgunluk ve basınç hissine rastlanır. Hatta dışkı; makat yerine hazneden(vajinadan) çıkacakmış gibi dolgunluk oluşur.

• ► Rahat bir dışkılama için daha çok alaturka (yer-taş) tuvalet tercih edilmeye veya klozette öne doğru eğilmeye başlanır.

• ► Gaz çıkarmak (yellenme) için tuvalete gitme, hatta ıkınma ihtiyacına rastlanır. Sıklıkla da sesli (Borazanvari) gaz çıkarılır.

• ► Yıllar içerisinde tedavi görmemiş ve ilerlemiş Rektosel’lerde ya taşma tarzı kontrolsüz dışkı kaçakları (abdest tutamama) ya da lavmansız veya parmakla müdahalesiz tuvalete çıkamama durumlarına rastlanır. (Özellikle de ileri yaşlarda…)

      NOT: Hiç dikkatinizi çekti mi? Makatın diğer hastalıkları ve bunlara bağlı sıkıntılar da işin içine girmiş durumda...

      Böylece zor dışkılama(dışkılama güçlüğü) adı altında bir kısır döngü gerçekleşir. Yani “mermiyi namluya ver. Ama namludan sen çıkarma” mantığı işlevsiz hale gelir ve mermi namludan da çıkarılmaya başlanır. Pek farkında olunmayan bu mecburi hatalı ve hor kullanım, zamanla namlunun daha hızlı hasar görmesine neden olur. Bu durum, bayanların doğum sonrası yıllarda daha belirgin olmak üzere Rektosel temelinde Kabızlık, Basur, Fissür vs… gibi yaygın bilinen sıkıntılar yaşamasına neden olur.

      Bu nedenledir ki çoğu bayan, sonunda dayanamayıp "basur, fissür" diye hekime gider. Ancak bu hastalıklara uygun tedavi görmelerine rağmen asıl hastalığı (Rektosel) da içeren bir tedavi görmediyse tam rahatlama elde edemez. Dolayısıyla Basur veya fissür tedavileri sonrası "Tekrar etti? Bir türlü rahatlayamadım?" tarzındaki ifadelerin altındaki gizli gerçek ortaya çıkar. Ya da "kabız olmayın, lifli beslenin, kabız olursanız tekrarlar" denilir ve hasta baştan uyarılır...

B-) Üriner(İşeme) ve buna bağlı idrar yolu sıkıntıları:

      Rektosel hastalığına sıklıkla sistosel hastalığının iştiraki nedeniyle 20’li yaşlardan itibaren, hamilelik öncesi bayanlarda işeme ile ilgili bu sıkıntılar az da olsa görülür. Ancak, pek dikkat edilmez veya önemsenmez. Doğum sonrası dönemlerde, özellilkle de 40-50'li yaşlarda bu sıkıntılar daha da belirginleşir. Ancak yine de çoğu bayan bunların pek farkında değildir ya da yine önemsenmez veya "normal" kabul eder. Ya da çeşitli Sistosel tedavileri/ameliyatları olunur. Ama devam eden Rektosel varlığı olduğu sürece sistosel tedavisinde arzulanan başarıya ulaşmak mümkün olmaz.

1. Sık, ama miktar olarak az idrara çıkma ve sıkışma hissi, ("Bir bardak bir şey içemiyorum, hemen tuvalete gitmem gerekiyor, çok çabuk sıkışıyorum." dedirtircesine…)

2. Özellikle 40-50 yaşlarından itibaren Öksürme, hapşırma gibi durumlarda zaman zaman belirli derecelerde iç çamaşırda kirlenme (idrar) olmasıdır.

C-) Seksüel (Cinsel ilişki) ve buna bağlı sıkıntılar:

      Özellikle dışkılamanın yeterli olmadığı peklik dönemlerinde veya dışkılamanın tam olamadığı dönemlerde seksüel sıkıntılar belirginleşmeye başlar ve çoğunlukla da "kadın hastalıkları" sorunlarıyla özdeşleştirilir veya geçiştirilir. Ya da yumurtalık veya rahim ağrısı olarak düşünülür.

1. Cinsel ilişki sırasında DİSPARONİ adı verilen ağrı hissedilmesi.(Bu ağrı kasıklarda ve bele doğru yayılabilir.) Ya da makat ağzındaki kasılmaya (Anal Spazm) bağlı olarak makat çevresindeki ağrı nedeniyle dolaylı olarak cinsellikten kaçınılır.

2. Cinsel ilişki sırasında döl yolunda dolgunluk ve basınç hissedilmesi,

3. Cinsel ilişki sırasında, az veya çok idrar ve dışkı kaçaklarının veya kirlenmelerinin olması,

4. Dışkılama sırasında döl yolu ağzında kabarıklık, dolgunluk hissedilmesidir.

5. Çoğu Rektoseli olan genç bayanlarda mevcut dışkılama güçlüğünün nedeniyle Anismus ile Vaginismus adı verilen cinsel ilişkiye girememe problemlerine de rastlanabilir.(Kişisel Görüşüm)


      Evet hanımlar, az veya çok yaşadığınız, ancak genel olarak "NORMAL" kabul ettiğiniz bu sorunları dile getirme zamanı gelmedi mi?

      Rektosel Hastalığı; toplumda hemoroid (basur), anal fissür (çatlak) gibi yaygın olarak bilinen veya gözle görünen bir hastalık değildir. Bu nedenle çoğu hasta bu teşhisi alabilmek için doktor doktor dolaşır. Halbuki AnalCerrahiye hakim bir hekim tarafından yapılacak detaylı sorgulama, muayene ve incelemeyle çok rahat ve hızlı bir şekilde teşhis edilebilir. Yeterki bakacağın doğru yeri bil...

      Bayanlarda sıklıkla REKTOSEL HASTALIĞI temelinde ortaya çıkan bu dışkılama güçlüğü sıkıntıları; erkeklerde  ise REKTAL (İnternal) MUKOZAL PROLAPSUS, REKTAL INTUSSUSCEPTİON gibi hastalıklar temelinde ortaya çıkar. (Bknz: Dışkılama Güçlüğü)

2016/08
« « Rektosel Nasıl Oluşur? Rektosel Nasıl Teşhis Edilir?.. » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.