ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.









Paylaş - Yazdır

Rektosel Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?


      “Zor ya da ıkınarak dışkılama, tam boşaltamama veya rahatlayamama, karın şişkinliği ve gaz, parmakla müdahale” şeklinde de tanımlanabilen dışkılama bozuklukları kadınlar için önemli bir sağlık sorunudur. Özellikle gelişmiş toplumlarda… Yaşam konfor ve kalitesindeki artışa paralel olarak; dışkılama sorunları nedeniyle daha çok bayan, tedaviye ihtiyaç duyar haldedir.

      Genellikle de ya “karın ağrısı, kabızlık-hazımsızlık” gibi sıkıntılarla Dâhiliye ve Gastroenteroloji ya da “Makatta ağrı, şişlik, kanama, akıntı-kirlenme” gibi şikayetlerle Genel Cerrahi polikliniklerine müracaat edilir.

      Çözüm(tedavi) adına yapılan tüm bu müracaatlardan, sıklıkla İBS (Hassas Barsak) tanısı alınıp çeşitli diyet ve ilaç tedavileriyle veya adına; hemoroid, fissür, apse-fistül adı verilen çeşitli makat ameliyatlarıyla dönülür. Ancak, tedavi adına uygulanan tüm bu tedavilere rağmen, tedavi beklentilerinin zamanla karşılanamadığını fark eder. Çünkü yaşadığı sorunlar, sıkıntılar; ya bir şekilde devam ediyordur ya da tekrarlamıştır.

      Gerek kabızlık-hazımsızlık gerekse makat sıkıntıları olarak gün yüzüne çıkan Dışkılama sorunlarının bayanlardaki asıl sebebi; çoğunlukla Dışkı Çıkış Güçlüğü Tipi Kabızlıktır. Ki bu kabızlığın bayanlardaki en sık sebebi de REKTOSEL Hastalığıdır. Dolayısıyla altta yatan bu olası temel neden tedavi edilmedikçe hastanın tedavi memnuniyetsizliği kaçınılmazdır.

      AnalCerrahi olarak kişisel tecrübelerimiz hastaların, daha doğrusu bayanların; Rektosel Hastalığı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları yönündedir. Hatta "O ne ki? Hiç duymadım!.." şeklinde tepkiler almaktayız. Ancak Rektosel Hastalığının olası belirtilerini dile getirdiğimizde ise "Evet, aynen öyle oluyor..." ifadeleriyle karşılaşırız. (Bkz: Rektosel Belirtileri?)

      Rektosel hastalığında da iki temel tedavi yaklaşımı vardır. Konservatif ve Cerrahi Tedavi…

      1. KONSERVATİF-DESTEKLEYİCİ TEDAVİ:

      Rektosel hastalığının hem pelvik tabanda hem de rektovajinal septum(duvar)da, yıllar içersinde gelişen bir deformasyon(sarkma-esneme) sonucu oluştuğunu, dolayısıyla ilaçla tedavinin mümkün olmadığını anlamak gerekir.

      Bu deformasyonun çok fazla olmadığı, dolayısıyla da asemptomatik (hem dışkı çıkış güçlüğünün hem de hemoroid, anal fissür gibi makat sorunlarının belirgin olarak yaşanmadığı) erken aşamadaki hastalarda; öncelikli yaklaşım, Konservatif ya da Destekleyici tedavi yönündedir. Bu sayede, mevcut durumun olabildiğince korunması veya ilerleme hızının azaltılması hedeflenir. Ki ortak amaç; olabildiğince idare edebilmek ve semptomatik, ileri aşamaya geçiş hızını yavaşlatmaktır. Yani konservatif tedavi; hastalığı geriletmek veya yok etmek için değildir.

      •♦► Rektosel hastalığı; her ne kadar hatalı beslenme ve dışkılama alışkanlıkları (KULLANICI HATASI) temelinde gelişiyor olsa da Konservatif tedaviye, en alt basamaktan, yani deformasyonun (esnemenin-sarkmanın) oluşmasında rol oynayan kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı faktörleri ortadan kaldırılmaya veya azaltılmaya yönelik hamlelerle başlanır.
Yüksek topuklu ayakkabı_RektoselYanlış Oturma şekli_RektoselYanlış Oturma şekli_RektoselDoğru Oturma şekli_Rektosel

     Bu amaçla; Kilo fazlalığı varsa verilmeye çalışılır, vücut duruş şeklini bozan günlük yaşam alışkanlıklarından uzaklaşılır gibi... (Daha detaylı bilgi için Bknz: Rektosel ve Pelvik Taban)

     •♦► Müteakiben, Pelvik Tabandaki olası deformasyonu (esnemeyi) azaltmaya yönelik Pelvik Taban egzersizleri önerilerek devam edilir. Pelvik taban kaslarının kuvvetlendirmeyi hedefleyen bu egzersiz,; makat ve vajina çevresinde yer alan ve istemli olarak kontrol edilen kasları kullanarak gerçekleştirilen kasma-sıkma (abdest tutma) ve gevşetme işlemi olarak özetlenebilir. Kegel Egzersizi olarak da adlandırılır.

      Hastalar, bu egzersizleri kendi başlarına ya da Biofeedback Tedavi adıyla dışarıdan destekli olarak da gerçekleştirebilir. İlgili bölümde Biofeedback Tedavi anlatılmıştır. (Bknz: Biofeedback Tedavi)

      Kegel Egzersizi: En basit haliyle, dışkınıza veya idrarınıza sıkıştığınızda yaptığınız gibi makatın kasılması, sıkılması ve karın içine doğru çekilmesi, 3-5 saniye tutulması ve müteakiben bırakılması işlemidir. Bu işlem ardışık olarak en az 5-10 defa tekrar edilmeli ve günde birkaç kez tekrarlanmalıdır. Bunu günlük hayatın her aşamasında gerçekleştirebilirsiniz. Özellikle zaman ayırmanıza gerek yoktur. Sabah kalktığınızda lavaboda yüzünüzü yıkarken, dişinizi fırçalarken, makyajınızı yaparken, trafikteki duraklamalarda, yemekte otururken, kitap okurken, televizyon seyrederken, işte masanızda çalışırken gibi…

      Buradaki en önemli unsur, günlük yaşamınızın bir parçası olması yani idamesidir. Çünkü Kegel egzersizlerine başladıktan en az 6 hafta sonra etkiler alınmaya başlanır ve en üst noktaya ancak 3-4 ayda ulaşır.

     •♦► Son olarak da KULLANICI HATALARINI engellemeye yönelik olarak NORMAL BESLENME ve özellikle de NORMAL DIŞKILAMA alışkanlıkları konusunda bilgilendirme ve bilinçlendirmeler yapılır. (Bknz: Normal Beslenme- Dışkılama-Dışkı)

      Rektosel hastalarında var olan dışkılama güçlüğünü bol ve yumuşak dışkıyla yenebilmek adına öncelikle beslenmenin artırılması istenir. Ki bu amaçla; posadan zengin ama lifli/lifsiz dengesi korunmuş, yeterli sıvı alımıyla desteklenimş dengeli, düzenli ve sürdürülebilir (NORMAL) beslenme önerilir. Özellikle sulu-yumuşak tarzda ve az miktarlı beslenmelerden kaçınması önerilir.

      Ki bu sayede, dışkılama işlevi sırasında belrginleşen ıkınma ihtiyacının azaltılması hedeflenir. Çünkü ıkınma ihtiyacı artıkça var olan deformasyonun (esnemenin) derecesi artar. Dolayısıyla hastalığın da ilerleme hızı artar.

      Ayrıca tuvalet tercihi ile tuvaletteki normal hal ve hareket tarzı hakkında, yani diğer KULLANICI HATALARINI engellemek adına normal dışkılama konusunda bilgilendirme yapılır.

      2. MEVCUT CERRAHİ TEDAVİLER:

     Sıklıkla, pek farkında olunmadn gerçekleştirilen KULLANICI HATALARI temelinde bayanlarda gelişen Rektosel Hastalığının; gerek devam eden kullanıcı hataları, gerek eklenen hamilelik ve rahim alınması (Histerektomi) gibi faktörler nedeniyle ilerlemesi kaçınılmazdır. Bu ilerlemeye bağlı olarak da yaşanan sıkıntılar; zamanla belirginleşmeye, yani semptomatik hale gelmeye başlar.

a. Konservatif tedavilere rağmen arzu edilen sonuçlara ulaşılamıyorsa,
b. Yapılan Defekografi incelemesinde; rektosel boyutu 3-4 cm den fazlaysa, rezidü(artık) dışkı kalıyorsa veya rektal intussusception gibi ilave hasarlar oluştuysa,
c. Cinsel ilişkisi sırasında kasıklarda başlayıp bele doğru vuran ağrı ve dolgunlukta belirginleşme olduysa,
d. Dışkıyı tam boşaltamama-rahatlayamama ve parmakla müdahale gibi dışkılama güçlüğü sıkıntıları belirginleştiyse,
e. Yaşanan dışkılama güçlüğü ve buna bağlı artan ıkınmalar nedeniyle belirgin makat sorunları oluştuysa,
f. Dışkılama sırasında kasıklarda ve alt tarafta(?) basınç ve dolgunluk hissedilmeye başlandı ve dışkı yumuşatıcı veya lavman kullnmadan çıkmıyorsa,
g. Dışkılama sırasında vajina(hazne) girişinde rahatsız edici bombeleşme(kabarma-şişkinlik) oluyorsa,
h. Dışkı yumuşaklığında belirginleşen akıntı ve iç çamaşırda kirlenmeler yaşanıyorsa;

Artık, cerrahi olarak destek alma zamanı gelmiş demektir.

      Cerrahi tedavide; fıtıklaşan/kabaran bölgeye yönelik onarım ve/veya destek yapılır. Bu kapsamda geliştirilmiş farklı girişimler (ameliyat teknikleri) bulunur. Bu girişimler; vajinadan (hazne içinden), anüsten (makattan) veya perineal (hazne ile makat arasından) yaklaşımlarla yapılır. Ayrıca karından yapılan Laparoskopik yaklaşımlar da bulunur.

      Bu girişimler; Uzmanlık eğitim pratiğinde çok fazla yer bulmadığından her Genel Cerrahi Uzmanının yapacağı makat bölgesi ameliyatlarından değildir. Genel Cerrahın; Kolorektal Cerrahi veya AnalCerrahi konusunda hem kendisini yetiştirmiş hem de teknik donanıma sahip olması gerekir.

     •♦► Transvajinal Ameliyat: Hastalık, dışkılama güçlüğü gözardı edilerek yıllarca, sadece vajinada gerçekleşen kabarmaya (şişliğe) göre teşhis edilmiştir. Dolayısıyla vajinal bir hastalık olarak ele alınmış ve maalesef sadece jinekologlar tarafından (Transvajinal) tedavi edilmiştir. Transvajinal, yani vajinadan (Hazne içinden) girilerek yapılır. Sıklıkla Kolporafi Posterior (Arka Duvar Onarımı) adı verilen ameliyat tekniği kullanılır.


      Kolporafi Posterior ameliyatında; Rektosel hastalığının dışkılama ile olan işlevsel ilişkisi göz ardı edilir. Jinekolojik açıdan vajinada gözlenen kabarıklığa, şişkinliğe; sadece şekilsel olarak yaklaşılır ve rektumdaki basınç artışıyla, dolaylı olarak vajinal boşlukta belirginleşen bu kabarıklığın (bombeleşmenin) engellenmesi hedeflenir. Bu amaçla; vajinadaki fazlalığın alınması ve vajina ile rektum arasındaki duvarda uzunlamasına onarımlar yapılır. Bu teknik, Jinekolijik açıdan basit sayılabilir. Bu işlem; şekilsel olarak ilk 3-5 yıllık dönemlerde %70-80'lere ulaşan bir başarı sağlayabilmektedir. Ancak, gözardı edilen işlevsel ilişki (devam eden hatalı dışkılama alışkanlıkları ve dışkılama güçlüğü) nedeniyle başarı oranları zamanla düşer.

      Transvaginal ameliyatlar, vajinada yara oluşumuyla sonuçlanır. Bu durum; ister istemez vajinal esneklikte azalma, dolayısıyla cinsel ilişki sırasında ağrı (disparoni) oluşturabilmektedir.

Bu nedenle Transvajinal ameliyatlar,
Konservatif tedaviyle (Uygun beslenme ve dışkı yumuşatıcılarla) desteklenmek kaydıyla...

1. Vajinal kabarıklığın çok belirgin veya rahatsız edici boyutlara ulaştığı, dolayısıyla işlevsellikten ziyade şekilselliğin daha ön planda tutulabileceği bayanlarda,
2. Cinsel yaşamın aktif olmadığı menapoz dönemindeki bayanlarda tercih edilir.

     •♦► Transperineal Ameliyat: Nadiren Jinekologlar, daha çok Kolorektal Cerrahlar tarafından tercih edilir. Transvajinal yöntemden farklı olarak zayıflayan rektovajinal duvara doğrudan onarım yapılmaz. Çorapların zayıflayan topuklarını onarmak(dikmek) yerine yamayla desteklenmesi gibi dolaylı olarak destek sağlanır. Vajina ile makat arasında kalan bölgedeki deriden girilerek gerçekleştirilir. Bu amaçla sıklıkla sentetik bir yama (Mesh) kullanılır. Transperineal Rektosel Onarımı veya Arka Kompartmana Mesh(Yama) Konulması ameliyatı ile anılır.

      Mesh ile onarımlarda, geleneksel(vajinal) onarıma göre daha yüksek anatomik başarı oranına rastlanmaktadır. Bununla beraber, komplikasyon oranları özellikle mesh(yama) ile yapılan onarımlarda yüksektir. Bu operasyonlarda mesh erozyonu %9-17 oranında gerçekleşirken, genital atrofi, geniş vajinal insizyonlar, önceki cerrahi hasar, diyabet, steroid kullanımı, ileri yaş, eş zamanlı vajinal histerektomi, rektum perforasyonu ve sigara içiciliği riski arttıran faktörler olarak görülmüştür. Bunun yanında disparoni, seksüel disfonksiyon, vajinal duvar hematomu gibi mesh cerrahisiyle ilişkili komplikasyonlara da rastlanılmaktadır. Bu olası komplikasyonların yanı sıra, mesh cerrahisinin yaşam kalitesini arttırıcı etkisi gözlenmemiştir.

      Her Genel Cerrahın, hatta her Kolorektal Cerrah'ın bile yapacağı ameliyat değildir. Rektum ile vajina arasındaki bölgenin (Rektovajinal duvarın) gerek anatomik özelliği gerekse işlevsel ilişkisi gereği çok fazla tecrübe ister. Özellikle de yaşam konfor ve kalitesi açısından... Malum, çoğu Kolorektal Cerrah; kanserle ve daha çok da yaşam süresini uzatmaya odaklanır.
Transperineal ameliyatların;
• Yamanın vücut tarafından kabul edilmemesi, atılmaya çalışılması (Akıntılı delik) ve iltihap (apse) riski,
• Rektum duvarında yaralanma ve Rektovajinal fistül (hazneden dışkı kokulu akıntı gelmesi) gibi riski,
• Her ne kadar yüksek başarı oranları bildirilse de 3cm'nin üzerindeki rektosellerde tekrarlama riski,
• Mevcut dışkılama güçlüğünü daha da artıracak şekilde Rektovajinal septumun anatomik yapısında deformasyon (kalıcı hasar) riski,
• Sıklıkla mevcut dışkılama güçlüğüne eşlik eden ve hatta tetikleyen Rektal (Internal) mukozal prolaps, Rektal Intussusception gibi diğer rektal problemlerin gözardı edilmesi riski,
• Sıklıkla mevcut dışkılama güçlüğüne eşlik eden Hemoroidal Hastalık, Anal Spazm, Anal Fissür gibi Anal (makat) problemlerinin gözardı edilmesi riski bulunmaktadır.

     •♦► Transanal Ameliyat: Kolorektal Cerrahlar tarafından makattan girilerek yapılır. Rektum içersinde oluşan çepçik ters-yüz edilir. Fazlalığın, makattan enlemesine alınması ve kalan kısmın enlemesine dikilmesi sayesinde onarım işlemi gerçekleştirilir. Benzer risklere rağmen başarı oranları yüksek değildir. Son yıllarda geliştirilen özel cihazlar (Stapler-Otomatik Kesici ve Dikici) sayesinde; aynı cerrahi mantıkla, STARR veya Contour Transtar adıyla da uygulanır olmuştur. Aslında Hemoroid tedavisinde kullanılan Longo yönteminin modifiye edilmiş halidir. Longo gibi hüsranla sonuçlanacağını düşünmekteyim. (Kişisel Düşüncem)

      SONUÇ OLARAK: Mevcut yöntemlerin belirgin bir şekilde birbirine üstün başarı oranlarına sahip olmadığı, sık görülmese de benzer bir takım risklere sahip olduğu yapılan bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir.

Mevcut Rektosel ameliyatlarındaki riskler; cerrahın hem tanı hem de tedavi tecrübesine direk bağımlıdır. Bu bölgenin işlevselliği, özellikle de dışkılama işlevindeki bütünselliğe katkısı hakkında yeterli bilgi birikimi ve deneyimi olan cerrahlarca uygulanması gerekir. Mevcut uzmanlık eğitimi dikkate alındığında; her Genel Cerrahın, hatta Kolorektal Cerrahın yapabileceği bir ameliyatlar değildir. Özellikli ameliyatlardandır.

Mevcut tedavi yöntemleri uygulanan hastaların tedavi sonrası NÜKS  ve KOMPLİKASYONLAR...
yama sonrası cilde fistülizasyonSTARR sonrası nüks ve rektal ıntussusceptionYama sonrası nüks ve rektal ıntussusceptionYama sonrası deformasyon ve rektal ıntussusception

     •♦► "Laserötesi" modeli ile Rektosel Tedavisi:

      1980'li yıllara kadar sıklıkla jinekoloji pratiğinde uygulanan rektosel tedavilerinin cerrahi pratiğine girmesi yeni sayılabilir. Buna rağmen her iki taraf için de elde edilen sonuçlardaki başarı oranları(?), komplikasyon ve riskler işin cabasıdır... Bu nedenle hem jinekoloji hem de cerrahi pratiğinde Rektosel ameliyatların uygulanması belli kriterlere bağlanmıştır. En azından çok belirgin olması veya "Yeter artık!" dedirtecek kadar çok sıkıntı yaratması veya menapoz sonrası olması gibi... Peki bu yeterli mi? Tabii ki değil... O yüzden herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın;

İşlevsel bütünselliği gözönünde tutarak....
     Mevcut cerrahi tedavilerden hem daha yüksek başarı oranlarına hem de çok daha düşük komplikasyon veya riske sahip olacak şekilde geliştirdiğimiz Laserötesi Tedavi modelimizle Rektosel hastalarına da yardımcı olabilmekteyiz. (Transanal Yaklaşımla)

      Böylece neden-sonuç ilişkisi dahilinde zor dışkılamaya ait hem rektum (Rektosel-Rektal Intussusception) hem de olası makat sorunları (hemoroid, fissür gibi) bir bütün olarak çözümlenmektedir. Yani dışkılama, bir bütün olarak ele alınmaktadır. Dolayısıyla öncelikle dışkı çıkışını rahatlatmaya (mevcut lkabızlığı da önlemeye) yönelik tedavi uygulanmaktadır. Bu sayede uzun vadeli ve kalıcı tedavi sağlama imkanı olmaktadır. Tabii ki "Önce zarar verme!.." mantığında ve hiç diyetle, beslenmeyle uğraşmadan... Ve tabii ki cinsel yaşantısını da etkilemeden ve hasar vermeden...


« « Rektosel Nasıl Teşhis Edilir?.. Rektosel'de LASERÖTESİ Tedavi Farkı... » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.