ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.
 
HEMOROİD, ANAL FİSSÜR,
REKTOSEL
gibi
hastalıklarda
Tedavi Kararı?










Paylaş - Yazdır

Anal Fissür Neden ve Nasıl Oluşur?

      Anal Fissürler; AKUT ve KRONİK olmak üzere iki şekilde tanımlanır. Neden oldukları ağrı, kanama gibi şikayetlerin sıklık ve şiddetine göre akut veya kronik fissür ayırımı yapılmaz. Sıklığı ve şiddeti ne olursa olsun, sıkıntılar bir şekilde başladıysa ve muayene ile teşhis de edildiyse AKUT (yeni) ANAL FİSSÜR olarak kabul edilir.

      Ancak 4-8 hafta içersinde Akut Anal Fissür; kullanıcı hatalarının düzeltilmesiyle, yani dışkılama işlevlerinin NORMAL şartlarda gerçekleştirilmesiyle kendiliğinden yada  konservatif/ medikal (ilaçlar) yöntemlerle iyileşmiyorsa ya da iyileşiyor gibi yapıyor, fakat zamanla tekrarlayan sıkıntılara neden oluyorsa KRONİK (eski) ANAL FİSSÜR olarak kabul edilir.
      Genel olarak Akut Anal Fissürler; sınırları keskin, çizgisel veya armut şeklinde, tabanında granülasyon dokusu olabilen, anal mukoza yırtıklarıdır. Kronik Anal Fissürlerde ise bu yapısal özelliklere ilave olarak tabanda kas lifleri, makat ağzında ele gelen memeleşme(skin-tag) ve ayrıca makat içinde memeleşme (hipertrofik papilla) bulunur.

      Anal fissür hastalığının neden kaynaklandığı konusunda çeşitli görüşler olmasına rağmen kesinlik kazanmış net bir görüş yoktur. Sıklıkla Mekanik Travma başta olmak üzere anal kanal anatomisi, sfinkter(makat kası) işlev bozukluğu ve iskemi gibi birçok faktör katkıda bulunur.

      Ancak tüm bu faktörler içersinde en çok kabul gören MEKANİK TRAVMA'dır. Ki;

•► Kullanımın başladığı gençlik, hatta çocukluk yıllarına kadar uzanan kökleri olur. 3-5 aylık olay değildir.
•► Bilgi ve bilinç eksikliği nedeniyle pek farkında olunmayan, önemsenmeyen tuvalet ve dışkılama eylemleriyle beslenir.
•► Artan ıkınma ve/veya zorlanmalarla karekterize HATALI DIŞKILAMA işlevleriyle tetiklenir.

     Dolayısıyla, "bardağın yavaş yavaş dolması" misali, çoğu zaman "NORMAL" diye ifade edilen ama normal olmayan (hatalı) dışkılama işlevleriyle karakterize KULLANICI HATALARI nedeniyle Anorektal Fonksiyonda (Dışkılama İşlevinde) zamanla bir takım yapısal hasarlar oluşmaya başlar. Sıklıkla da bu hasarların pek farkına varılmaz. Beslenme alışkanlıklarındaki değişikliklerle veya artan ıkınmalarla/zorlanmalarla bir şekilde tolere edilmeye çalışılır. Ancak bu arada, artan ıkınma ve zorlanmalar; ister istemez MEKANİK TRAVMA olarak etkisini(hasar) makatta da göstermeye başlar. Ve bir gün, TAŞAR.... Ve taşmanın adı da sıklıkla Anal Fissür olur. Ne zaman ve nasıl taşacağı bilinmez, kestirilemez. KULLANICI  bağımlı hatalı dışkılama işlevlerine devam edildiği sürece mutlaka, bir gün TAŞAR!...

      Kısa bir hatırlatma:
     § Makat ağzına ait birçok hastalığın oluşmasında hatalı dışkılama işlevi ve buna bağlı olarak artan, ıkınarak dışkılama alışkanlığı (KULLANICI HATASI) en önemli rolü oynar. Ancak çoğu kişi, yaptığı bu hatanın farkında bile değildir. Çünkü “Ikınma” eylemi; sıklıkla “zorlanma” diye bilinir veya algılanır. Bu nedenle de çoğu kişi “ıkınmadığını” ifade eder(?).

      Hâlbuki normal dışkılama işlevi, "Mermiyi namluya ver, ama namludan sen çıkarma, kendiliğinden çıksın" modeli olarak düşünülürse; tuvalette ilk olarak karın kasları kullanılarak dışkı, makat ağzına yönlendirilir. Yani mermi namluya verilir. İşte normal dışkılama işlevi için olması gereken ıkınma bu kadardır. Ama çoğu defa gerek dışkının kendiliğinden çıkmaması gerekse kendiliğinden çıkışın beklenememesi sebebiyle karın kasları tekrar devreye sokulur. Ve dışkının makata yönlenmesine ilave olarak makattan çıkması da sağlanır. Yani mermi namludan da çıkartılır. İşte karın kaslarının desteğiyle olan bu destekli çıkışlar; artan ıkınmalar olarak adlandırılır ve yıllar içerisinde pek farkında olmadan yapılır. Hatta bu artan ıkınmalar; zaman zaman yetmez, "zorlanma" adı altında ve yüz mimiklerine de yansıyacak şekilde katmerli ıkınmalar olarak yapılır.§

      Sıklıkla kalın ve sert dışkılama olarak bilinen kabızlık; mekanik travmanın, yani kullanıcı hatasının, yani ıkınarak dışkılamanın en belirgin sebebi olarak görülse de patlayıcı tarz sıvı bir dışkılama, yani ishal durumu da benzer bir etki oluşturur. Ayrıca bilinenlerin aksine, düzenli olarak hergün tuvalete gidiyor ve yumuşak kıvamlı dışkı çıkarıyor da olsanız; makat ağzı, mekanik travmaya maruz kalabilir. Çünkü Dışkılama Güçlüğü adı altında, ıkınma ve artan ıkınmalarla dışkı çıkışının sağlandığı ama farkında olunmayan bir kabızlık tipi yaşanıyor olabilir. Ki bu hastalarda, gün içersindeki dışkılama sayılarının artmış olduğu da gözlenir.

Dışkılama Güçlüğünün altında sıklıkla İNTERNAL MUKOZAL PROLAPS, REKTAL INTUSSUSCEPTİON ve REKTOSEL HASTALIĞI olduğu unutulmamalıdır.

Mekanik travmaya neden olan diğer olaylar;
•► Gün içersinde tam boşalamama nedeniyle birden fazla dışkılama ya da tuvalette uzun süre kalma
•► Yabancı cisim uygulaması,
•► Aktif Anal(ters) ilişki,
•► Hemoroidektomi gibi Anal ameliyatlardır.

      Tüm bu mekanik travma nedenleri "altta yatan olası unsur" olarak tanımlanır. Dolayısıyla yıllar boyu, “artan ıkınma” ve zaman zaman da “zorlanma(katmerli ıkınma)” şeklinde devreye giren bu olası unsurların etkisiyle makat; her tuvalete gidişte, bir şekilde mekanik travmaya maruz kalır. Bu travmanın derecesi ve devamlılığına bağlı olarak da makat iç kaslarında zorlanma (kasılma-ANAL SPAZM) şeklinde hasar oluşmaya başlar. Ki bu hasar; anal spazmın derecesi (makat iç kas kalınlığı) olarak "altta yatan olası hasar" diye tanımlanır.
  ► ► ►  
      Bunun bir örneği; değişen günlük aktivite ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle yaşanan geçici kabızlık ve ishal durumlarıdır. Bu geçici durumlar; insan hayatı için kaçınılmazdır. Dolayısıyla makat ağzı, yaşam içersinde mekanik travmaya bir şekilde maruz kalır. Ancak birbirini tetikleyen bu döngü, belli sınırlar dâhilinde tolere edilir ya da geçici olması sebebiyle erkenden kırılır. Dolayısıyla kısır döngüye dönüşmez.
  ► ► ►  
      Ancak artan ıkınmalarla karakterize hatalı dışkılama işlevinin devam etmesiyle bu döngü; gün gelir, tolere edilemez hatta kırılamaz hale gelir ve kısır döngüye dönüşür. Bu kısır döngü ise artan anal spazm nedeniyle yanma- sızlama gibi bir takım şikâyetlere neden olsa da; sıklıkla, beslenme değişiklikleriyle bir şekilde "idare edilir!.." halde tutulur veya önemsenmez. Ne zamanki; ipin ucu kaçar ve ishal ya da kabızlık şeklinde ani bir zorlanma oluşur. İşte o zaman; mekanik travma etkisi tavan yapar ve makat ağzında fissür adı verilen çatlak(yara) oluşur. Yani yavaş yavaş dolan bardak taşar...  Sonra da "hiçbir şeyim yoktu, birden oluştu" denir. Oluşan bu çatlağa AKUT ANAL FİSSÜR adı verilir.

      Akut Anal Fissür; makat ağzında, özellikle ağrı duyusunu sağlayan sinir uçlarının yoğun olduğu bölgede oluşur. Dolayısıyla dışkılama sırasında makat ağzının açılmasına bağlı olarak cam kesiği gibi batıcı, kesici tarzda ve/veya yanma, sızlama tarzında ağrı hissedilir. Bu ağrıya paralel olarak makat kaslarındaki kasılma da (Anal Spazm) tetiklenir. Akut(Yeni) Fissür’de ağrıya sıklıkla kanama da eşlik eder. Ama bu kanama, dışkı üzerinde çizgi şeklinde veya bir iki damla kadar tuvalette ya da tuvalet kâğıdına bulaşmış olarak gözlenir.

      Akut Anal Fissür oluştuktan sonra vücut oluşan bu yarayı(çatlağı) iyileştirmeye çalışır. Ancak devreye altta yatan olası unsur (ıkınmayı artıran neden ve hastalıklar) olarak mekanik travma girer. Eğer mekanik travma, beslenme nedeniyle geçici olarak oluştuysa; “ıkınmadan bol yumuşak dışkılama” olacak şekilde beslenme ve dışkılama alışkanlıklarında yapılacak düzenlemelerle travmanın etkisi azaltılır ve fissür(yara) iyileşmesi gerçekleşir.
Akut ve Kronik Anal Fissürlerde rol oynayan kısır döngü süreçleri....Akut ve Kronik Anal Fissürlerde rol oynayan kısır döngü süreçleri....Akut ve Kronik Anal Fissürlerde rol oynayan kısır döngü süreçleri....
      Ancak yine, bir şekilde artan ıkınmalarla karakterize hatalı dışkılama işlevine bağlı mekanik travma devam ederse; her dışkılamada oluşan ağrı nedeniyle, zaten döngüde var olan makat kaslarındaki kasılma (Anal Spazm) belirginleşir. Bu belirginleşmeye paralel olarak ağrı da zonklayıcı hal almaya başlar. Bu durum, ister istemez; hem gelişen tuvalet korkusuyla hem de beslenmenin azaltılmasıyla beraber dışkı çıkışının önünde bir blokaj oluşturarak ıkınmayı, dolayısıyla mekanik travmayı daha da tetikler.

      Zamanla, gerek zonklayıcı ağrıdaki artışa gerekse beslenmenin azaltılmasıyla artan ıkınmalara bağlı olarak anal spazm daha da belirginleşir. Artan bu anal spazmın derecesine ve devamlılığına göre fissür bölgesine giden kan akımında azalma (İskemi) ve yara iyileşmesinde gecikme oluşur. Böylece, kısaca AĞRI-SPAZM-İSKEMİ olarak özetlendirilen kısır döngü süreçleriyle hastalık; KRONİKLEŞME sürecine girmeye başlar.

      Her ne kadar kronikleşme sürecine girmiş de olsa konservatif yaklaşım adı altında, kişinin kendisinin yapacağı beslenme ve dışkılama alışkanlıklarındaki uygun düzenleme ve tıbbi destekle, bu döngüler; en fazla 4-6 haftalık zamanda kırılabilir ve iyileşme sağlanabilir.

Ancak "daha çok sulu şeyler yiyeyim, az yiyeyim, sadece sebze yiyeyim, iki hap içeyim, krem süreyim, fitil kullanayım, dışkı yumuşatıcı kullanayım geçsin..." düşüncesiyle
kısır döngü süreçleri kırılamaz.

      Özellikle "doğru" diye bilinen "yanlış" dışkılama işlevi konusunda bilgilenmek ve bilinçlenmek, makatı hor kullanmamayı öğrenmek; mekanik travmanın etkilerini azaltmak ve kısır döngü süreçlerini kırmak adına atılması gereken ilk adımlardır. Makat ilgi ve özen ister. İhmale gelmez... Boşuna "Müdür" dememişler...

      Diğer taraftan, beslenme ve dışkılama alışkanlıklarındaki uygun düzenlemelere rağmen ilerleme elde edilemiyorsa; "altta yatan olası unsur" olarak ıkınmayı artıran, yani mekanik travma neden(ler)inin (Rektosel, İnternal Mukozal Prolaps gibi...) varlığı araştırılmalı, göz ardı edilmemelidir(!).

      Bu nedenle, anal muayene sırasında anal fissür saptanan hastalarda; hatalı dışkılama işlevi nedeniyle oluşan olası unsur ve hasar döngüsü akılda tutularak; DEFEKOGRAFİK (iLAÇLI DIŞKILAMA FİLMİ) ve 3D ENDOANAL ULTRASONOGRAFİK inceleme yoluna da gidilmelidir. Ancak bu sayede hastanın DIŞKILAMA İŞLEVİ ve bu işlevde rol oynayan olası unsurlar (neden ve hastalıkları) ve hasarlar (anal spazmın derecesi) göz ardı edilmemiş olur. Ki bu incelemeler; Anal Fissür hastalığı için uygun tedavi alternatiflerinin(ilaç, botox, ameliyat-LİS) seçimi için de gereklidir.

      Çocuk anal fissürlerinde sıklıkla altta yatan olası unsur olmaması sebebiyle konservatif yaklaşımla başarıya ulaşmak mümkündür. Ancak yetişkinlerde, sıklıkla nüks eden anal fissür ya da devam eden makat ağrılarında, altta yatan olası unsur olarak Rektosel/İnternal mukozal prolaps gibi hastalıkların çıkması; Anal Fissürde DEFEKOGRAFİ'nin önem ve yerini kanıtlar tarzdadır.

      Sonuçta bir şekilde bu kısır döngü süreçlerinin kırılamaması zamanla anal spazm ve iskeminin artmasına neden olarak iyileşme sürecini uzatır ve KRONİKLEŞME süreci yerleşmeye başlar. Bu yerleşmeye bağlı olarak da yırtık, yani yara hattında bir takım değişiklikler ve ek sorunlar gelişmeye başlar. Kısaca anal fissür bezdirir.

O halde şimdi de bu kronikleşme sürecini ve sonuçlarını inceleyelim.


« « Anal Fissür (Çatlak) Anal Fissür Nasıl Kronikleşir? » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.