ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.








Paylaş - Yazdır

Akut Anal Fissür Tedavisi

      Akut Anal Fissür tedavisi; sıklıkla “günü kurtarmak” adına mevcut sıkıntılardan bir an önce kurtulmak ve bu sayede, hastalığı yok etmek şeklinde algılanır. Ancak sıklıkla da hüsrana uğranır!..

      Akut Fissürde tedavi yaklaşımı; mevcut yaranın(çatlağın) kronikleşmesini engellemeye yönelik olacak şekilde hastalığın içinde bulunduğu kısır döngü sürecinin uzun vadeli ve kalıcı olarak kırılmasıdır. Yoksa “tekrarlama” adı verilen sıkıntılarla karşılaşılması ve hastalığın kronikleşmesi kaçınılmazdır.

      Bu amaçla akut fissürde, makat ağzına mekanik travma olarak yansıyan artan ıkınma ve anal spazmın giderilmesi için konservatif yaklaşım tercih edilir. Beslenme ve dışkılama alışkanlıklarındaki hataların giderilmesi temelinde uygulanacak bu yaklaşımla; %50-50 iyileşme ve kronikleşme oranlarına ulaşılır.
      Ayrıca, var olan anal spazmı giderebilmek için sıcak su banyoları ve çeşitli formda ilaçlar da destek olarak kullanılır. Bu sayede, iyileşme oranları %70-80’lere kadar çıkartılabilir.

      Medikal, tıbbi veya ilaç tedavisi olarak isimlendirilen bu yaklaşım, sıklıkla hem Akut Anal Fissürün hem de tedavisinin basite alınması veya algılanmasına sebep olur. Bu durum, hastalığın iyileşme oranlarında azalma ya da kronikleşme riskinde artış olarak yansır. Anal spazmda artış olarak yansıyan bu algılayışın getirdiği hataları iki başlıkta değerlendirebiliriz.

1. Tanı/Teşhis aşamasındaki hatalar nedeniyle Anal Spazmın tetiklenmesi;

► Çoğunlukla “Geçer Belki!..” tarzında düşünceye sahip olunması veya beklenmesi,
► Bölgenin özelliği gereği tabuların esiri olunup muayenenin ertelenmesi veya kaçınılması,

2. Tedavi aşamasındaki hatalar nedeniyle Anal Spazmın tetiklenmesi;

► Hastalığın sadece iki ilaç kullanarak kendiliğinden tedavi edilebileceği düşüncesine sahip olunması,
• Anal muayene olunmadan veya muayene edilmeden ilaç kullanılması,
• Öyle rastgele başkalarının kullanıpta "iyi geldiğini" söylediği ilaçların kullanılması,
Kontrolsüz olarak eczanelerden çeşitli krem, fitil alınması ve kullanılması,
► Anal travmadan (Kabızlıktan) kurtulmak adına, uzun süreli dışkı yumuşatıcı veya laksatif ilaç kullanılması,
► Tuvalette, “imam bildiğini okur” hesabı hatalı/gereksiz ıkınma alışkanlıklarına aynen devam edilmesi,
► Yeterli sıklıkla ve şekilde sıcak su banyosu yapılmaması veya özen gösterilmemesi,
► Kalın çaplı, bol yumuşak dışkı çıkarılması mantığından uzaklaşılması,
► Gıda alımının azaltılması veya özellikle sulu-yumuşak beslenmeye geçilmesi,
► Dışkı hacmini artırmak için lifli+lifsiz dengesinin sağlanamaması nedeniyle olur.
 

      Akut Anal Fissürde Tedavi adına neler yapılmalı? Konservatif yaklaşımın kapsamı ve amaçları...

      Konservatif yaklaşımla Akut Anal Fissürde %50 hatta %70-80 olan iyileşme şansını kaybetmemek için neler yapılması gerektiğini, adım adım ve sırasıyla ele alalım.

     1. Yaşam sürecinde makatla ilgili olarak adı, sıklığı ve şiddeti ne olursa olsun, az veya çok bir sıkıntı yaşandığında; ilk yapılması gereken makata sıcak uygulamasıdır. Bu uygulama, sorunun nedeni Akut Anal Fissür olsun veya olmasın, muayene olup tanı konulana kadar; ağrı açısından hem rahatlatıcı hem de şiddetlenmesini (anal spazma karşı koruyucu) engellemede faydalıdır. Tabii ki usulüne uygun olarak yapılırsa... (Bknz: Sıcak Su Banyosu)

     2. En kısa zamanda muayene olunmalıdır. Döngüsel süreçte Anal Spazm fazla belirginleşmeden yakalanmalı ve tedaviye başlanmalıdır. Çünkü anal spazm belirginleştikçe; spazmı çözmek daha zorlaşır ve kronikleşme riski belirginleşir. Bu nedenle muayene ile mevcut durum; akut anal fissür olarak tespit edildikten sonra hastalığın içinde bulunduğu, olası kısır döngü süreci ve bu süreci tetikleyen unsurlara yönelik tedavi planlamasına gidilir.
     3. Mademki şikâyetler dışkılamayla tuvalette başlıyor. O halde bu kısır döngüde yer alan hatalı dışkılama işlevi ve bunun tetiklediği “artan ıkınmalar” öncelikle kontrol altına alınmalıdır. Hasta bu amaçla, beslenme ve dışkılama alışkanlıkları konusunda bilgilendirme ve bilinçlendirme sürecine alınır. Her hastanın durumu yani beslenme ve dışkılama alışkanlıkları farklıdır. O yüzden birebir görüşülerek hastanın durumuna uygun düzenlemelerin yapılması gerekir. Ancak Bu sayede Normal Dışkılama İşlevi adına, IKINMADAN, BOL YUMUŞAK DIŞKI çıkarılması hedeflerine ulaşılabilir. Böylece mekanik travmayı oluşturan hem ıkınmalar hem de ıkınmanın tetiklediği Anal Spazm azaltılmış olur.

      "Diş macunu tüpü" misali, Ikınmadan bol yumuşak dışkı yapabilmek için öncelikle diş macunu tüpünün dolu olması gerekir. Yani yeterli miktar ve kıvamda dışkının makat ağzına gelmesi gerekir. Bunun için bilinenlerin aksine az miktarda ve sadece sulu-sebzeli beslenmekten kaçınılmalı; muz kıvam ve kalınlığında dışkı oluşturacak şekilde, herşeyden ve lifli/lifsiz dengesini koruyacak çeşilde daha bolca yenilmelidir. Bulgur pilavı, kuru fasulye, mercimek, et, ekmek takviyeli bol yeşillikli salata gibi... Unutmayın ki makat bu tarzda çalışmak için yaratılmıştır. O yüzden, biraz ters gelebilir ama çivi çiviyi söker.

      Ancak, bol ve yumuşak dışkı oluşturacak tarzdaki bu beslenmeye rağmen yaşanan sıkıntılarda bir iki hafta içersinde azalma, gerileme olmuyorsa; o zaman, pek farkında olmadığınız ve bir şekilde engelleyemediğiniz IKINMALARINIZ oluyor demektir. Bunun için DIŞKILAMA GÜÇLÜĞÜ yönünden Defekografi (İlaçlı Dışkılama Filmi) ve 3D Endoanal Ultrason gibi tetkiklerle araştırılmanız gerekir. Bu sayede bu ıkınmaların altında yatan olası neden ve hasarları bulmak mümkün olabilir. Ki bu durumda tedavi planlamanızın yön değiştirebilir.

      Kısa bir hatırlatma notu;
    “ Makat ağzına ait birçok hastalığın oluşmasında hatalı dışkılama işlevi ve buna bağlı olarak artan, ıkınarak dışkılama alışkanlığı önemli bir rol oynar. Ancak çoğu kişi, yaptığı bu hatanın farkında bile değildir. Çünkü “Ikınma” denildiğinde sıklıkla “zorlanma” olarak algılanır. Dolayısıyla da çoğu kişi “ıkınmadığını” ifade edilir.

      Hâlbuki normal dışkılama işlevi "Mermiyi namluya ver, ama namludan sen çıkarma, kendiliğinden çıksın" modeli olarak düşünülürse; tuvalete oturulduğunda ilk olarak karın kaslarını kullanarak dışkı, makat ağzına yönlendirilir, yani mermi namluya verilir. İşte normal dışkılama işlevi için olması gereken ıkınma bu kadardır. Ama çoğu defa gerek dışkının kendiliğinden çıkamaması gerekse kendiliğinden çıkışın beklenememesi sebebiyle karın kasları tekrar devreye sokulur. Ve dışkı çıkışı sağlanır. Yani mermi namludan da çıkartılır. İşte karın kaslarının desteğiyle olan bu destekli çıkışlar; artan ıkınmalar olarak adlandırılır ve yıllar içerisinde pek farkında olmadan yapılır. Hatta bu artan ıkınmalar, zaman zaman zorlanma adı altında yüz mimiklerine de yansıyacak şekilde olur.

      İşte yıllar boyu devam eden bu artan ıkınma ve zaman zaman devreye giren zorlanmalar sonucu makat, mekanik travmaya maruz kalır. Bu travmanın derecesi ve devamlılığına bağlı olarak makat ağzında bir takım hasarlar oluşmaya başlar. Yani namlunun ucu hasar görmeye başlar. Gün gelir bu hasarın adı Hemoroid olur, gün gelir Anal fissür olur...

     4. Normal Dışkılama İşlevi hedeflerine ilave olarak, tedavi aşamasına var olan anal spazmı doğrudan azaltmak amacıyla sıcak uyuglama eklenir. Bu sayede anal spazmın ıkınma üzerine olan etkisi de azaltılmış olur.(Bknz: Sıcak Su Banyosu) Ayrıca sıcak su banyoları azalan anal spazm üzerinden, dolaylı etkiyle ağrının azaltılmasında kullanılır. Azalan ağrı da geriye doğrudan etkiyle anal spazmı azaltır.
     5. Ayrıca, kısır döngü süreçlerinde hem bir şikayet hem de anal spazm tetikleyicisi olarak yer alan ağrıyı azaltmak amacıyla; ağrı kesici krem, fitil, hap, iğne gibi ilaçlardan faydalanılır.

     6. Tüm bunlara ilave olarak anal spazmı doğrudan azaltmak adına, %0.2 lik İsosorbit dinitrat içeren karışım pomatlar (Rectogesic ® veya özel karışımlı hali) da akut anal fissürlerde kullanılabilir. (Bknz: Kronik Anal Fissür Tedavisi)

      Yukarıda tanımlanan hatalardan kaçınıldığında ve tedavi eksiksiz olarak uygulandığında ilk 1-2 hafta içersinde %70-80 başarı elde etmek mümkündür.

     Ancak tüm bunlara rağmen başarı elde edilemiyor veya elde ediliyormuş gibi görünse de kısa zaman içersinde sorunlar tekrar belirginleşiyorsa AKUT ANAL FİSSÜR tanısını tekrar gözden geçirmekte, Defekografi ve Endoanal Ultrason(EAUS) gibi ek incelemelere gitmekte fayda vardır.

a.) Defekografi sayesinde Dışkı çıkış güçlüğü kabızlığı olarak hatalı dışkılama işlevinde rol oynayan İnternal Mukozal Prolaps ve Rektosel gibi altta yatan olası unsur-hastalıklar göz ardı edilmemiş olur.

b.) 3D Endoanal Ultrason(EAUS) sayesinde Fissür iyileşmesini geciktiren makat iç kasında altta yatan olası hasar-kalınlaşma (Anal Spazmın derecesini) saptanmış olur. Böylece hastanın mevcut sıkıntılarının akut alevlenmeler olduğu, aslında kronik formda olduğu anlaşılır. Çünkü Anal Fissür kronikleştikçe; konservatif tedaviden geçici olarak fayda görülse de, klinik tablo sık sık tekrar edebilmektedir.

      Ki, tüm bu altta yatan olası unsur ve hasarlar; hastalığın tedavi yaklaşımını tamamen değiştirecektir. O yüzden Akut formda dahi olsa Anal Fissür hastalığına bir bütün olarak yaklaşmak ve tedavi planlamasını yenilemek gerekir.

      Dikkat ettiniz mi? Konservatif yaklaşım; aslında bildiğimizi sandığımız ama bilmediğimiz, beslenme ve dışkılama alışkanlıklarını öğretme, uygulama ve devam ettirme prensipleri çerçevesindedir.

      Dolayısıyla, iyileşmenin olması kaçınılmazdır. Tabii ki uygulayabilenler, devam ettirebilenler ve altta yatan olası unsur ve hasarı olmayanlar için.... O yüzden, kolaymış gibi görünse de hiç kolay değildir!..

      Çünkü akut da olsa çoğu anal fissür hastası; farkında olmadığı dışkılama güçlüğüne sahiptir... Yani altta yatan olası unsura sahiptir...


« « Anal Fissürlerde Tedavi Kronik Anal Fissür Nasıl Tedavi Edilir? » »

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.