ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.








Paylaş - Yazdır

Çocuklarda Anal Fissür; Ne yapmalıyız?

      Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da en sık; dışkılama sırasında yaşanan mekanik travma (zorlanma) nedeniyle makatta çatlak (Anal Fissür) oluşur.

      Ancak makattaki bu zorlanma; yetişkinlerden farklı olarak çocuklarda, sadece katı-sert dışkı ile karakterize kabızlık dönemlerinde olur. Bu kabızlığın altında ise çoğunlukla ek gıda alımıyla belirginleşen yetersiz ve dengesiz beslenme yatar. Ayrıca dışkılama problemi olan anne veya babaların çocuklarında daha fazla kabızlık olur.

      Çocuklar, peklik (katı-sert dışkı) olarak da bilinen bu KABIZLIK dönemlerini; sıklıkla anne sütünün yetersizliği ve/veya kullanıcı (anne-bakıcı) bağımlı beslenmenin ön plana çıktığı ek gıda alımıyla birlikte yaşamaya başlar. Bu durum kaçınılmaz olarak dışkılamayı güçleştirir ve makatta zorlanmaya yol açar. Zamanla ve annelerin “Ihhlaaa da çıkar” öğretisiyle de belirginleşen bu zorlanmalar; gün gelir ya Anal Fissür (makatta çatlak/yırtık) ya da tromboze dış hemoroid (makat kenarında mavi-mor, ağrılı şişlik) olarak gün yüzüne çıkar.

      Dolayısıyla çocuklardaki makat çatlağı; çoğunlukla kabızlık, bu kabızlık ise kullanıcı (anne-bakıcı) kaynaklı beslenme yetersizliği veya dengesizliği nedeniyle ortaya çıkar. O yüzden çocuklardaki Anal Fissür tedavisinde; kullanıcı (anne-bakıcı) destekli konservatif tedavi yeterli olur. Yeter ki kullanıcı (anne-bakıcı) işi kavrasın ve kendi dışkılamasıyla kıyaslamasın…. EĞİTİM ŞART!...

Çocuklarda Beslenme Tüyoları

      Çocuklardaki beslenme, öncelikle vücut gelişimi ve büyüme için gerekli (protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral gibi) yapı taşlarını yeterli miktarda içermelidir. Ancak beslenmenin dışkılama işlevi başta olmak üzere sindirim sisteminin çalışmasını sağlayacak şekilde düzenli, dengeli ve sürdürülebilir olması da gerekir. Aksi takdirde tuvalet, eziyet yeri olur.

      Çocuğun beslenmesi (öğünleri) düzenli aralıklarla gerçekleşmelidir. Yaş ve ihtiyaca göre öğün sayısı belirlenmeli, gereksiz ara öğünlerde kaçınılmalıdır. Ne kadar yasaklansa da çocuklar, eninde sonunda “abur-cubur” adı verilen gıdaları yer. O yüzden yasaklamak yerine kısıtlamak ve yemekten sonra verilmelidir. Böylece hem yapı taşlarının (protein, vitamin gibi...) düzenli aralıklarla alımı hem de bağırsakların düzenli aralıklarla çalışması sağlanır.

      Ayrıca yeterli miktarda dışkı oluşumu için beslenmenin dengeli olması gerekir. Ancak dengeli beslenme denildiğinde sıklıkla protein, yağ, karbonhidrat dengesi anlaşılır. Halbuki beslenmenin, öncelikle lifli/lifsiz oranıyla dengelenmesi gerekir. Ancak bu oran sayesinde hem bağırsakların sağlıklı çalışması hem bol ve yumuşak dışkı oluşumu hem de ıkınmadan (hatta zorlanmadan) dışkı çıkışı temin edilmiş olur. Son olarak da düzenli aralıklarla gerçekleşen bu dengeli beslenmenin sürdürülebilir olması gerekir.

      Tabii ki bu arada su dengesi ihmal edilmez. Bunun en kolay yolu ise idrarın rengidir. Sabah yapılan ilk idrar hariç olmak üzere gün içerisinde su gibi duru veya açık sarı idrar çıkıyorsa su dengesi sağlanıyor demektir. Çünkü vücut, ihtiyacı olan suyu önce bağırsaktan çeker. Bağırsaklarda yeteri kadar su bulamazsa böbreklerden çekmeye, dolayısıyla idrarın rengi de sararmaya(koyulaşmaya) başlar. Ezbere bir şey yok...

Çocuklarda Tuvalet Eğitimi Tüyoları

      Çocuğun, bezden kurtulup kendi başına tuvalet alışkanlığı edinmesi gerekir. Ancak bu süreçte devreye giren tuvalet eğitimiyle dışkılamanın "uygun yer ve zamanlarda olması" sağlanır. Ancak tuvalet eğitimiyle dışkılamanın nasıl yapılması gerektiğinden ziyade abdest tutmaya odaklanılır ve dışkılama görev haline dönüştürülür. Ki bu durum; Annenin hijyen öngörüsüyle de beslenir.

      Bu öngörü; annenin çocuğunu koruma içgüdüsüyle ve “Öyle her yerde tuvalete gidilmez, mikrop kaparsın.” düşüncesiyle gerçekleşir. Ama bu düşünce; “Kaş yapayım derken göz çıkarma” misali, farkında olmadan da olsa çocukta tuvalet tutma veya erteleme alışkanlığına, dolayısıyla dışkının barsakta daha uzun süre kalıp içeriğindeki suyun emilmesini ve katılaşmasını yol açar. EĞİTİM ŞART!..

      Çocuklar, tuvalet tutma ve erteleme sonucu katılaşan dışkıyı tuvalette çıkaramaz ve sıkıntı yaşar. Doğal olarak anne, tekrar devreye girer. Çoğu anne, “Normal/Doğru” diye bildiği kendi yaşadıklarına göre “IHHLAA DA ÇIKAR!..” diyerek çocuğuna ıkınmayı (hatta zorlanmayı) öğretir. EĞİTİM ŞART!..

      İşte böylece yıllar içerisinde hatalı beslenme alışkanlıklarına hatalı dışkılama alışkanlıkları da eklenmiş olur. Ki devam eden bu hatalı alışkanlıkların derecesine bağlı olarak KABIZLIK ve kabızlık temelinde çeşitli makat hastalıkları (Anal Fissür, Hemoroid gibi) oluşmaya başlar.

Çocuklarda Anal Fissür Tedavi Tüyoları

      Çocukların makat muayenesinde çok dikkatli olmak gerekir. Mümkün olduğunca basit manevralarla kabalar aralanır ve makat ağzına bakılır. Tanı koymak için bu yeterlidir. Elle veya parmakla muayeneden hem ağrılı olması hem de çocukta gereksiz bir korkuya neden olmamak için çok gerekli olmadığı sürece kaçınılır. Bu aşamada bebeklik döneminde dahi belirtilerini vermeye başlayan Hirschsprung Hastalığı yönünden dikkatli olmak gerekir. Ki zaten, doktorunuz (Çocuk ve/veya Çocuk Cerrahisi Uzmanı) bu konuda yardımcı olur.

     Makatında Anal Fissür oluşmuş çocukta en belirgin sıkıntı; dışkılama sırasında oluşan ağrı, yanma-sızlama ve buna bağlı olarak dışa yansıyan ağlamadır. Makattaki bu ağrı nedeniyle çocuklar da yetişkinler gibi makatı kasmaya ve tuvaletten kaçınmaya başlar. Ancak her iki durum; “kaş yapayım derken göz çıkarma” misali bir kısır döngüye yol açar ve ağrıyı daha da artırır.

      Çocukluk çağında oluşan fissür(ler); çoğunlukla cerrahi tedaviye gerek kalmadan konservatif (medikal) tedaviyle iyileşir. Çünkü çocuklarda, beslenme ve dışkılama hataları dışında ıkınmayı tetikleyen ve makatı zorlayan Rektosel, Anismus, İnternal Mukozal Prolapsus gibi hastalıklar henüz oluşmamıştır.

      Ancak tabii ki konservatif tedavi; düzenli olarak kullanılsa dahi, sadece “iki krem sürmek, fitil kullanmak veya dışkı yumuşatıcı içmek” olarak anlaşılmamalıdır. O yüzden baştan beri ifade ettiğimiz gibi "EĞİTİM ŞART!.."

      Ama kimin için? Tabii ki kullanıcı (Anne-Bakıcı) için... Çünkü konservatif tedavi, birbirine bağlı iki temel adımda gerçekleşir. Evet, ilk adımı bu ilaçlar oluştursa da asıl olan; annenin ikinci adımdaki rolü ve devamlılığıdır. Anne, beslenme ve dışkılama alışkanlıkları konusunda ne kadar bilgili ve bilinçli ise ikinci adım sonundaki başarı da o kadar kısa sürede ve yüksek oranda gerçekleşir. Çünkü yukarıda anlattığım anal fissür oluşumunun temel mekanizması ve bunun çocuğuna yansıyan farklı formları çok daha erken algılanır ve gerekli düzenlemeler en kısa sürede gerçekleştirilir.

      Konservatif tedaviye yani ilk adıma, ağrı nedeniyle çocuğun içinde bulunduğu kısır döngüyü kırmakla başlanır. Bu amaçla, çok belirgin katı ve sert dışkılama tarzı bir peklik durumu varsa, kısa süreli kullanmak şartıyla ilk olarak; dışkı yumuşatıcı ve/veya lavman uygulaması önerilir. Ki bu sayede; ilk etapta barsaklarda birikmiş, katılaşmış veya makat ağzında tıkaç haline gelmiş dışkının rahat boşalımı sağlanır.

      Müteakiben, ağrı ve tuvalet korkusunu azaltmaya yönelik olarak; ağrı kesici, uyuşturucu kremler ve sıcak su banyoları önerilir. Hatta tuvaletini sıcak su içerisinde oynarken yapması önerilebilir. Ancak tuvalet korkusunun geçmesi biraz daha zaman alabilir. Haftalar gibi… Çünkü çocuğun, bunu teyit etmesi gerekir.

      Çocuk, ağrıları biraz azalır azalmaz, az da olsa cesaretlenir ve teyit etmeye çalışır. Aslında annenin rol oynadığı ikinci adım da başlamıştır. Bu nedenle annenin "çivi çiviyi söker..." mantığıyla çalışan bağırsaklar için yeterli ve dengeli bir beslenmeye geçmesi gerekir. Bu mantık, ters gelebilir. Ama bu dönemde, özellikle de dışkı miktarını azaltan veya kıvamı cıvıklaştıran beslenmeden kaçınılmalıdır. Her şeyden dengeli bir şekilde ve düzenli aralıklarla bolca yenmelidir. Ancak bu sayede çocuğun hem tuvalet tutması engellenmiş hem de rahat ve kolay dışkılaması sağlanmış olur. Böylece dışkılama sırasında makatın uğrayacağı mekanik travma azalır, makat gevşer ve fissür de iyileşebilir.

      Çocuk tuvalete gittiğinde bunu teyit edemezse tekrar, kısır döngüye girer ve tuvalet korkusuyla, mümkün olduğunca tuvaletini tutmaya devam eder. Sil baştan….

      Birbiri içerisine geçmiş halde olan bu adımlar, ihtiyaç durumlarına göre ardı ardına uygulanabilirse başarı kaçınılmazdır. Bu arada, çocuğunuza ve onun bağırsak çalışma düzenine de biraz zaman vermeyi, fırsat tanımayı ihmal etmeyin. Aşırı pimpirik olmaya da gerek yok. Büyükanne beslenme modelini de göz ardı etmeyin...

ÖZETLE...
1. Dışkı çıkışını sağlayın, Ağrıyı azaltın.
      a-) Makatı zorlayan dışkıdaki katılaşmayı (pekliği) çözün. Bu amaçla dışkı yumuşatıcı ilaçlardan ziyade önceliği LAVMAN (Fleet enema, BT enema gibi) uygulamasına verin. Çocuk sol tarafına yatar vaziyette iken hafif ısıtıp yarım yarım uygulayın ve bekleyip iyice sıkışmasını sağlayın. Bu sayede özellikle tuvalet tutma erteleme alışkanlığını kırmanız kolaylaşır.
      b-) Bu ağrı, makat ağzında sertleşmiş dışkının oluşturduğu basınç veya kasılma ağrısı olabilir. O zaman lavman ile bu ağrı da azalır. Tuvalete, kendisi çıkmadığı sürece birkaç gün arayla lavman uygulamasını tekrarlayın...
      c-) Ayrıca makattaki ağrıyı azaltmak için sıcak uygulama ve/veya ağrı kesici krem, şurup, fitil kullanabilirsiniz.

2. Beslenmeyi düzenleyin.
      a-) Dışkı miktarını artıracak şekilde beslenmeyi düzenleyin(artırın). Bu süreçte özellikle sadece sulu ve sebze ağırlıklı yemeklerden kaçının. Sulu ve sebzeli yemekler de dahil olmak üzere dengeli bir şekilde düzenli aralıklarla ve her şeyden bolca yedirin. Çiğ kabak çekirdeği içi ile destekleyin. Ve idrar rengiyle kontrol ederek su alımını artırın.
      b-) Oluşturulan bol dışkı sayesinde hem tuvalet erteleme engellenir hem de ıkınmadan dışkı çıkışı sağlanır. Ki bu da birkaç gün içerisinde dolaylı olarak makatın gevşemesini, ağrının azalmasını ve çatlağın iyileşmesini sağlar.

2. Dışkılamayı Örnekleyin.
      -- Çocuklara sadece çiş için değil de dışkılama için de ev dışında tuvalete gidilebileceğini örnekleyin. Bu amaçla, çeşitli ortam ve mekanlarda; çocuğun duyabileceği şekilde "kakam geldi, tuvalete gitmem lazım veya kakam geldi, tuvalete gidiyorum." tarzı ifadeler kullanın. Bu sayede çocuğa, ihtiyacı geldiği takdirde tuvalet tutmaması gerektiği, evde veya ev dışında tuvalete gidip dışkılaması ve rahatlaması öğretilmiş olur.
      -- Ayrıca tuvalete kapısını kapatmayarak NORMAL DIŞKILAMA kuralları çerçevesinde gerçekleştirdiğiniz dışkılamayı görmesini sağlayıp gereksiz ıkınmalardan kaçınması öğretin. (Ama önce normal dışkılamayı öğrenmeniz gerekir.) Aynı zamanda çocuğun da kapısını açık bırakmasını sağlayarak gözlemleyin.

Ancak bu sayede
hem kabızlığı hem de kabızlık temelinde gelişen Anal Fissür gibi makat sorunlarını yenmek mümkün olur.

      Uzmanlığımın GENEL CERRAHİ olması sebebiyle bebek/çocuk yaş grubu, uzmanlık alanım içersine girmemektedir. Ancak, gerek ilgi alanımın PROKTOLOJİ (Anal Bölge Hastalıkları) olması gerekse "EĞİTİM ŞART!.." misali yetişkin olarak annenin devreye girmesi sebebiyle; annenin beslenme ve dışkılama alışkanlıkları hakkında eğitimi ve bilinçlendirilmesi temelinde yardımcı olmaktayım. Bu amaçla ve tabii ki; "Önce, zarar verme!.." mantığında hem çocuğun mevcut durumuna hem de geleceğine yönelik olarak (Koruyucu Hekimlik adına) bir faydamız oluyorsa, ne mutlu....

      Yetişkinlerde görülen fissür, basur gibi çoğu makat hastalıklarının temeli; hatalı beslenme ve dışkılama öğretilerine bağlı olarak çocukluk ve gençlik yıllarında atılır. Bu yanlış beslenme ve makatı hor kullanmanın ceremesi; yıllar içerisinde "bardağın taşması" misali, bir gün karşımıza çıkar ve bedel ödeme zamanı gelir. İşte, bu nedenle koruyucu hekimlik çok önemlidir...

Güncelleme: Mart 2017

« « Kronik Anal Fissür Tedavisi...  

 
Opr.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   basurum@hotmail.com

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.