ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.

Genel Cerrahi (PROKTOLOJİ) Uzmanı







ANASAYFA » BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ
 

Site içeriğinde anlatılan hastalıkların tanı ve tedavi süreçleriyle ilgili olarak bilmek istedikleriniz ve/veya anlaşılmayan konular, başlıklar halinde listelenerek cevaplandırılmıştır.

Listemizde cevabı olmayan sorunuz varsa, lütfen formumuzu kullanarak bize iletiniz.
Lütfen, kişisel sıkıntılarınız için Ön Bilgilenme Formumuzu kullanın.

Basur(Hemoroid) (180) Kıl Dönmesi (5) Rektosel (10) Anal Fissür(Çatlak) (29) Anal Apse-Fistül (32) Anal (Ters) İlişki (8) Kabızlık (7)
Genel Anlamda... (116)Hangi Branşta Muayene Olunur? (1)
Nasıl Beslenmeliyim? (3)Basur kanser yapar mı? (4)
İlaç ve Bitkisel Tedavi (2)Ne Yapmalıyım? Basur muyum? (17)
Ameliyat Sonrası (22)Gebelik ve Basur (4)
Lazerli Ameliyat? (4)Laserötesi Farkı? (7)
1 ...31 32 33 34 35 36
Rumuz: akkan 09.06.07, 13:24
sayın hocam benim sorum bu laserötesi tedavi sonrası tamamen ve kesin olarak bu illetten kurtuldum ve bir daha bu rahatsızlığı yaşamayacağım diyebiliyormuyuz yoksa belli bir zaman sonra tekrar bu rahtsızlıkla karşılaşma olasılığı varmı? daha doğrusu tamamen unuta biliyormuyuz bu rahatsızlığı yoksa zaman içinde yine kendisini yavaş yavaş hissettirebiliyor mu bu rahatsızlık. Birde böylesine güzel rahat ve mükemmel bir operasyonu niye diğer hekimlerimiz uygulamıyor veya bu yöntemden hiç bahsetmiyorlar Hekimliğin amacı İnsan sağlığı için en iyisi en mükemmeli ne ise onu uygulamak veya tavsiye etmek değilmidir? Tarafınızdan böyle bir imkan insanlığın hizmetine sunulmuşsa bence bundan faydalanmak bu rahatsızlığı çeken yaşayan herkesin hakkı olmalı lüzumsuz yere klasik ameliyatların sıkıntıları bizlere çektirilmemeli nedersiniz haksızmıyım? birde hasta olarak bize " KLASİK AMELİYAT" dışındaki her yöntem geçici,tekrarlama olasılığı yüksek yöntemler olarak bilgilendiriliyor EN KALICI VE KESİN ÇÖZÜM NEDİR diye sorduğumuzda " KESİN ve EN ETKİLİ TEDAVİ YÖNTEMİ KLASİK AMELİYATTIR" yanıtını veriyorlar ve açıkcası bizi tereddütte bırakıyorlar bu rahatsızlığımız için müracaat ettiğimiz hekimler. SİZİN DEĞERLİ GÖRÜŞLERİNİZİ ALMAK İSTİYORUM yukarıda arzettiğim konularla ilgili.TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM
Cevap: (01.12.09, 13:48)

       Sizin de belirttiğiniz gibi, KESİN, ETKİLİ ve EN KALICI TEDAVİ YÖNTEMİ KLASİK AMELİYATTIR. 70 yıldır etkinliğin devam ettiren tek yöntem KLASİK AMELİYAT'tır. Ancak bu yöntemin de ameliyat sonrası duyulan ağrı başta olmak üzere birçok dezavantajlı tarafları mevcut.
       Aslında hastalarımız en çok ağrıdan korkuyorlar ama ağrıdan çok daha önemli, ömür boyu devam eden, geri dönüşü olmayan ve düzeltmeye çalışsanız bile çok daha fazla zarar verebildiğiniz minör kontinensi(abdest tutmanın ince ayarı) bozucu etkileri mevcut. Evet, KLASİK AMELİYAT dışındaki her yöntem geçici, tekrarlama olasılığı olan yöntemlerdir. Bu yüzden de bu yöntemlerin belli aralıklarla tekrarlanmaları gerekmektedir.
Farkındaysanız; aşağı tükür sakal, yukarı tükür bıyık misali hastalarımızın isteklerinin hepsini sağlayabilecek bir uygulama-tedavi şekli yok. Etkili ve uzun vadeli bir tedavi istiyorsanız klasik cerrahi mantığını kullanmalısınız. "Ağrı ve diğer çıkabilecek sorunlar en az olsun, beni rahatlatsın yeter ve gerekirse bir daha olurum" diyorsanız , işte o zaman da diğer tedavilerin mantığını kullanmalısınız.
       1995 yılında uzmanlık eğitimine başladım. Çömezlik yılım bittikten sonra ilk dikkatimi çeken basur, fissür gibi makatın iyi huylu hastalıklarının pozisyon nedeniyle yeterli görüş imkanı vermeyişi, kirli bölge oluşu, basit görülmesi gibi birçok sebepten dolayı diğer ameliyatlar kadar popüler, yapılmak istenen ameliyatlar olmadığı idi. Bu durum benim için bir avantajdı. Çünkü uzmanlık eğitimimin bir parçası idi ve ilgilenen yoktu. 1999 yılı aralık ayı itibari ile başladığım uzmanlık dönemimde de bu ilgim devam etti. Ancak klasik ameliyat sonrası takiplerim gösterdi ki ameliyat etmekle hastanın işi bitmiyordu, takip ve kontrol edilmeleri gerekiyordu. En azından yara iyileşmesinin tam olarak sağlandığı süre olan 6-8 hf. boyunca... Bu takip süreleri sonucunda farklı, daha önce öğrenmediğim veya dikkatimi çekmemiş birçok tecrübelerim oldu. Tabii, bu tecrübeler sonucunda ameliyat tekniği ve ameliyat sonrası dönemlere ait bir takım değişikliklere gittim. Bu şekilde 2005 yılına kadar geldim. Tabii bu süre içinde 2000 den fazla vaka tecrübem oldu. Ama hala isteneni verememiştim. Sakal ve bıyıktan kurtulamamıştım. Minör kontinens bozukluğunu en aza indirgeyip uzun vadeli tedavi sağlayabiliyordum. Ancak ağrıyı azaltamamıştım. Tamam, ağrı bir süre sonra geçiyordu, ama yeterli değildi, azaltmalıydım. Bu düşüncelerle kasım 2005 yılında gelen 70 yaşındaki bir hasta LASERÖTESİ TEDAVİ'nin temelini atmama vesile oldu. İşlem klasik cerrrahi mantığında olacak, ağrı çektirmeyecek ve zaten yaşı nedeniyle bozulmuş olan kontinensini daha da bozmayacak.... Bu süreç içinde toplam 637 (Aralık 2009) vakamız oldu. Tüm evrelerde kullandık. Artık ne sakal var ne de bıyık.....Bir iki ufak kılımız var tabii ki... Ama bu kılların hiçbirisi ne sakal ne de bıyık oluşturabiliyor... Bilmem anlatabildim mi?
       Allah yapısı olan orjinal bir yapının ortalama 30 lu yaşlardan itibaren sıkıntı vermeye başladığını düşünürseniz. Biz kullarının yaptığı bir yapı için kesin, garanti gibi laflar kullanmamız ne kadar doğru olur. Diğer taraftan kesin olan bir şey daha vardır. Cerrahi mantık olduğu sürece vucudumuzun yara iyileştirme mekanizması sırasında oluşan, yine bir nevi allah yapısı, orjinalinden daha sağlam ve daha dayanıklı olan ve fibrosiz denen yeni asıcı bağ sisteminden faydalanılmaktadır. Bu da bizim hastalarımıza daha uzun vadeli, etkili dememizi sağlamaktadır.
       Sonuç olarak Laserötesi tedavi kendi kişisel uğraşlarım, tecrübelerim sonucunda ortaya çıkmış bir uygulamadır, modifikasyondur. Hem uzun vade sonucu vereceksiniz, hem ağrısı az olacak, hem erken işe dönme sağlayacaksınız, hem abdest tutma işlevlerine kalıcı(ister minör isterse majör) zarar vermeyeceksiniz, hem de işlevselliği çok güzel sağlayan bir ameliyat yapacaksınız.
       İşte aynı kefeye konmaz denen bu sonuçları aynı kefeye koymayı başardım. Bursa'da olmak veya Bursa'da bir gecesini geçirebilmeyi düşünebilen herkese bu yöntem bir alternatif olarak sunulmaktadır.
Rumuz: henam 30.05.07, 13:34
basur kalıtsal mıdır?
Bitkisel tedavilerle basurun geçtiğini düşünen hatta yaşayan kişiler var sizce bu mümkün mü?
Cevap: (30.05.07, 20:36)

       Basur kalıtsal mıdır? Ailesinde basur olan kişlerde daha sık oranda basur görülmektedir. Fakat bunun sebebi tam olarak ırsiyet (kalıtsal) özellik taşımasından değildir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda bunu ortaya koyacak genetik bir yapı tanımlanamamıştır. Bu durum daha çok ailesel beslenme düzeni ile açıklanmıştır. Ancak hastalar tarafından daha anlaşılır olması için hala "kalıtsal özelliği vardır " deriz. Ama mutlaka açıklamasını da yaparız.
       Tedavi; bir hastalığı iyileştirip eski, normal haline getirmek şeklinde tanımlandığında basurun ilaçla tedavi edilemeyeceği ortaya çıkar. Çünkü kullanılacak ilaçlar basura sebep olan bağ dokusu yıpranmasını ve damarlardaki genişlemeyi eski haline getiremez. Ancak kullanılacak fitil,hap krem gibi medikal uygulamalar hastanın basurdan kaynaklanan ağrı, yanma, kaşıntı, kanama, dolgunluk hissi gibi şikayetlerinin azalmasını sağlayabilir. Paramedikal (bitkisel) uygulamalar ise genel olarak barsaklarda, dışkının kıvamını yumuşatır ve basurun belirginleşmesine neden olan ıkınmaya engelleyerek şikayetlerin azalmasını sağlayabilir.
       Şikayetlerdeki azalma hastalığın iyileştiği anlamına gelmez. Hatta basurun derecesi bile değişmez, gerilemez. Basur ataklar halinde seyreden ilerleyici bir hastalıktır. Zaman zaman bulgularda artma olabilir. Bu dönemlerde uygulanacak sıcak banyo, krem,fitil, damar büzücü ilaçlar atak döneminde şikayetlerin azalmasına yardımcı olur. Bahsettiğiniz kişiler dediğiniz gibi sadece düşünüyorlar. Ama gerçeği onlar da çok iyi biliyorlar. Yaşam konforunuzu teslim etmek, onun esiri olarak hayatınızı kısıtlamak, riskleri bile bile taşımak ve kendi kendinize eziyet çektirmek. Sizce değer mi? Ne olursa olsun yolun sonu belli.....
Rumuz: akkan 04.12.06, 14:36
sayın Tezcan; sitenizi inceledim tebriklerimi sunarım çok güzel olmuş. Hemoroıd tedavı yöntemlerinin karşılaştırmalı tablosunu inceledim güzel ve kolay anlaşılır bir tablo hazırlamışsınız."LASERÖTESİ" yöntem YENİ bir yöntem olduğuna göre bu yöntemin uzun zaman verilerini beklemek gerekmez mi? bilgilendirirseniz müteşekkir olurum.Sevgi ve Saygılarımı iletiyorum.
Cevap: (09.06.09, 14:42)

"LASERÖTESİ" yeni bir yaklaşım olmakla birlikte aslı cerrahi modifikasyondur. Yani, yeni bir yöntem değildir. O yüzden de sonuçları zaten belli olan klasik cerrahi yöntemin sorunlu taraflarını yok etmeye dayanan bir uygulamadır.
Rumuz: pulse 23.11.06, 14:47
selamlar. basur ameliyatı veya sizin sitenizdeki tedavi yonetimi icin anal bolgedeki kılların alınması gerekli mi ?
Cevap: (24.10.06, 00:12)

       Genel olarak tüm ameliyatlarda olduğu gibi makat bölgesi ameliyatlarında da kılların alınmasını öneririz. Ancak makat bölgesi ameliyatları için diğer bölge ameliyatlarındaki kadar olmazsa olmazlardan değildir. Yani şart değildir. Aynı şekilde LASERÖTESİ TEDAVİ için de bir şart değildir.
Rumuz: ... 13.05.06, 14:55
sayın doktorum
dediğiniz kanamalar var fakat dışta belirgin meme yok kanama hemen hemen her zaman var sonuç illaki ameliyat mı ilaçlar la tedavi yok mu ve bu lazerin maliyeti nekadar her genel cerrah bu lazer tedevisini yapar mı saygılarımla
Cevap: (14.05.06, 02:22)

       Makatta kanama olması sadece hemoroidal hastalığın bir belirtisi değildir. Kanser de dahil olmak üzere bir çok makat hastalığında kanama olabilir. bu yüzden ilk önce zincirinizi kırıp muayene olmanız ve durumunuzu tam olarak belirlemeniz gerekmektedir.
       Hastalığınızın durumu ve sizin beklentileriniz doğrultusunda uygun tedavi alternatiflerini değerlendirebilirsiniz.
Tedavi olarak illa ki ilaç veya cerrahi gibi bir kıstasımız yoktur. Bunu sizin yaşadıklarınız belirler.. Yani, bu karar size aittir.
1 ...31 32 33 34 35 36
basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.