ANASAYFA | ÖN BİLGİLENME FORMU | BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ | HASTA HİKAYELERİ | BİZE ULAŞIN
Üye girişi yapmak için lütfen tıklayınız.
Üye olmak için lütfen tıklayınız.
 
ÜCRETSİZ
  Danışma için
  randevu...
0224 235 10 50









Paylaş - Yazdır

Hemoroidal Hastalık "Basur" Nasıl Oluşur?

      Basur (Hemoroid, Mayasıl) için yıllarca "Makatta yerleşmiş damarların varisi" tarzı tanımlama yapıldı. Hatta beslenme kaynaklı uzun süren kabızlığın da damarlarda genişlemeye yol açtığı anlatıldı. Dolayısıyla "beslenmeye dikkat edip kabız olunmadığı" takdirde basurun geçeceği ve bir daha da çıkmayacağı düşünüldü. Blaa, blaa, blaa

      Yaklaşık 10 yılı aşkın bir süredir Basur’un damar hastalığı (varis) olduğuna yönelik bu tanımlamalardan uzaklaşıldı. Çünkü asıl sorunun (hasarın) damarlarda değil de elastik bağ (destek) dokusunda oluştuğu, damarlardaki genişlemenin de bu hasarın bir sonucu oluştuğu saptandı. Yani damarlardaki genişleme, nedenden ziyade sadece bir sonuçtu…

Bunun üzerine “Hemoroidal Hastalık” adı da verilen BASUR’un;
Damar Hastalığı (Varis) değil de Bağ (destek) Dokusu Hastalığı olduğu kabul edildi.

Ama basur’un damar hastalığı(varis) olduğunu ifade eden eski bilgilere ulaşmak hala mümkün. Neden acaba? Ot püsürle yaratılan tedavi(?) rantı olabilir mi?

HEMOROİD (Basur); Normalde...

      Normalde, sıkışma düzeyinde bir dışkılama hissiyle tuvalete gidilir ve uygun pozisyon alınır. Birkaç diafram nefesi alındıktan sonra "ara gazı" mahiyetindeki aşağı yönlü ıkınmayla karın içi basıncı artırılır. Bu sayede dışkının makat ağzına yönlenmesi sağlanır. Bu esnada, artan karın içi basıncının yol açtığı “turnike” etkisiyle hemoroid yastıkçıklarına giden kanın (1) kalbe olan geri dönüşü azalır. Bu durum, damarlarda dolgunluğa (genişlemeye), hemoroid yastıkçıklarında da büyümeye (2) yol açar.
-1- -2- -3- -4-
Ancak bu sırada, damarları saran asıcı bağların (3) elastikiyet ve gerilme (4) gücü  devreye girer ve damarların gereğinden fazla genişlemesi, dolayısıyla  hemoroidlerin gereğinden fazla büyümesi engellenir.
-a- -b- -c- -d-
      Bu dengede dışkılama gerçekleşir. Dışkılama sonrası azalan karın içi basıncına paralel olarak asıcı bağları (a,b) gerdiren güç azalır. Ayrıca asıcı bağların lastik gibi çeken elastikiyet (c) gücü devreye girer. Bu sayede kanın kalbe geri dönüşü başlar. Damarlardaki kanın boşalmasıyla birlikte hemoroid yastıkçıkları da küçülmeye (d) başlar.

HEMOROİD (Basur); Neden Oluşur?

      Dışkılama sürecinde Hemoroid yastıkçıklarında oluşan bu büyüme ve küçülmeler, asıcı bağların elastikiyet gücüyle kontrol edilir. Bu sayede dışkılama ve abdest tutma işlevine ince ayar çekilir ve makatta sorun yaşanmaması sağlanır. Ancak yıllar içerisinde devreye giren nedenlerle asıcı bağlarda esneklik artışı ve elastikiyet gücünde azalma olur. Bu nedenler, yapısal ve mekanik olmak üzere iki ana başlıkta toplanır.
     1. Yapısal Nedenler: Genel olarak bağ dokusunda esneklik artışına yol açan kişiye ait özellikleri içerir. Bazı kişiler, daha esnek bir yapıya sahiptir. Bağ (destek) dokularından kaynaklanan bu esneklik artışı; hemoroid yastıkçıklarına da yansır ve asıcı bağların elastikiyet gücünü çok daha erken yaşlarda kaybetmesine yol açar. Ayrıca progesteron  hormonu da bağ dokusunda esnekliğe yol açar. İşte bu nedenle kadınlarda hem regl (adet) hem de hamilelik dönemlerinde kabızlık ve makat(hemoroid) problemleri daha belirginleşir.

      2. Mekanik Nedenler: Dışkılama sırasında karın içi basıncında gereğinden fazla artışa yol açan nedenleri içerir. Ki bu nedenler, karın içi basıncının “turnike” etkisinden faydalanarak asıcı bağlarda yüklenmeye yol açar. Böylece asıcı bağlarda zamanla çeşitli seviyelerde hasar (esneme ve gerilme, hatta kırılma) oluşur ve elastikiyet güç kaybı gelişir.

      Gereksiz/artan ıkınmalarla gerçekleşen her dışkılama; tekrarlanma sıklığı da dikkate alındığında, karın içi basıncında artışa yol açan en temel mekanik güçtür. Karın kaslarının sıkılmasıyla oluşan bu gereksiz ıkınmalar; sıklıkla kullanıcı hatası temelinde ve farkında olmadan gerçekleşir. Doğamız gereği kendimize suç bulmak istemeyiz ama maalesef gerçek olan bu!..

      Dışkılama sırasında yapılan gereksiz ıkınmaların çoğunlukla farkına varılmaz. Çünkü “Ikınma” ile “zorlanma” kelimelerinin aynı şey olduğu, hatta dışkının “kalın-sert” olduğu peklik durumları dışında zorlanma olmadığı düşünülür. O yüzden çoğu kişi, düzenli olarak tuvalete gidiyor ve yumuşak kıvamlı dışkı çıkarıyorsa dışkının nasıl çıktığını hiç düşünmeden, “ıkınmadığını” ve dışkılamasının "normal" olduğunu ifade eder. Ama ne yapsın(!)? Normal dışkılamayı kimse göstermedi veya öğretmedi ki!.. (Bknz: Normal Dışkılama)

      Kullanıcı Hatası dışında tuvaletteki gereksiz ıkınmayı kullanıcıdan bağımsız olarak zorunlu kılan aşağıdaki nedenler de Basur (Hemoroidal Hastalık) oluşumunda rol oynar.
● Dışkıda katılaşma/sertleşme ile karakterize, sıklıkla da hareketsiz yaşamın veya barsaklarda tembelliğe yol açan hastalık ve ilaçların yol açtığı peklik (kabızlık) durumlarında,
● Dışkıda katılaşma olmadığı halde dışkı çıkış güçlüğü tipi de olsa kabızlığa (dışkılama güçlüğüne) yol açan Rektosel, Anismus, Rektal Hiposensitivite, Rektal Intussusception, Rektal Mukozal Prolaps gibi hastalıkların varlığında,
● Çok daha az etkili olmakla birlikte uzun süreli öksürük ve şişmanlık ile gebelik (mekanik) durumlarında da dışkıyı çıkarabilmek için zorunlu olarak gereksiz ıkınmalara ihtiyaç olur.

      Peki, Basur oluşmasında beslenmenin hiç mi rolü yok? Tabii ki var. Ama düşünüldüğü gibi doğrudan “şunu ye, bunu yeme” tarzında değil. Beslenme, tuvaletteki gereksiz ıkınmalara olan dolaylı etkisiyle basur oluşumunda rol oynar. O yüzden beslenmenin dışkıyı “muz” kıvam ve kalınlığına getirecek şekilde yeterli ve dengeli (lifli/lifsiz dengesi) olması gerekir. Ancak bu sayede sağlıklı dışkılama adına hem sıkışma hissi oluşturan hem de gereksiz ıkınmalara ihtiyaç duymayan dışkı elde edilebilir. (Bknz: Normal Beslenme-Dışkılama-Dışkı)

      Basur oluşumunda veya basur sorunlarının belirginleşmesinde Stres veya psikolojik problemlerin de rol oynadığı ifade edilir. Barsak çalışmasında stresin tabii ki rolü vardır. Ancak her şeyi strese bağlamak yerine stres durumlarında değişen beslenme ve dışkılama alışkanlıklarını da göz ardı etmemek gerekir.

      Son olarak, Basur'un aynı aile bireyleri arasında daha sık rastlanması sebebiyle ırsi (kalıtsal) olduğu düşünüldü. Ama yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda ırsi özelliği olmadığı saptandı. Ancak aynı aile bireylerinde hem dışkılama alışkanlıkları hem de bağ dokusu özellikleri benzer bulundu. Bunun üzerine ailevi yatkınlık olarak düzeltme yapıldı.

HEMOROİD (Basur); Nasıl Oluşur?

      Sağlıklı bir bireyin 1 veya 2 günde, 1 veya 2 defa sıkışma hissi oluşturan dışkıyı; “mermiyi namluya ver ama namludan sen çıkarma” misali, gereksiz ıkınma ihtiyacı duymadan çıkarması gerekir. Bu "Norm" standartlarında gerçekleşen dışkılamanın yaşam konfor ve kalitesini bozacak sorunlara yol açması mümkün değildir. (Bknz:Normal Dışkılama)
Hemoroid memelerinde oluşan deformasyon ve sarkma...Hemoroid memelerinde oluşan deformasyon ve sarkma...Kadınların göğsünde oluşan deformasyon ve sarkma...

      Ancak yıllar içersinde, sıklıkla da kullanıcı hataları temelinde tuvalette belirginleşen gereksiz ıkınmalar nedeniyle bu standartlardan uzaklaşılır. Gereksiz ıkınmalarla gerçekleştirilen her dışkılama, kaçınılmaz olarak asıcı bağlardaki elastikiyet güç kaybını (hasarı) artırır. Dolayısıyla hemoroid yastıkçıkları; devam eden gereksiz ıkınmaların etkisiyle her tuvalette daha fazla esneyip büyümeye ve sarkmaya başlar. Aynı kadınların göğüsleri gibi kullanıcı bağımlıdır. Doğum sayısı ve süresi arttıkça göğüsler daha fazla deforme olup büyür ve sonuçta da esneyip sarkar.

      Tuvalette, dışkının büyüyen hemoroid yastıkçıkları arasında geçerken oluşturduğu tahrişin derecesine göre değişen şiddet ve sıklıkta yanma-sızlama ve kanama olmaya başlar. Dışkılama sırasında büyüyen hemoroid yastıkçıkları, hem ıkınmanın hem de dışkının etkisiyle makat ağzına doğru esneyip sarkmaya başlar ve makat ağzında ele gelen ağrılı-ağrısız memeleşme olur. İstirahat durumunda ise özellikle yumuşak-cıvık dışkılama sonrasında makatta akıntı, kaşıntı ve iç çamaşırda kirlenme görülür (contalar bozulur). Tabii ki, dışkılama sırasında şişen memelerin küçülememesi nedeniyle tuvaletten sonra da devam eden ağrılı-ağrısız memeleşme (şişlik) olabilir.

      Böylece halk arasında “basur/hemoroid” diye bilinen belirtiler (sıkıntılar) bütünü yani Hemoroidal Hastalık ortaya çıkmış olur. Ancak tüm bu şikayetler, tuvalette belirginleşen ıkınmayla ilişkili olduğundan aldatıcı özelliklere sahiptir.

1.) BASUR, ıkınmayla tuvalette belirginleşir...
      Dışkılama sırasında belirginleşen gereksiz ıkınmalar nedeniyle sıkıntılar tuvalette ortaya çıkar ve/veya sonrasında da devam eder. Gereksiz ıkınmalar arttıkça zamanla sıkıntılar da artar ve çeşitlenir.
Makatın istirahat hali(sütyenli hali)
      Bu özellik, “yaa benim, sadece tuvalette iken sıkıntılarım oluyor, başka zaman bir sorunum yok ki...” diyen hastalar için anlaşılır olmuştur. Başka ne zaman olacak ki...

2.) BASUR, ataklar halinde seyreder...
      Her tuvalette ve/veya tuvalet sonrasında sıkıntı yaşanacak diye bir şart yoktur. Hatta yaşanan sıkıntılar hep aynı olacak veya zamanla artacak/azalacak diye bir şart da yoktur. Bu nedenle yaşanan sıkıntılar, gereksiz ıkınmaların şiddetine göre artar veya azalır. Hatta belli bir dönem hiç olmayabilir. Ama gün gelir, fışkırır tarzda kanar (kanama atağı) veya oturtamaz halde ağrılı şişlik (şişlik atağı) yapar.
Tromboze dış hemoroid atağı Prolabe iç-dış hemoroid atağı Kanamalı iç-dış hemoroid atağı
AĞRILI-ŞİŞ ATAK HALİ KANAMALI ATAK HALİ
      Bu özellik, ”yaa benim, her zaman sıkıntım olmuyor, arada bir oluyor. Bazen de öttürüyor...” diyen hastalar için anlaşılır olmuştur. Herhalde...

3.) BASUR, ilerleyici bir hastalıktır.
      Yaşamın temeli beslenme üzerine kurulu olduğu sürece, bir çıkış olmak zorundadır. Yani dışkılama (kullanma) gerekir. O halde kullanıcı (dışkılama) alışkanlıklarına bağlı olarak hemoroid yastıkçıklarında bir büyüme ve sarkma gelişmesi, hatta kullanım şekline bağlı olarak ilerlemesi ve daha kötüye gitmesi doğal değil midir? O yüzden kullanıcı, gereksiz ıkınmaya devam ettiği sürece kendi kendine asla gerilemez.
EVRE ( I ) EVRE ( II ) EVRE ( III ) EVRE ( IV )
      Ancak kullanıcı hatası, herkeste aynı derecede değildir. O yüzden dışkılama sırasında belirginleşen makattaki memeleşmeye göre Hemoroidal Hastalık; Evre I-II-III-IV olarak sınıflandırılır. Ayrıca bir hastalıkta “evre” olması bile ilerleyici özelliği, dolayısıyla da erken teşhis ve tedavi avantajları için yeterlidir.

      Bu özellik, “yaa bende yıllar önce vardı, geçti ama şimdi öncekine göre daha fazla sıkıntı yapmaya başladı.” diyen hastalar için anlaşılır olmuştur. Herhalde...

4.) BASUR, "ayırıcı tanı" yapılması gerken bir hastalıktır...
      Son olarak makatta ağrı, kanama, akıntı ve memeleşme gibi ortak sıkıntılarla kendini gösteren iyi ve kötü huylu birçok hastalık vardır. Asıl önemli olan makattaki kanamayı uyarı kabul edip dikkate almaktır. Yoksa her kanamayı basur deyip geçiştirmek kadar her kanamada kanser korkusu yaşamak da normal değildir.

Sonuç olarak BASUR;
      Çoğunlukla, dışkılama sırasında belirginleşen gereksiz ıkınmalar nedeniyle yaşanan bir hastalıktır. Yani dışkılama güçlüğünün yol açtığı sonuçlardan biridir. (Bknz: Dışkılama Güçlüğü) O yüzden "makattaki memeler yapıyor" deyip sadece Basur tedavisiyle dışkılama güçlüğü (kabızlık) sıkıntılarından kurtulmak mümkün olmaz.

      O yüzden hastaların Basur tedavisine ek olarak; dışkılama güçlüğüne yol açan ve tuvalette, gereksiz ıkınma ihtiyacını zorunlu kılan Rektosel ve Anismus gibi hastalıkların da tedavisini görmesi gerekir. Yani dışkı çıkışını da rahatlatmak gerekir. Sadece hemoroid memelerinden kurtulmanın çözüm olmadığı, zamanı geldiğinde; "Tekrarladı!.." diyen veya "Kabız olmamaya (ıkınmamaya) çalışın, kabız olursanız (ıkınırsanız) tekrarlar!.." denilen hastalardan olunca anlaşılır.

Güncelleme: Mayıs 2018
« « Hemoroid Nedir? Ne İşe Yarar? Ben de var mı? » »

 
Op.Dr. Levent TEZCAN
Genel Cerrahi (Proktoloji) Uzmanı
  
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk Sitesi F-Blok D:1
Osmangazi/BURSA
  
Muayenehane TEL :  + 90 224 235 10 50
GSM :  + 90 532 485 18 00
E-MAİL :  basurum@gmail.com
   

 
Web Stats

basurum.com ® 2006-2009
Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.
Bu bilgilere dayanarak profesyonel tıbbi danışmanlık hizmeti almayı ihmal etmeyiniz ve geciktirmeyiniz.