Op. Dr. LEVENT TEZCAN
  • DESTEK
    • Ön Bilgi Formu
    • Soru sorun
    • Hasta Hikayeleri
    • Üye Girişi
    • Yeni Üye Kaydı
    • Parolamı Unuttum
User picture

PROKTOLOJİ BURSA

  • Hakkımızda
  • Anal Hastalıklar
    • Hemoroid (Basur)
    • Anal Fissür (Çatlak)
    • Anal Apse-Fistül
    • Anal/Perianal Siğil
    • Anal Kaşıntı (Pruritis Ani)
    • Makat Darlığı
    • Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs)
  • Anorektal Hastalıklar
    • Pelvik Taban Hastalıkları
    • Gaz-Dışkı Kaçırma (İnkontinans)
    • Kronik Kabızlık
    • Dışkılama Güçlüğü
    • Rektosel (Makat fıtığı)
    • Anismus (Makatta kasılma)
    • Rektal Prolapsus (Makat Sarkması)
    • Pelvik Taban Düşüklüğü
    • Rektal Hiposensitivite
  • Teşhis ve Tedavi
    • Anal (Anorektal) Muayene
    • 3D Endoanal Ultrasonografi
    • Defekografi (Baryum/MR)
    • Anal Manometri (HRAM)
    • Endoskopik Muayene
    • Biofeedback Terapi
    • LaserÖtesi Tedavi
  • Proktoloji Blog
  • İletişim
  • PROKTOLOJİ DESTEK
  • Ön Bilgi Talep Formu
  • Sizden Gelen Sorular
  • Hasta Hikayeleri
  • Anasayfa
  • Tüm Sorular
  • Soru 1829
Hasta 30.06.22
Hocam öncelikle selamlar,
40 yaşındayım, yaklaşık 25 senedir hemoroidim var ilk başlarda krem, hap vesaire gibi tedavilerle şikayetlerim azalıyordu, 30 yaşımı geçtikten sonra dışarıda meme yapmaya ve yaşam konforumu etkilemeye başladı. O zamanlarda gittiğim bir genel cerrah ameliyat önerdi fakat korkudan gidemedim. Son 1 aydır artık kanama, ağrı gibi şikayetlerim arttı ve is hayatını da olumsuz etkilemeye başladı. Sonuç olarak 2 hafta önce bulunduğum şehirde uzman bir proktologa gittim. elle ve içeriye kamerayla bakarak muayene etti ve 4. Evre hemoroid olduğumu söyledi. Saat 3 yönünde 1 adet dudak şeklinde et parçası saat 6 yönünde 2 adet yuvarlak et parçası devamli disarda olacak şekilde duruyor. Ligasure yöntemiyle ameliyat önerdi fakat yazlık bir yerde yaşadığım için is sebebiyle Eylül ayından önce ameliyat olamayacağım. Size sorum şu, kanamayı durduramıyorum. Tuvalet alışkanlığımi tamamen değiştirdim kesinlikle ıkınmıyorum fakat diskilama bitip suyla temizlik yapıp tuvalet kağıdını değdiğinde kanama başlıyor. Size bunu yazarken tam 1 gündür kanamayla uğraşıyorum. Ne önerirsiniz?
Op. Dr. Levent TEZCAN 30.06.22
  Hemoroidal Hastalıkta yaşanan sıkıntılar; yıllardır, sıklıkla da farkında olmadan ve artarak devam devam eden gereksiz ıkınmaların bir sonucu olarak belirginleşir ve/veya şiddetlenir. Ancak çoğu kişi ıkınmayı, katı sert dışkıyla veya zorlanmayla özdeşleştirir. Bu çerçevede düzenli olarak hergün tuvalete gidiyor ve yumuşak kıvamlı dışkı çıkarabiliyorsa veya zorlanmıyorsa (yüzü gözü buruşmuyorsa) da "ıkınmadan yapabiliyorum" diye düşünür. Ancak ıkınma ile zorlanma aynı şey değildir. Gerek tuvalete gitme sıklığından gerekse dışkı kıvamından bağımsız olarak dışkılama sırasında karnımızı sıktığımız her hamle bir IKINMADIR. Zorlanma ise ıkınmanın, yüzümüzü gözümüzü buruşturmamızı gerektirecek katmerli halidir. İdrar yaparken karnımızı sıkıyormuyuz? Eğer sıkıyorsak işeme güçlüğümüz vardır, nedenini araştırırız (Prostat mı olduk diye?). Diğer taraftan, orijinal dışkılamanın (içgüdüsel) devam ettiği hayvanlara bir bakın. Dışkılama sırasında ıkınıyorlar mı? Karınlarını sıkıyorlar mı? Ne katı dışkı yapan köpekler ne de yumuşak dışkı yapan inekler karınlarını sıkmadan ve rahatça dışkılama yaparlar. Aynı idrarlarını yapar gibi... Çünkü her iki düzenekte (işeme ve dışkılama), atık maddenin vücuttan uzaklaşlaşmasını sağlayan gerekli tüm mekanizmalar, destekler mevcuttur. (Ki biz insanlarda da aynı mekanizmalar MEVCUTTUR.) O yüzden de ek bir desteğe (ıkınmaya), sıklıkla ihtiyaç duyulmaz.
  Normal dışkılamada asıl olan hiç bir ek desteğe ihtiyaç olmadan rahat, kolay ve kendiliğinden gerçekleşmesidir. Ama yine de dışkı kıvamına paralel olarak ara ara ve kısa süreli destekler (ıkınmalar), yani tüm dışkılama sürecinin dörtte birinden daha azı kadar olan ıkınmalar normal kabul edilebilir.
  Ancak bu destekler, mermiyi namludan da çıkarma tarzında uzun süreli ve her dışkı parçası için gerekli hale gelmişse, yani karnını sıktıkça dışkılama oluyor, sıkmadığı takdirde çıkmıyorsa GEREKSİZ IKINMALAR a dönüşmüş demektir. Ki bu gereksiz ıkınmaların valığı, katı sert dışkı gibi bir kabızlık belirtisidir ve makatta yüklenmeye yol açar.
  Her ne kadar ıkınmadığınızı ifade etmiş olsanız da kanama, bir şekilde devam ediyorsa; ya farkında olmadığınız şekilde gereksiz ıkınmalarınız devam ediyordur ya da geçmişte var olan gereksiz ıkınmalar nedeniyle makatta oluşmuş tahriş, hala iyileşmemiştir ve zamana ihtiyacı vardır.
  Bu çerçevede öncelikle sulu ve sebze ağırlıklı az beslenme yerine herşeyden ve bolca yiyecek tarzda bir daha dengeli bir beslenmeye geçilmesi, iyice sıkışmadan ve ucuna gelmeden Wc ye gidilmemesi, sıkışma hissi geldiğinde ise tutup ertelemeden ve neresi olursa olsun tuvalete gidilmesi, tuvalette ise doğru pozisyon alıp diyafram nefes eşliğinde ve makatı gevşeterek dışkılamaya çalışılmasını öneririz. Tuvalette ikide bir makatın sıkıp sıkıp kapatılmaması, kapatıldığı takdirde taharetlenip kalkılması ve tekrar açılmaya zorlanılmaması, kapatıldı ve hala içeride birşey kaldıysa da son kalan parçayı çıkarmaya çalışmadan kalkılması, gerekirse gün içerisinde ve sıkışma hissi oluştuğu takdirde tekrar WC ye gidilmesi daha uygun olacaktır. Dışkılama için desteğe ihtiyaç olduğunda (itlemek gerektiğinde) ise nefes tutarak değil de nefes vererek ve 3-5 sn liğine (küçük bir balonu zorla şişiriyormuş gibi) ıkınmak gerekir. Ama unutmayın ki dışkı; karnınızı sıktıkça (itledikçe) değil gevşeyince ve çoğunlukla da kendi kendine çıkacak... Bu bağlamda sitemizin proktoloji blog sayfasında (https://basurum.com/proktoloji-blog.html) yer alan normal dışkılama ve diyafram nefesi bölümlerini okuyabilirsiniz...
 Tüm bunlara rağmen arzu edilen rahatlamaya ulaşılamadığı takdirde daha ileri tetkiklerle (Baryum Defekografi, Yüksek çözünürlüklü Anal Manometri ve Endoanal Ultrason gibi) incelenmeniz gerekir. Elde edilecek sonuçlara göre de hem makata (hemoroid) hem de altta yatan ve dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıklara (Anismus, rektal mukozal prolapsus, pelvik taban düşüklüğü, rektal hiposensitivite gibi) yönelik daha bütünsel tedavilere gitmek mümkün olacaktır. Ki ancak bu sayede, uzun vadeli etkin ve kalıcı sonuçlara ulaşmak mümkün olacaktır.
 
ÖNBİLGİ TALEP FORMU
Farkındalık İçin Form Doldurun ..
 
 SORULAR VE YANITLAR
Siz de Sorun ..
 
HASTA HİKAYELERİ
Siz de Paylaşın ..

MENÜ

  • - ANASAYFA
  • - HAKKIMIZDA
  • - ANAL HASTALIKLAR
  • - ANOREKTAL HASTALIKLAR
  • - TEŞHİS VE TEDAVİ
  • - PROKTOLOJİ BLOG

PROKTOLOJİ DESTEK

  • ÖN BİLGİ TALEP FORMU »»
  • SORULAR VE YANITLAR »»
  • PAYLAŞIM ve YORUMLAR »»

İLETİŞİM VE RANDEVU

AnalCerrahi
Kükürtlü Mah. Oulu Cad. Oylum Gökberk
Sit. F bl. D:1 Osmangazi, BURSA

+90 (224) 235 10 50

+90 (532) 485 18 00

basurum@gmail.com

© 2006 - 2021 Site Haritası (Xml) (Etiketler)
Bu site içeriği, bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup teşhis ve tedavi hizmeti vermemektedir.
Web Tasarım Nettrend