TUGBA 05.09.13
Merhaba doktor bey... 5 yıl oncesı dışkılamada yanma batma rahatsızlığımdan dolayı doktora gittiğimde doktor hemoroid olduğumu söyledi ve ilaçla tedavi oldum ama geriye 2 adet yaklaşık 1 cm capında meme kaldı. şu anda tekrar aynı sıkıntıyı çekmeye basladım fakat daha şişdetli ve kanamalı. tekrar doktora gıttıgımde iç kısımda yırtık oldugunu ve lazerle tedavı olunabılecegını soylendı.
Benim esas sorum sudur. Hemoroidle ilgili lazerle tedavi olmayı dusunurken aynı zamanda bebek sahıbı olmak ıstıyoruz ve dogum sonrasında yıne bayalarda hemoroid sorunun oldugunu duyuyorum. ben bu lazerle tedaviyı dogumdan oncemı olmalıyım sonra yıne tekrarlarmı..yada dogumdan once olması dogumdan sonraki hemodoidi engeller mi.. Teşekkür ederim.
Benim esas sorum sudur. Hemoroidle ilgili lazerle tedavi olmayı dusunurken aynı zamanda bebek sahıbı olmak ıstıyoruz ve dogum sonrasında yıne bayalarda hemoroid sorunun oldugunu duyuyorum. ben bu lazerle tedaviyı dogumdan oncemı olmalıyım sonra yıne tekrarlarmı..yada dogumdan once olması dogumdan sonraki hemodoidi engeller mi.. Teşekkür ederim.
Op. Dr. Levent TEZCAN
05.09.13
Anladığım kadarıyla hemoroid ve anal fissür hastalığı teşhisi almış ve bunların laserle tedavi modelleri üzerine karar kılmışsınız. Ama bu tedavi sürecini doğum öncesi mi? yoksa doğum sonrası mı? yaşamak daha doğru olur kısmında kararsızsınız.
Sadece tedavi sürecini ne zaman yaşayıp yaşamayacağı kısmına kadar gelebilmiş bir hasta için aşağıdaki açıklamalarım biraz kafa karıştırıcı olacak ama dikkate almakta fayda var. Çünkü makat hastalıkları, sadece gözle veya parmakla yapılacak muayene ile teşhis edilebilecek ve hatta "laser" adı verilen yöntemlerle tedavi edilebilecek kadar hafife alınabilecek hastalıklardan değildir. En azından çoğu hastada var olan tedavi beklentileri adına... Sonuçta çoğu hasta belli aralıklarla poposuyla uğraşmak istemez, bir defa da bitsin ister.
Bu çerçevede, öncelikle sitemizde de anlatmaya çalıştığım gibi makat çatlağı, hemoroid gibi makat ağzına ait hastalıklar; NEDEN-SONUÇ İLİŞKİSİ dahilinde SONUÇ olarak ortaya çıkar. Buradaki temel NEDEN; hatalı dışkılama alışkanlığı ve buna bağlı olarak artan, ıkınarak dışkılama alışkanlığıdır ki çoğu kişi bu hatalı alışkanlığının farkında bile değildir. Ikınma denildiğinde akla zorlanma gelmekte ve yine çoğu kişi ıkınmadığını belirtmektedir. Hâlbuki normal dışkılama işlevi "Mermiyi namluya ver, ama namludan sen çıkarma, kendiliğinden çıksın" modeli olarak düşünülürse; tuvalete oturulduğunda ilk olarak karın kaslarını kullanarak dışkı, makat ağzına yönlendirilir, yani mermi namluya verilir. İşte normal dışkılama işlevi için olması gereken ıkınma bu kadardır. Ama çoğu defa gerek dışkının kendiliğinden çıkmaması gerekse kendiliğinden çıkışın beklenememesi sebebiyle karın kasları tekrar devreye sokulur. Ve dışkı çıkışı sağlanır. Yani mermi namludan da çıkartılır. İşte karın kaslarının desteğiyle olan bu destekli çıkışlar; artan ıkınmalar olarak adlandırılır ve yıllar içerisinde pek farkında olmadan yapılır. Hatta bu artan ıkınmalar, zaman zaman zorlanma adı altında yüz mimiklerine de yansıyacak şekilde olur.
Yıllar boyu devam eden bu ıkınmalar makat içinde basınç artışına ve bu basınç artışı da zamanla zayıf nokta olan ön taraftaki vajinaya doğru makatın bombeleşmesine(REKTOSEL HASTALIĞI), dolayısıyla da dışkı çıkışını engellemeye başlar. Yani dışkı çıkış güçlüğü kabızlığı yaşanmaya başlar. Ancak buradaki kabızlık bilinen kabızlık tariflerinden farklıdır. Her ne kadar düzenli olarak tuvalete gidiyor ve yumuşak kıvamlı dışkı çıkarabiliyor olsanız da dışkı çıkışı sırasında her aşamada ıkınmanız gerektiğinden bu durum da kabızlık olarak tanımlanır ve ıkınmayı daha da artırır. Dolayısıyla bu süreç zamanla makat ağzını zorlamaya ve orada bir takım ilave hasarlar oluşmasına neden olur. Yani namlu dağılmaya, hasar görmeye başlar ve hemoroid, fissür gibi hastalıklar oluşmaya başlar.
Bu nedenle, makat bölgesi şikayetleri ile gelen hastaların öncelikle; 1. Detaylı sorgulama ve anal muayene, 2. Defekografi(ilaçlı dışkılama filmi) 3. Kolonoskopi ve/veya rektosigmoidoskopi, 4. 3D Endoanal usg ile de değerlendirilmesi gerekir. Bu aşamalardan geçmemiş hiçbir hastanın tedavi dahi düşünmemesi gerekir. Malum, dereyi görmeden paça sıvanmaz.
Ancak bu incelemeler sonucunda tedavi beklentilerinizin tam olarak karşılanabildiği tedavi alternatifi planlaması yapılabilir. Çünkü doğru ve uygun tedavi için önce doğru ve uygun teşhis gerekir. Makat işlevsellikte bir bütündür.... O yüzden öncelikle bütünü değerlendirmek gerekir.... Yoksa sadece hemoroid, anal spazm ve anal fissür nedeniyle uygulanacak tedaviler sonrasında makatı asıl zorlayıcı üst sebebin baki kalması sebebiyle biraz rahatlar gibi olsanız da belirli bir süre sonrasında; memnuniyetsiz veya tekrarladı diyen ya da kabız olmamaya çalışın, kabız olursanız tekrarlar denilen hastalardan olabilirsiniz.... Ya da doğumları bahane edersiniz.
Umarım çok fazla kafanızı karıştırmamış ve bilgilendirebilmişimdir.
Sadece tedavi sürecini ne zaman yaşayıp yaşamayacağı kısmına kadar gelebilmiş bir hasta için aşağıdaki açıklamalarım biraz kafa karıştırıcı olacak ama dikkate almakta fayda var. Çünkü makat hastalıkları, sadece gözle veya parmakla yapılacak muayene ile teşhis edilebilecek ve hatta "laser" adı verilen yöntemlerle tedavi edilebilecek kadar hafife alınabilecek hastalıklardan değildir. En azından çoğu hastada var olan tedavi beklentileri adına... Sonuçta çoğu hasta belli aralıklarla poposuyla uğraşmak istemez, bir defa da bitsin ister.
Bu çerçevede, öncelikle sitemizde de anlatmaya çalıştığım gibi makat çatlağı, hemoroid gibi makat ağzına ait hastalıklar; NEDEN-SONUÇ İLİŞKİSİ dahilinde SONUÇ olarak ortaya çıkar. Buradaki temel NEDEN; hatalı dışkılama alışkanlığı ve buna bağlı olarak artan, ıkınarak dışkılama alışkanlığıdır ki çoğu kişi bu hatalı alışkanlığının farkında bile değildir. Ikınma denildiğinde akla zorlanma gelmekte ve yine çoğu kişi ıkınmadığını belirtmektedir. Hâlbuki normal dışkılama işlevi "Mermiyi namluya ver, ama namludan sen çıkarma, kendiliğinden çıksın" modeli olarak düşünülürse; tuvalete oturulduğunda ilk olarak karın kaslarını kullanarak dışkı, makat ağzına yönlendirilir, yani mermi namluya verilir. İşte normal dışkılama işlevi için olması gereken ıkınma bu kadardır. Ama çoğu defa gerek dışkının kendiliğinden çıkmaması gerekse kendiliğinden çıkışın beklenememesi sebebiyle karın kasları tekrar devreye sokulur. Ve dışkı çıkışı sağlanır. Yani mermi namludan da çıkartılır. İşte karın kaslarının desteğiyle olan bu destekli çıkışlar; artan ıkınmalar olarak adlandırılır ve yıllar içerisinde pek farkında olmadan yapılır. Hatta bu artan ıkınmalar, zaman zaman zorlanma adı altında yüz mimiklerine de yansıyacak şekilde olur.
Yıllar boyu devam eden bu ıkınmalar makat içinde basınç artışına ve bu basınç artışı da zamanla zayıf nokta olan ön taraftaki vajinaya doğru makatın bombeleşmesine(REKTOSEL HASTALIĞI), dolayısıyla da dışkı çıkışını engellemeye başlar. Yani dışkı çıkış güçlüğü kabızlığı yaşanmaya başlar. Ancak buradaki kabızlık bilinen kabızlık tariflerinden farklıdır. Her ne kadar düzenli olarak tuvalete gidiyor ve yumuşak kıvamlı dışkı çıkarabiliyor olsanız da dışkı çıkışı sırasında her aşamada ıkınmanız gerektiğinden bu durum da kabızlık olarak tanımlanır ve ıkınmayı daha da artırır. Dolayısıyla bu süreç zamanla makat ağzını zorlamaya ve orada bir takım ilave hasarlar oluşmasına neden olur. Yani namlu dağılmaya, hasar görmeye başlar ve hemoroid, fissür gibi hastalıklar oluşmaya başlar.
Bu nedenle, makat bölgesi şikayetleri ile gelen hastaların öncelikle; 1. Detaylı sorgulama ve anal muayene, 2. Defekografi(ilaçlı dışkılama filmi) 3. Kolonoskopi ve/veya rektosigmoidoskopi, 4. 3D Endoanal usg ile de değerlendirilmesi gerekir. Bu aşamalardan geçmemiş hiçbir hastanın tedavi dahi düşünmemesi gerekir. Malum, dereyi görmeden paça sıvanmaz.
Ancak bu incelemeler sonucunda tedavi beklentilerinizin tam olarak karşılanabildiği tedavi alternatifi planlaması yapılabilir. Çünkü doğru ve uygun tedavi için önce doğru ve uygun teşhis gerekir. Makat işlevsellikte bir bütündür.... O yüzden öncelikle bütünü değerlendirmek gerekir.... Yoksa sadece hemoroid, anal spazm ve anal fissür nedeniyle uygulanacak tedaviler sonrasında makatı asıl zorlayıcı üst sebebin baki kalması sebebiyle biraz rahatlar gibi olsanız da belirli bir süre sonrasında; memnuniyetsiz veya tekrarladı diyen ya da kabız olmamaya çalışın, kabız olursanız tekrarlar denilen hastalardan olabilirsiniz.... Ya da doğumları bahane edersiniz.
Umarım çok fazla kafanızı karıştırmamış ve bilgilendirebilmişimdir.