batuhan1 30.08.26
Merhaba hocam. Yaklaşık 80 gün önce anal fistül nedeniyle ikinci ameliyatımı oldum. İlk ameliyatımda seton takılmıştı; ikinci ameliyatta seton çıkarılarak fistülotomi işlemi uygulandı.
Şu anda ağrı, şişlik, ateş veya dışkılama ile ilgili herhangi bir problemim yok. Ancak ameliyatın üzerinden yaklaşık 80 gün geçmesine rağmen anal bölgeyi peçeteyle sildiğimde hâlâ az miktarda sarımsı ıslaklık/akıntı geliyor ve bu akıntıda belirgin dışkı kokusuna benzer bir koku fark ediyorum. Ped kullanmamı gerektirecek veya iç çamaşırımı belirgin şekilde ıslatacak kadar yoğun bir akıntı değil.
Bu kadar süre sonra bu şekilde az miktarda akıntının devam etmesi fistülotomi sonrası normal iyileşme sürecinde görülebilir mi? Yoksa iç açıklığın tamamen kapanmaması, fistülün nüks etmesi veya anal kanaldan bir sızıntı olması açısından değerlendirilmem gerekir mi? Teşekkür ederim hocam.
Şu anda ağrı, şişlik, ateş veya dışkılama ile ilgili herhangi bir problemim yok. Ancak ameliyatın üzerinden yaklaşık 80 gün geçmesine rağmen anal bölgeyi peçeteyle sildiğimde hâlâ az miktarda sarımsı ıslaklık/akıntı geliyor ve bu akıntıda belirgin dışkı kokusuna benzer bir koku fark ediyorum. Ped kullanmamı gerektirecek veya iç çamaşırımı belirgin şekilde ıslatacak kadar yoğun bir akıntı değil.
Bu kadar süre sonra bu şekilde az miktarda akıntının devam etmesi fistülotomi sonrası normal iyileşme sürecinde görülebilir mi? Yoksa iç açıklığın tamamen kapanmaması, fistülün nüks etmesi veya anal kanaldan bir sızıntı olması açısından değerlendirilmem gerekir mi? Teşekkür ederim hocam.
Op. Dr. Levent TEZCAN
31.08.26
Fistülotomi ameliyatından 80 gün sonra, ağrı, şişlik ve ateş gibi ek şikâyetler olmamasına rağmen hâlâ az miktarda sarımsı akıntı gelmesi, tek başına fistülün nüks ettiği (tekrarladığı) anlamına gelmez. Bununla birlikte, akıntının düzenli olarak devam etmesi ve dışkıyı andıran bir koku taşıması nedeniyle, iyileşme sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığının ve fistül yolunun tamamen kapanıp kapanmadığının doktorunuz tarafından kontrol edilmesi uygun olacaktır.
Diğer taraftan, mevcut şikâyetlerin geçirmiş olduğunuz fistülotomi ameliyatı ile doğrudan hiçbir ilgisi de olmayabilir. Özellikle akıntı tuvalet sonrası 3–4 saatlik dönemde belirginleşiyor, ardından yeniden taharetlenme ile azalıyor veya tamamen ortadan kalkıyor ve bir sonraki tuvalete kadar tekrar etmiyorsa, bu durumun yalnızca fistül açısından değil, altta yatan dışkılama bozuklukları açısından da değerlendirilmesi gerekir.
Bu kapsamda Anismus (dissinerjik dışkılama), rektal hiposensitivite ve rektal internal mukozal prolapsus gibi durumlar da göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü bu tür sorunlarda dışkının rektum ve anal kanalda tam olarak boşaltılamaması, tuvalet sonrasında bölgede küçük miktarlarda dışkı veya mukus kalmasına ve buna bağlı ıslaklık, kirlenme veya kötü kokulu akıntı hissine neden olabilir.
Dolayısıyla şikâyetlerin değerlendirilmesinde yalnızca “fistül tekrar etti mi?” sorusuna odaklanmak yerine, akıntının kaynağının ve dışkılama mekanizmasının bir bütün olarak değerlendirilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Diğer taraftan, mevcut şikâyetlerin geçirmiş olduğunuz fistülotomi ameliyatı ile doğrudan hiçbir ilgisi de olmayabilir. Özellikle akıntı tuvalet sonrası 3–4 saatlik dönemde belirginleşiyor, ardından yeniden taharetlenme ile azalıyor veya tamamen ortadan kalkıyor ve bir sonraki tuvalete kadar tekrar etmiyorsa, bu durumun yalnızca fistül açısından değil, altta yatan dışkılama bozuklukları açısından da değerlendirilmesi gerekir.
Bu kapsamda Anismus (dissinerjik dışkılama), rektal hiposensitivite ve rektal internal mukozal prolapsus gibi durumlar da göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü bu tür sorunlarda dışkının rektum ve anal kanalda tam olarak boşaltılamaması, tuvalet sonrasında bölgede küçük miktarlarda dışkı veya mukus kalmasına ve buna bağlı ıslaklık, kirlenme veya kötü kokulu akıntı hissine neden olabilir.
Dolayısıyla şikâyetlerin değerlendirilmesinde yalnızca “fistül tekrar etti mi?” sorusuna odaklanmak yerine, akıntının kaynağının ve dışkılama mekanizmasının bir bütün olarak değerlendirilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır.