Kronik Kabızlık
Öncelikle "Hastalık" değil, şikâyetler bütünüdür.
Toplumun büyük bir kısmı, “kabızlık” diye tanımladığı şikâyetler nedeniyle geçici bir süre veya yıllarca, aklı poposunda yaşamaya mahkum olur. Kabızlık, her ne kadar ayrı bir hastalıkmış gibi düşünülse de hastalıktan ziyade kişiden kişiye değişen şikâyetler bütünüdür. Ayrıca yaygın olarak hatalı beslenme alışkanlıklarına bağlı olduğu düşünülse de çoğunlukla hatalı dışkılama alışkanlıklarının bir sonucu olarak yaşanır. Ancak yaşam sürecine eklenen çeşitli hastalıkların bir belirtisi ya da uzun zamandır kullanılan ilaçların bir yan etkisi olarak da yaşanabilir. Görülme sıklığı kadınlarda, erkeklere göre daha fazladır. İlerleyen yaşla birlikte görülme sıklığı daha da artar.




Sindirim sisteminde, dışkılama düzeneğini oluşturan Kolon, Rektum, Pelvik Taban ve Anüs gibi yapılar; “dişli çarklar” misali, işlevsel bütünsellikte çalışır. Ki bu sayede beslenme artıklarının, rahat ve sorunsuz bir şekilde vücuttan uzaklaştırılması mümkün olur.
Ancak tüm bu işlevsel bütünsellik, yıllar içerisinde belirginleşen çeşitli nedenlerle aksayabilir. İşte o zaman dışkıda katılaşma ve tuvalette zorlanma, tuvalete gitme sıklığında azalma, tam boşalamama ve rahatlayama, daha varmış/ bitmemiş hissi ile tuvalette uzun kalma gibi sorunlarla başlayıp karında şişkinlik ve hazımsızlık, karın ağrısı, geğirme ve reflü, makatta ağrı, şişlik, kaşıntı ve kanama gibi dışkılama bağımlı yandaş sorunlarla devam eden bir dizi sıkıntılar zinciri yaşanmaya başlar. Ki yaşanan tüm bu sıkıntıların sıklık ve şiddetine paralel olarak yaşam konfor ve kalitesi düşmeye başlar. Malum, aklı poposunda yaşamak hiç kolay değildir.


"Kabızlık" çatısı altında toplanan bu sıkıntıların bir çoğu dışkılama ile ilişkilendirilmez ve farklı yorumlanır. Dolayısıyla kabızlığı olmasına rağmen, doktor doktor dolaşıp farklı teşhislerle farklı tedavi süreçleri yaşayan hasta sayısı hiç de az değildir.
Kabızlık, sıkıntıların ortaya çıkma sürecine göre Akut ve Kronik (Müzmin) olmak üzere ikiye ayrılır. Akut Kabızlık; Sıklıkla Tümör (Kanser?), İltihabi bağırsak hastalığı, Geçirilmiş karın ameliyatı, Dışkı katılaşması (fekalom) gibi nedenlerle oluşur. Sıkıntılar, üç-beş gün içerisinde şiddetlenir ve gaz-dışkı çıkışı durur. Bu nedenle acil değerlendirme ister.
Diğer taraftan, yetersiz ve düzensiz beslenmeye bağlı olarak kısa süreli (günlük) de olsa geçici peklik, yani Basit Kabızlık dönemleri kaçınılmazdır. Sıklıkla su ve lif alımını (kuru kayısı, erik, kuruyemiş, sebze-meyva ağırlıklı beslenme gibi) artırma tarzı tedbirlerle (Bilinen Çözüm) rahatlama elde edilir. Ancak “geçici” diye bilinen bu basit dönemleri, yıllar içerisinde daha sık tekrarlamaya ve 1-2 günden daha uzun sürmeye başlayabilir. Dolayısıyla "bilinen çözümler" de yaşamın vazgeçilmezi haline dönüşebilir. İşte o zaman, hala basit kabızlık diye inat edip beslenmeye odaklanmak yerine Kronik (Müzmin) Kabızlık olabileceğini de düşünmek gerekir.


Kronik Kabızlık; klasik bilgi olarak kalın bağırsağın; “Kolon Motilitesi" adı verilen Bağırsak Çalışması ve/veya “Anorektal Fonksiyon" adı verilen Dışkılama işlevlerinde aksamaya yol açan nedenlerin bir sonucu olarak yaşanır. Dolayısıyla Kronik Kabızlık, bu işlevleri etkileyen nedenlere göre Primer ve Sekonder Kronik Kabızlık olarak iki alt grupta ele alınır.
Yıllar içerisinde, gerek yaşam sürecine eklenen çeşitli hastalıklar gerekse de bu süreçte kullanılan çeşitli ilaçlar sebebiyle Kolon motilitesi ve/veya Anorektal fonksiyon, dolaylı olarak etkileniyorsa Sekonder (İkincil) Kronik Kabızlık adını alır.
Sekonder Kronik Kabızlığa Yol Açan Hastalıklar/İlaçlar
♦ Kolonda tembelliğe yol açan hastalıklar; Parkinson, Multipl Skleroz, Spinal Kord Yaralanmaları, Spina Bifida, Diyabet (Şeker), Hipotiroidi gibi...
♦ Çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan ama aynı zamanda barsak tembelliği de yapan veya dışkıyı pekleştiren ilaçlar; Antidepresan, Antiepileptik, Antikolinerjik, Antiasitler, Demir ve kalsiyum preparatları gibi...
♦ Kalın bağırsaktaki dışkı akışını engelleyen hastalıklar; Kolorektal tümör, Divertikülitis, Darlıkla sonuçlanmış İnflamatuar barsak hastalıkları gibi...
♦ Yaşanan korku ve endişe nedeniyle dışkı çıkışını, dolaylı olarak güçleştiren hastalıklar; Anal Fissür, Hemoroid gibi...
Primer Kronik Kabızlık, Neden ve Nasıl Oluşur?
Diğer taraftan, gerek kolon motilitesinde gerekse de anorektal fonksiyonlarda rol oynayan Kolon, Rektum, Pelvik Taban ve Anüs gibi yapıları; doğrudan etkileyen yapısal ve/veya işlevsel hasarlar oluşabilir. Yıllar içerisinde, sıklıkla da kullanıcı hataları temelinde belirginleşen bu primer (birincil) hasarlar neticesinde kolon motilitesi (çalışması) yavaşlayabilir ve barsak tembelliği (kolonik İnertia) gelişebilir. Ya da anorektal fonksiyon etkilenbilir, rahat dışkılama mümkün olmayabilir ve dışkılama güçlüğü gelişebilir. Ki böylece, Primer (Fonksiyonel) Kronik Kabızlık adı verilen sıkıntılar yaşanmaya başlar. Kronik Kabızlığın %90‘ı primer kökenlidir. Ancak ilerleyen yaşla birlikte eklenen çeşitli hastalıklar ve ilaç kullanımları nedeniyle hem primer hem de sekonder kronik kabızlık birlikteliği artar. Ancak yine de Kronik Kabızlık denildiğinde akla ilk olarak Fonksiyonel Kabızlık gelir.
Kronik Kabızlık tanımlaması için en son 2016 yılında güncellenen “Roma IV tanı kriterleri” kullanılır. Buna göre son altı ay içerisinde, en az üç aydır (aralıklı/ sürekli); aşağıda listelenen kriterlerden en az iki tanesi yaşanıyorsa Fonksiyonel (Kronik) Kabızlık olarak adlandırılır.
Kapalı kapılar ardında tuvalette gerçekleşen her 4 dışkılamanın en az birinde veya dışkılama sürecinin %25'inden fazlasında...
1.• “Dışkı, makat ağzına geliyor ama kendi çıkmıyor” tarzında tıkanıklık hissedilmesi,
2.• Makat ağzına gelen dışkının, karnını sıktıkça (yani gereksiz ıkınma ve hatta zorlanmayla) çıkması, yoksa çıkmaması,
3.• Makat ağzına gelen dışkının ancak parmakla müdahale (makat içinden/ kenarından) ederek çıkarılabilmesi,
4.• “Tam boşalamama ve rahatlayamama" veya "daha varmış, bitmemiş" hissiyle tuvalette uzun kalma yada birkaç saat arayla peşpeşe tuvalete gitme veya "ne yesem tuvalete gidiyorum" tarzı günde, en az 2-3 defa tuvalete gitme,
5.• Dışkının topak şeklinde büyük veya keçi pisliği şeklinde küçük ama katı ve sert olması,
6.• Tuvalete gitme sıklığının haftada 3'den az olması,
7.• Ayrıca dışkının yumuşatıcı bitkisel ürün, çay veya ilaç kullanmadan nadiren yumuşaması dikkate alnıır.
Kronik Kabızlıktaki bu tanımlamaya rağmen “kabızlık” denildiğinde akla, sıklıkla peklik gelir. Dolayısıyla kabızlık; sadece tuvalete gitme sıklığı ve dışkı kıvamı odaklı bilgilerle tanımlanır. Hatta “tuvalette zorlanma” durumu bile katı-sert dışkıyı tanımlamak için kullanılır. Halbuki, dışkılama sıklığı ve dışkı kıvamı kadar dışkılama süreci yani, dışkının nasıl çıktığı da önemlidir.
Unutmayın ki, her ne kadar düzenli olarak günde bir veya birden fazla tuvalete gidiyor, normal(?) veya yumuşak kıvamda dışkı çıkarıyor olsanız da KABIZ olabilirsiniz. O yüzden sadece dışkıyı odaklanmayın... Nasıl çıktığını da bir düşünün...
Fonksiyonel Kabızlık, motilite (barsak çalışması) veya anorektal fonksiyonun (dışkılama) durumuna göre üç farklı alt başlıkta incelenir.
1. Normal Geçiş Zamanlı Kabızlık (Normal-Transit): Genellikle düzensiz ve yetersiz beslenme alışkanlığı ile tuvalet tutma ve erteleme alışkanlığı olan gençlerde görülür. Psikososyal stres durumları bu alışkanlıkları, dolayısıyla şikayetleri de tetikler. Karın şişkinliği ve hazımsızlık ön plandadır. Zamanla dışkılama hissindeki azalmaya bağlı olarak 2-4 günde bir tuvalete gidilir ve zorlanma ile sert ve topak dışkılama olur.
Beslenme ve lif alımının artırılması, dışkılama alışkanlıklarının gözden geçirilmesi ve fabrika ayarlarına çekilmesi, son olarak da geçici süre dışkı yumuşatıcı ilaç desteği yeterli olur. Gençlerde erken fark edip tedbir alınmadığı takdirde, Anismus temelinde dışkı çıkış güçlüğü tipi kabızlığa dönüşebilir.
2. Yavaş Geçiş Zamanlı Kabızlık (Slow-Transit): Nedenleri tam olarak anlaşılmış olmasa da sıklıkla bayanlarda ve ileri yaşlarda görülür. Kalın bağırsaktaki ilerletici-kuvvetli kasılmaların düzensizliği, dolayısıyla yetersizliği nedeniyle geçiş süreci artar. Özellikle göbek ve üstünde belirgin olmak üzere karın şişkinliği ve gerginliği olur. Dışkı, uzun bir süreçte dışkılama alanına ulaşır, içerisindeki su emilir ve sertleşir. Sıklıkla 7-10 günde bir ihtiyaç tuvalete gidilir. Daha erken dışkılama için lavman veya dışkı yumuşatıcı ilaç ve ürünlerle desteklenir.
Sıklıkla “Bağırsak tembelliği” olarak bilinen bu kabızlıkta; düşük kalorili beslenme, bağırsak çalışmasında etkili aracıların eksikliği ile uzun süre dışkı yumuşatıcı bitkisel ürün, çay ve ilaç kullanımı etkili olabilmektedir. Tembelliğin orta seviyelerde olduğu hastalar İrritabl Barsak Sendromunun kabızlık tipi (İBS-C) ile benzer sıkıntılar yaşar. Tembellik ilerledikçe normalde yemeklerden sonra oluşması beklenen refleksler (gastrokolik refleks) ve dışkı yumuşatıcılara olan cevaplar iyice körleşir.. Bu nedenle lif alımını artırma veya dışkı yumuşatıcı çabaları işe yaramaz. Diğer taraftan, dışkı çıkış güçlüğü tipi kabızlığa zamanla bağırsak tembelliği de eşlik edebilir.
3. Dışkı Çıkış Güçlüğü Tipi Kabızlık: Dışkılama Güçlüğü, Tıkayıcı Dışkılama, Anorektal Outlet Obstruksiyon, Obstruktif Defekasyon gibi farklı adlarla tanımlanır. Makat ağzına gelen dışkının hissedilme ve çıkarılma aşamalarına ait sorunlara bağlı sıkıntılarla belirginleşir. Hastaların yarısında bağırsakta yavaşlama/ tembellik de olabilir. Detaylı bilgi için »
KRONİK KABIZLIKTA TEDAVİ
Ülkemiz dâhil tüm dünyada, kendi kendine teşhis ve tedavi edildiği sanılan sıkıntılar topluluğudur. Hatta bu yüzden yıllarca aklı kı.ında yaşamasına rağmen idare edebildiğini düşünenlerin sayısı, hiç de az değildir. Ne zamana kadar? Tabii ki; “kanser” endişesi yaşayana veya kabızlık komplikasyonları dayanılmaz hale gelinceye kadar…
Kabızlık Komplikasyonları Nelerdir?
•≈Makat Hastalıkları : Anal Fissür (Çatlak), Hemoroid (Basur) gibi makat hastalıkları, sıklıkla kabızlık temelinde başlar. Ancak yıllar içerisinde devam eden kabızlık (gereksiz ıkınmalar) nedeniyle de bu hastalıklar da ilerler. Dolayısıyla yaşanan sıkıntıların sıklık ve şiddetindeki artışla birlikte dayanılmaz hale dönüşür.
•≈Kabızlıkta Şiddetlenme : Alınan tüm tedbirlere rağmen devam eden gereksiz ıkınmalar nedeniyle ya Rektosel, Rektal Mukozal prolapsus, Pelvik taban düşüklüğü, Rektal Intussuception gibi yapısal hasarlar belirginleşir veya yenileri eklenir. Ya da yıllarca devam eden dışkı yumuşatıcılarla bağırsak tembelliği artar. Dolayısıyla kabızlık şiddetlenir ve komplike, yani yeme içmeyle kontrol edilemez hale dönüşür.
•≈Pelvik Organlarda Sarkma : Yıllardır devam eden gereksiz ıkınmalara ve ilerleyen yaşa paralel olarak Rektal Prolapsus (Makat sarkması), Pelvik Taban Düşüklüğü ile Rahim ve İdrar torbası sarkması gibi pelvik organlara ait prolaps (sarkma) durumu belirginleşir.
•≈Fekal İnkontinens (Abdest tutamama) : Genellikle çocuklarda ve bazen de gençlerde kabızlığa bağlı taşma tarzı (overflow) kaçak ve kirlenmeler görülür. Yetişkinlerde, özellikle de ileri yaşlarda ise tedavi edilmemiş ve komplike olmuş kabızlığın bir sonucu olarak tuvalete zor yetişme ve kaçırma tarzı şikayetlere rastlanır (Urge Inkontinans).
•≈Dışkı Taşlaşması (Fekalom) ve Barsak Tıkanıklığı : Tuvalete gitme sıklığının 7-10 günde bir olduğu ileri yaşta ve yatalak hastalarda görülme sıklığı artar. Lavmanla, olmazsa da parmakla boşaltmak gerekir.
Kabızlık, hastalık olmadığı için tedavisi de altta yatan nedenlere yöneliktir. Bu çerçevede kabızlık; öncelikle "Temel Yaklaşım ve Tedavi" prensipleri doğrultusunda çözümlenmeye çalışılır. Ancak bu temel yaklaşım yeterli olmadığında, "Detaylı Tanı ve Tedavi" prensipleri doğrultusunda ilerlenir.
a. Kabızlıkta Temel Yaklaşım ve Tedavi
1. Ön Değerlendirme : Kabızlık şikâyetler topluluğu olduğu için hasta şikayetlerinin neler olduğu ile bu şikayetlerin oluşum ve gelişim süreci (Anamnez ve Hikâye) detaylı bir şekilde sorgulanır. Bu esnada hastada var olan ilave hastalıklarla kullandığı ilaçlar belirlenir. Müteakiben sorgulama bilgileri doğrultusunda genel bir fizik muayene yapılır. Ama bu sütreçte dışkılama işlevinde rol oynayan pelvik taban ve anorektal yapılar da mutlaka muayene edilir.

Detaylı sorgulama ve muayene bulguları, alarm belirtileri ve sekonder kabızlık çerçevesinde gözden geçirilir. Alarm bulgusu olarak 50 yaş üstü, ailede kolorektal kanser(+), son 1-2 ayda hızlı kilo kaybı, karında- makatta ele gelen kitle, uzun süren kansızlık ve makatta kanama gibi belirtiler dikkate alınır. Risk analizine göre Kolonoskopi veya Sigmoidoskopi ile çeşitli laboratuar ve görüntüleme yöntemlerine geçilir. Elde edilen sonuçlara göre devam edilir.
2. Kullanıcı Eğitimi : Alarm bulguları negatif, ikincil kabızlık olasılığı dışlanmış veya danışılmış (konsülte edilmiş) hastalar kullanıcı eğitimine alınır. Bu süreçte hastalar; beslenme, dışkı oluşum ve depolama ile dışkılama işlevleri hakkında bilgilendirilir. Bu sayede “doğru” diye bilinen, dolayısıyla farkına varılmayan veya önemsenmeyen kullanıcı bağımlı yanlışlar ortadan kaldırılır. Ancak her hasta aynı değildir. O yüzden bu eğitimin, detaylı sorgulama ve muayene bulgularına göre kullanıcıya özel olması önerilir. Ki bu sayede biofeedback terapinin de ilk adımları atılmış olur.
3. Dışkı yumuşatıcı, hacim kazandırıcı ilaç ve ürünler : Kullanıcı eğitimi, tek başına veya ilaçlarla desteklenerek uygulanır. Bu çerçevede bağırsak çalışmasının düzenleyen ve artıran ilaçlar, dışkıya hacim kazandıran ürünlerden, çeşitli türde dışkı yumuşatıcılardan (laksatif) veya dışkı boşaltıcı (lavman) ilaçlardan faydalanılır. Ya da dışkıya hem hacim kazandıran hem de yumuşatan bitkisel ürünler kullanılır. Psillium gibi... Ama Kabızlıkta "ben bir şeyle uğraşmayayım, iki ilaç içeyim geçsin" tarzında bir beklentiye sahip iseniz; yok böyle bir dünya... Çünkü bu tarz ilaçlar veya ürünler, olabildiğince kısa süreli destek için önerilir. Destek kesildiğinde başa dönülüyor ise inat etmeyi bırakıp detaylı tanı ve tedavi sürecine girmek gerekir.
b. Kabızlıkta Detaylı Tanı ve Tedavi
Kronik Kabızlıkta (Konstipasyonda) "Kullanıcı Eğitimi" odaklı temel yaklaşımla arzu edilen sonuçlara ulaşılamadığı takdirde bir üst aşamaya, yani detaylı tanı ve tedavi aşamasına geçilir. Bu aşamada, öncelikle kabızlığa yol açan hasar(lar) tespit edilir, müteakiben de tespit edilen hasar(lar)a yönelik tedavi planlanır. Bu çerçevede bağırsak çalışması ve dışkılama işlevlerini, detaylı bir şekilde inceleyen ileri proktolojik tetkikler kullanılır.
Günümüzde en sık; Defekografi adı verilen İlaçlı dışkılama filmi, Anal Manometri adı verilen makatın basınç ölçümleri, endoanal ultrasonografi adı verilen makat ultrasonu ve nadiren de kolon transit zamanı adı verilen ileri proktolojik tetkikler kullanılır.
• İlaçlı Dışkılama Filmi (Baryum Defekografi, Proktografi) : Dışkılamayı güçleştiren, yapısal ve işlevsel bozuklukları tespit etmek için istenir. Özetle, kapalı kapılar ardında (WC'de) gerçekleşen dışkılamayı örnekleyerek kabızlığın ana kaynağını belirlemeye çalışır.
• Yüksek çözünürlüklü Anorektal Manometri ve Balon Atılım Testi : Makatın hem abdest tutma ve erteleme yeteneğini hem de dışkılama yeterliliğini, basınç ölçümleri yaparak, işlevsel açıdan incelemek için istenir.
• Üç Boyutlu(3D) EndoAnal Ultrason (360˚) : Yapısal olarak makat kaslarında hasar, apse, fistül veya kalınlaşma ile submukozal belirginleşme olup olmadığı araştırılır.
• Kalın Bağırsak Geçiş Zamanı (Colon Transit Time) : Kalın bağırsakta tembellik var mı? yok mu? sorusuna cevap bulmak için istenir. Kabaca, ağızdan alınan gıdanın makattan çıkma süresi ve sürecinin belirlenmesidir. Anormallik gözlenirse Defekografi ile detaylandırılır.
Tüm bu ileri tetkikler sayesinde kronik kabızlığa yol açan aşağıdaki hasarlar (hastalıklar) tespit edilir.
♦ Kalın Bağırsağa ait Redundan Kolon/Rektosigmoid, Dolikokolon, Dilate Kolon, Megakolon...
♦ Rektuma ait Dilate Rektum, Hiposensitivite, Rektosel, Rektal Mukozal Prolaps/ Rektal Intussusception/ Rektal Prolapsus...
♦ Pelvik Tabana ait Anismus (Puborektal Dissinerji), Pelvik Taban Düşüklüğü (Perineal Descent) gibi...
♦ Anüse ait Anal Spazm/ Yetersiz Anal Açılım (Anal Dissinerji), Anal Sfinkter Hipertrofisi gibi…
Diğer taraftan, çoook zor ama tüm bu testlerin sonucunda hiçbir hastalık tespit edilmeyebilir. Bu durumda, mevcut kabızlığın IBS (Hassas Barsak) kökenli geliştiği düşünülür ve tedaviye bu yönde devam edilir.
Sindirim sisteminde yer olan ve Kolon, Rektum, Pelvik Taban, Anüs adı verilen yapılar; "dişli çarklar" misali, işlevsel bütünsellikte çalışır. Dolayısıyla bu yapıların herhangi birinde oluşacak bir hasarın diğer yapıları da etkilemesi kaçınılmazdır. O yüzden tüm bu yapılarda, sadece tek bir hasar (hastalık) oluşma olasılığı çok ama çok düşüktür. Sıklıkla ikisi, üçü ve hatta dördü bir arada olur. Yani kabızlığı olan bir hastada...
• Hem Anal Fissür ve/veya Hemoroidal Hastalık...
• Hem Anismus ve/veya Pelvik Taban Düşüklüğü...
• Hem Rektosel ve/veya Rektal Mukozal Prolapsus / Intussusception...
• Hem de Redundant Rektosigmoid saptanabilir.
İşte detaylı tanı aşamasının sağladığı bu ayrımcılık sayesinde çok daha hedef odaklı ve kişiye özel tedavi imkanlarına kavuşulur. Aksi takdirde yıllarca, dışkıyı yumuşatmaya yönelik beslenmeyle, bitki çayı ve ilaçlarla rastgele uğraşılır. Değer mi? Özellikle de ileri yaşlarda çekilmez hale gelen kabızlık komplikasyonlarını (abdest tutamama gibi) düşününce...
Güncelleme:30.10.2025
İlgili Konular...