Bilmek İstedikleriniz
Bu bölümde, site içeriğinde bahsi geçen hastalık ve tedavilerle ilgili bilmek istediğiniz detaylara ait sorular yanıtlanmaktadır.
Siz de SORUN...
(Cevaplarımızın mail adresine de gelmesini isterseniz aktif bir mail adresi kullanınız.)
Dışkılama ve makatla ilgili kişisel sorunlar için lütfen, ÖNBİLGİ TALEP Formu doldurun, yanıtlayalım....
kofte Bağlantı 11.10.10
slm ben 2 hafta once doktora gıttım once apseyıı bosattı sonrada tekrar apse yapmaya basladı ve amelıyat dedı doktorum amleıyat oldum ve bır gun hastanede kaldım ama gordum kı amelıyatta da kucuk bır yer kesılmıs ve pansumana gıttgımde de orayı temıleyıp fenol verdıler sonra 10 kadar pansuman yaptırdım sımdı bı akıntı falan yok ama ustune yatınca derınden bı acıı gıbı bıseyler oluyoo ve 3 tane falan sınus delıgı var amelıyattan 20 gun falan gectı ben sonra baska doktorlara da gosterdım bana amelıyat olcaksın dedılerr ben amelıyat oldum sızce benı amelıyat yapan doktor ta anlamıstır o zamn neden bole bı yolu sectı anlayamadın sızde benı bu konuda ne yapmam gerektı yonunde bılgılendırısızz cook sevınırımm saygılar levent beyy
Op. Dr. Levent TEZCAN
11.10.10
Anlatmış olduğunuz hikayeden anladığım kadarıyla; Kıl dönmesi hastalığının apseleşme atağı ile müracaat etmişsiniz. Buna bağlı olarak, apse drenajı işlemi uygulanmış. Müteakiben tekrar apseleşme yapınca, anestezi altında hem detaylı temizleme hem de tedavi(sınırlı eksizyon?..) amacıyla ameliyat alınmışsınız. Bu tedavinin asıl amacı müteakip pansuman ve fenol uygulaması esasına dayanmaktadır. Bu tedavinin asıl amacı ile uygunluk içersinde bir süreç geçirmişsiniz. Doktor bey, daha geniş doku alanının çıkarılması yerine daha sınırlı bir alanda eksizyon işlemi uygulayarak yara iyileşme sürecini ve dolayısıyla da hastalığın nüks oranını düşürmeye çalışmış. Bu yaklaşımının ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğunu söylemek, uzaktan çok zordur. Ancak doktorunuzun kendi bilgi ve tecrübeleri doğrultusunda sizin için en uygun olanını yapmaya çalıştığı aşikardır...
Bu iyileşme sürecinde doktorunuzla konuşmanız ve "önünüzü görme ihtiyacınızın olduğunu, yoksa kafanızın çok karışık olduğu!.." konusunda doktorunuzla bilgi alışverişinde bulunmanız çok daha uygun olacaktır...
Bu iyileşme sürecinde doktorunuzla konuşmanız ve "önünüzü görme ihtiyacınızın olduğunu, yoksa kafanızın çok karışık olduğu!.." konusunda doktorunuzla bilgi alışverişinde bulunmanız çok daha uygun olacaktır...
aysu Bağlantı 29.08.10
Dr.Bey,
Ben 6 yıllık evli bir bayanım.Eşimle devamlı olarak anal ilişki yaşamamızdan dolayı anüsümde çeşitli memelenmeler ve fissür oluştu.Kabız yada ishal olduğumda fissür kendini belli etmekte ve püskürür tarzda kan akmaktadır.Anüsümdeki deformeden dolayı anal ilişki yaşadığım anlaşılırmı ,zira bu yüzden doktora gitmeye utanıyorum.Ayrıca memelenmenin yada fissürün geri dönüşü varmı.Saygılarımla,
Ben 6 yıllık evli bir bayanım.Eşimle devamlı olarak anal ilişki yaşamamızdan dolayı anüsümde çeşitli memelenmeler ve fissür oluştu.Kabız yada ishal olduğumda fissür kendini belli etmekte ve püskürür tarzda kan akmaktadır.Anüsümdeki deformeden dolayı anal ilişki yaşadığım anlaşılırmı ,zira bu yüzden doktora gitmeye utanıyorum.Ayrıca memelenmenin yada fissürün geri dönüşü varmı.Saygılarımla,
Op. Dr. Levent TEZCAN
30.08.10
Öncelikle muayene sonucunda, tariflediğiniz deformenin %100 olarak anal ilişki sebepli olduğunu söyleyebilmek imkansızdır. Dolayısıyla bu açığa çıkacak diye muayeneden korkmanıza hiç gerek yok. Hatta, özellikle belirtmediğiniz sürece bunu özelinizde kalacaktır. Ancak tanı ve tedavi sürecinde doktorunuzun durumunuzu tam olarak anlayabilmesi, dolayısıyla size daha fazla yardımcı olabilmesi için açıklamanızda fayda vardır. Bu durum; tamamen sizin ve eşinizin cinsel tercihi, özelidir...
Şimdi gelelim şu memeleşme ve fissür olayına... Tamam, anal ilişkinin memeleşme(basur) ve fissür olayını tetikleyici özelliği vardır. Ancak bu hale sadece anal ilişki sonucu gelemezsiniz... O yüzden, beslenme ve dışkılama alışkanlıklarınızı da kapsayacak bir değerlendirme(görüşme), anal bölge muayenesi ve tetkik(Endoskopik muayene, Defekografi, 3D Endoanal ultrasonografi, Manometri) aşamalarında geçmeniz gerekir. Böylece durumunuzu tam olarak değerlendirmiş, netleştirmiş olursunuz.
Çocukluğundan beri dışkılama ve ıkınma sorunu yaşamasına rağmen bunun pek farkında olmayan, bir şekilde idare edebilen ve bu yaşadıklarını "normal" olarak tanımlayan bayanların çoğu; yaşamlarının bir döneminde, bir şekilde makat hastalıkları ile uğraşmak zorunda kalır. Özellikle de hamilelik dönemleri sonrasında.... Ki siz de bu durum henüz yok...
Anlattıklarınıza dayanarak; sizin de REKTOSEL ile rektosel tabanında gelişmiş anal spazm, anal fissür(çatlak) ve basur gibi hastalıklar yönünden değerlendirilmenizin uygun olacağını düşünmekteyim. Bu durumunuzun yaşadığınız kabızlık(zorlanma) ve ıkınma dönemlerinizce de tetiklendiğini, hatta bir kısır döngüye dönüştüğünü unutmamak gerekir... Malum, özellikle bayanlarda rektosel, hemoroid ve fissür gibi hastalıklar oluşum mekanızmaları gereği sıklıkla birlikte bulunabilmekte ve yıllar geçtikçe de birbirleri için tetikleyici unsur olabilmektedir.
Şimdi gelelim şu memeleşme ve fissür olayına... Tamam, anal ilişkinin memeleşme(basur) ve fissür olayını tetikleyici özelliği vardır. Ancak bu hale sadece anal ilişki sonucu gelemezsiniz... O yüzden, beslenme ve dışkılama alışkanlıklarınızı da kapsayacak bir değerlendirme(görüşme), anal bölge muayenesi ve tetkik(Endoskopik muayene, Defekografi, 3D Endoanal ultrasonografi, Manometri) aşamalarında geçmeniz gerekir. Böylece durumunuzu tam olarak değerlendirmiş, netleştirmiş olursunuz.
Çocukluğundan beri dışkılama ve ıkınma sorunu yaşamasına rağmen bunun pek farkında olmayan, bir şekilde idare edebilen ve bu yaşadıklarını "normal" olarak tanımlayan bayanların çoğu; yaşamlarının bir döneminde, bir şekilde makat hastalıkları ile uğraşmak zorunda kalır. Özellikle de hamilelik dönemleri sonrasında.... Ki siz de bu durum henüz yok...
Anlattıklarınıza dayanarak; sizin de REKTOSEL ile rektosel tabanında gelişmiş anal spazm, anal fissür(çatlak) ve basur gibi hastalıklar yönünden değerlendirilmenizin uygun olacağını düşünmekteyim. Bu durumunuzun yaşadığınız kabızlık(zorlanma) ve ıkınma dönemlerinizce de tetiklendiğini, hatta bir kısır döngüye dönüştüğünü unutmamak gerekir... Malum, özellikle bayanlarda rektosel, hemoroid ve fissür gibi hastalıklar oluşum mekanızmaları gereği sıklıkla birlikte bulunabilmekte ve yıllar geçtikçe de birbirleri için tetikleyici unsur olabilmektedir.
elam Bağlantı 12.08.10
Merhaba ben 3 yil önce evlendim ve tuvaletimi yapmam düzensizleşti evlenmedn önce her sabah kahvaltidan sonra mutlaka yapardm ve 3 ay önce dogum yaptim bu sikayetim hamileligimde artti makatta kücük şişlikler olustu ama cok fazla agri olmuyordu fakat dogumdan sonra tuvaletimi yaparken hem sişlik artiyo hemde kanama oluyo tabı cok da aciyo ve yaptiktan sonra 1 gün o agri gecmiyo sizce basurmu ve nasil tedavi olabilirim lütfen beni bilgilendirin simdidn tesekkürler
Op. Dr. Levent TEZCAN
13.08.10
Çocukluğundan beri dışkılama ve ıkınma sorunu yaşamasına rağmen bunun pek farkında olmayan, bir şekilde idare edebilen ve bu yaşadıklarını "normal" olarak tanımlayan bayanların çoğu; yaşamlarının bir döneminde, bir şekilde makat hastalıkları ile uğraşmak zorunda kalır. Özellikle de hamilelik dönemleri sonrasında...
Anlattıklarınıza dayanarak; sizin de REKTOSEL ile rektosel tabanında gelişmiş anal spazm, anal fissür(çatlak) ve basur gibi hastalıklar yönünden değerlendirilmenizin uygun olacağını düşünmekteyim. Bu durumun yaşadığınız kabızlık(zorlanma) ve ıkınma dönemlerinizce de tetiklendiğini, hatta bir kısır döngüye dönüştüğünü unutmamak gerekir... Malum, özellikle bayanlarda rektosel, hemoroid ve fissür gibi hastalıklar oluşum mekanızmaları gereği sıklıkla birlikte bulunabilmekte ve yıllar geçtikçe de birbirleri için tetikleyici unsur olabilmektedir.
Anlattıklarınıza dayanarak; sizin de REKTOSEL ile rektosel tabanında gelişmiş anal spazm, anal fissür(çatlak) ve basur gibi hastalıklar yönünden değerlendirilmenizin uygun olacağını düşünmekteyim. Bu durumun yaşadığınız kabızlık(zorlanma) ve ıkınma dönemlerinizce de tetiklendiğini, hatta bir kısır döngüye dönüştüğünü unutmamak gerekir... Malum, özellikle bayanlarda rektosel, hemoroid ve fissür gibi hastalıklar oluşum mekanızmaları gereği sıklıkla birlikte bulunabilmekte ve yıllar geçtikçe de birbirleri için tetikleyici unsur olabilmektedir.
720 Bağlantı 12.08.10
merhaba hocam.28 yaşındayım.Ben geçen sene basur memelerinden dolayı küçük bir operasyon geçirdim.bir yıldır sıkıntım yoktu.Yaklaşık 20 gün piyasada adı sıkça dolaşan zayıflama hapı olan biber hapındna kullandım ve bu beni kabız yaptı.Bu sıkıntım olduktan sonra hap kullanmayı hemen bıraktım lakin çok aşırı zorlanarak ve hatta anüs çevresine elimle baskılar yaparak ihtiyacımı giderdim bu esnada bir kaç defa kanamam oldu.Bu durumdan sonra zaman zaman anüsümünden kan gelmeye başladı.Bugün tekrar tuvalete gittiğimde zorlanırken makatımdan damlayarak kan geldiğine şahit oldum.Çok şiddetli ağrılarım olmuıyor hatta sadece tuvalete çıktıktan sonra yada çıkarken ağrı yaşıyorum.Ne yapacağımı bilemiyorum.Bir uzmana gitmek için acelemi etmeliyim yoksa zamana bırakıp ağırdan mı almalıyım?
Op. Dr. Levent TEZCAN
12.08.10
Hemoroid ve/veya fissür(çatlak) ameliyatı geçirmiş bayanlarda, özellikle de sizin gibi peklik, kabızlık ve buna bağlı zorlanma durumlarında belirginleşen sıkıntılar olduğunda; bu hastaların REKTOSEL HASTALIĞI yönünden de incelenmeleri uygun olacaktır. Böylece mevcut sıkıntıların sadece kabızlık ve zorlanmaya bağlı tahrişden mi? olup olmadığı tam olarak ortaya konmuş olur. Çünkü altta yatan bir rektosel durumu var ise bu ilerleyen yıllarda makatta tekrarlayan benzer sıkıntılara, dolayısıyla da olunan tedaviden memnuniyetsizliklere neden olacaktır. Rektosel hastalığının teşhisinde defekografi adı verilen ilaçlı dışkılama filmi çekilmektedir.
Procto Bağlantı 05.08.10
Merhabalar,
27 yaşındayım 7 ay'dan beri aralıklarla anal fissur rahatsızlığı yaşıyorum. Kronik kabızlık çekmememe, tuvalette çok kısa süreler kalmama rağmen bu hastalıktan muzdaribim. Daha önce 3 kez yaşadığım ve hep yaşadığım tek bir kabızlığın ardından gelen ataklar 5-6 günlük süreçleri kapsamış ve procto glyvenol krem ve lifli gıdalarla desteklediğim tedavilerim ile etkilerini yitirmişlerdi. Son yaşadığım sıkıntının 2 haftalık bir süreçte iyileşmemesi yüzünden başvurduğum genel cerrahta muayenesinin ardından anal fissur teşhisi koydu ve ameliyatın bu hastalığın tek çözümü oldugunu, ilaç tedavilerinin ardından mutlaka yine nüksedeceğini belirtti. İlaç olarak Procto glyvenol kremin faydasının olmayacağını hatta zararının olabileceğini belirterek yerine aynı ilacın(oysaki etken maddeleri aynı) fitiliyle beraber biokadin ile oturma banyosu ve magnesie calcinee laksatif verdi. Ağrılarım tuvaletten hemen sonraki bir saati kapsıyor ve gün içinde başka bir ağrı çektiğim çok nadir oluyor.Açıkçası bu yaşımda çokta ileri safhada olmadığını düşündüğüm bu rahatsızlığım yüzünden ameliyat olmayı istemiyorum.
Yardımlarınızı belirtirseniz çok memnun olacağım.
Şimdiden teşekkür ederim.
27 yaşındayım 7 ay'dan beri aralıklarla anal fissur rahatsızlığı yaşıyorum. Kronik kabızlık çekmememe, tuvalette çok kısa süreler kalmama rağmen bu hastalıktan muzdaribim. Daha önce 3 kez yaşadığım ve hep yaşadığım tek bir kabızlığın ardından gelen ataklar 5-6 günlük süreçleri kapsamış ve procto glyvenol krem ve lifli gıdalarla desteklediğim tedavilerim ile etkilerini yitirmişlerdi. Son yaşadığım sıkıntının 2 haftalık bir süreçte iyileşmemesi yüzünden başvurduğum genel cerrahta muayenesinin ardından anal fissur teşhisi koydu ve ameliyatın bu hastalığın tek çözümü oldugunu, ilaç tedavilerinin ardından mutlaka yine nüksedeceğini belirtti. İlaç olarak Procto glyvenol kremin faydasının olmayacağını hatta zararının olabileceğini belirterek yerine aynı ilacın(oysaki etken maddeleri aynı) fitiliyle beraber biokadin ile oturma banyosu ve magnesie calcinee laksatif verdi. Ağrılarım tuvaletten hemen sonraki bir saati kapsıyor ve gün içinde başka bir ağrı çektiğim çok nadir oluyor.Açıkçası bu yaşımda çokta ileri safhada olmadığını düşündüğüm bu rahatsızlığım yüzünden ameliyat olmayı istemiyorum.
Yardımlarınızı belirtirseniz çok memnun olacağım.
Şimdiden teşekkür ederim.
Op. Dr. Levent TEZCAN
06.08.10
Bu kadar uzun süreden beri devam eden anal fissür çoğunlukla kronikleşmiş demektir. Sıkıntıların olmadığı dönemler hastalığın geçmiş olduğunu teyit etmez ve bu nedenle de çok yanıltıcı olabilmekte, idare edilebildiği düşünülmektedir. Ancak idare edildiği veya tedavi edildiği sanılırken sistem normal çalışması dışında kullanılmakta ve bu da ilerleyen yıllarda farklı makat sorunlarının (hastalıklarının) gelişmesini tetikleyebilmektedir.
O yüzden anal fissür tedavisinde öncelikli adım; sistemin(makatın) normal çalışma şartlarının sağlanması yönünde olmalıdır. Ancak sıklıkla düz mantık düşünülüp tam tersi yapılmakta, ya yemek yeme kesilmekte ya da sulu beslenmeye veya dışkı yumuşatıcılara yönenilmektedir. Bu da ıkınmayı, dolayısıyla spazmı tetiklemekte ve iyileşmeyi geçiktirmektedir. Sistemin normalinin ıkınmadan, bol, yumuşak ve kalın dışkılama olduğu unutulmamalıdır. Tabii bunnun sıcak su oturma banyoları ile sık aralıklarla desteklenmesi gerekmektedir. en basit örneği; ağzınızın kenarında uçuk çıktığı zaman sadece çorba mı içiyorsunuz? Tabii ki hayır... Dilimizle uçuğu yumuşatıyor ve ağzımızı daha fazla açmaya çalışıyoruz. Acıyacağını bilerek.... Bu işlemi tekraladıkça acının azaltığını ve uçuğun iyileştiğini görüyoruz. İşte aynısını makatımıza yapmamız gerekiyor. Nasıl mı? Tabii ki sıcak su oturma banyoları ile makatı yumuşatmalı, sonra da sistemi normal çalıştırarak makatı açmalıyız.... Dişe diş hesabı... Ancak bu işlemi yaparken ıkınmaya neden olmamak için dışkının kalın ve sert olmamasına dikkat etmeliyiz. Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım... Sanırım ne demek istediğimi az çok anlamışsınızdır...
O yüzden anal fissür tedavisinde öncelikli adım; sistemin(makatın) normal çalışma şartlarının sağlanması yönünde olmalıdır. Ancak sıklıkla düz mantık düşünülüp tam tersi yapılmakta, ya yemek yeme kesilmekte ya da sulu beslenmeye veya dışkı yumuşatıcılara yönenilmektedir. Bu da ıkınmayı, dolayısıyla spazmı tetiklemekte ve iyileşmeyi geçiktirmektedir. Sistemin normalinin ıkınmadan, bol, yumuşak ve kalın dışkılama olduğu unutulmamalıdır. Tabii bunnun sıcak su oturma banyoları ile sık aralıklarla desteklenmesi gerekmektedir. en basit örneği; ağzınızın kenarında uçuk çıktığı zaman sadece çorba mı içiyorsunuz? Tabii ki hayır... Dilimizle uçuğu yumuşatıyor ve ağzımızı daha fazla açmaya çalışıyoruz. Acıyacağını bilerek.... Bu işlemi tekraladıkça acının azaltığını ve uçuğun iyileştiğini görüyoruz. İşte aynısını makatımıza yapmamız gerekiyor. Nasıl mı? Tabii ki sıcak su oturma banyoları ile makatı yumuşatmalı, sonra da sistemi normal çalıştırarak makatı açmalıyız.... Dişe diş hesabı... Ancak bu işlemi yaparken ıkınmaya neden olmamak için dışkının kalın ve sert olmamasına dikkat etmeliyiz. Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım... Sanırım ne demek istediğimi az çok anlamışsınızdır...