Bilmek İstedikleriniz
Bu bölümde, site içeriğinde bahsi geçen hastalık ve tedavilerle ilgili bilmek istediğiniz detaylara ait sorular yanıtlanmaktadır.
Siz de SORUN...
(Cevaplarımızın mail adresine de gelmesini isterseniz aktif bir mail adresi kullanınız.)
Dışkılama ve makatla ilgili kişisel sorunlar için lütfen, ÖNBİLGİ TALEP Formu doldurun, yanıtlayalım....
tonkay79 Bağlantı 08.05.12
hocam,ben de 5-6 yıldır tekrarlayan (4 kere) perianal apse sorunu var,fistül tanısı yok.bu apse hiç baş yapmıyor ve cerrahi müdahale ile drene edildi her defasında.fakat nüksetti 1er 2şer sene arayla.acaba lazer epilasyon yaptırarak kıl köklerinin ölmesiyle sorunun tekrarını engelleyebilir miyim?teşekkür ederim
Op. Dr. Levent TEZCAN
08.05.12
Perianal apse oluşumunda veya tekrarlamasında makat bölgesindeki kılların kanıtlanmış hiçbir etkisi yoktur. Epilasyon işleminin makat bölgesine de yapılması, tamamen kişisel tercihinizdir...
Atak(apse) dönemlerinde uygulanan drenaj işleminin uygun yerden yapılamayışı tekrarlama riskini artırabilir. Ki bu amaçla önhazırlık aşamasında apse lokalizasyonunun 3D Endoanal USG ve/veya Pelvik MR ile belirlenmeye çalışılması faydalıdır.
Diğer taraftan, yapılan takiplerde apse boyut ve yayılımında artış saptanıyorsa bu apsenin fistül olarak düşünülmesi ve tedavi sürecinde bu olasılığın göz önünde bulundurulması faydalı olabilir.
Atak(apse) dönemlerinde uygulanan drenaj işleminin uygun yerden yapılamayışı tekrarlama riskini artırabilir. Ki bu amaçla önhazırlık aşamasında apse lokalizasyonunun 3D Endoanal USG ve/veya Pelvik MR ile belirlenmeye çalışılması faydalıdır.
Diğer taraftan, yapılan takiplerde apse boyut ve yayılımında artış saptanıyorsa bu apsenin fistül olarak düşünülmesi ve tedavi sürecinde bu olasılığın göz önünde bulundurulması faydalı olabilir.
amsterdam Bağlantı 05.04.12
mrb doktor bey benim kiz arkadasim brezilyali 3 sene once apse belirdi cinsel organina yakin ben simdiye kadarda 3 defa ameliyat oldu fakat hep patlak veriyo baska yerden bunun bir cozum yolu var mi acaba kokten ?tesekkurler
Op. Dr. Levent TEZCAN
05.04.12
Öncelikle bu apsenin kökeninin makat ile ilişkisi 3D Endoanal USG tetkiki ile netleştirilmelidir. Çünkü tanımladığınız bölgede makatla ilişkisi olmayan apseler de oluşabilmektedir. Eğer anal apse olarak değerlendirildi ve belirli aralıklarla tekrarladı ise bu apsenin artık bir anal fistül olarak değerlendirilmesi ve tedavinin de bundan sonra bu yönde planlanması önerilebilir. Ki yapılacak 3D Endoanal USG ile apse-fistül anatomisi tam olarak da ortaya konmuş olacaktır.
ankaralı Bağlantı 26.03.12
hocam, 43 yaşındave 75 kg dayım. tıbben bildiğim kadarı ile arızi bir durmumum yok. hatırladığım kadarı ile 6-7 yaşlarında iken dıçkılamada hafifte olsa kanama oluyordu.makat bölgesinde belli berlirsiz meme vardı.kendiliğinden geçti.ve yıllardır bu hastalığın emmaresi yoktu.dün akşam, makat bölgesinde bir basınç - asılma hissi (ağrı değil) duydum. fasulye büyüklüğünde bir meme olduğunu farkettim. bu mesajı yazarken bile bu rahatsız edici hissi hala duyuyorum. basur denilen rahatsızlık böylesine birden mi fark edilir? ki basur olduğundan da emin değilim. esasen rahatsız eden konu şu; geçen sene bir yakınım ( 55 yaşlarında idi) basur ameliyatı olmuştu. ancak teşhis yanlış konulmuş, kanser olan hastılığa basur diye operasyon yapılmıştı.ve o hastamızda 6-7 ay sonrada vefat etmişti. burada ki sorumda şu; basur da yanlış teşhis ihtimali yüksek midir? basur sandığımız hastalığın esasen bir başka hastalık olduğunun belli ipuçları varmıdır?
Op. Dr. Levent TEZCAN
27.03.12
Öncelikle bu vesile ile bildiğimizi sandığımız ama bilmediğimiz bir konu üzerinde durmak isterim.
Normal dışkılama sürecini " Mermiyi namluya ver, ama namludan sen çıkarma, kendiliğinden çıksın" modeli olarak düşünürsek; tuvalete oturulduğunda ilk olarak karın kaslarını kullanarak dışkıyı makat ağzına yönlendiririz, yani mermiyi namluya veririz. Ama çoğu defa, farkında bile olmadan makattan çıkışın kendi kendine olmasına müsade etmez, yine karın kaslarını kullanarak dışkıyı dışarıya çıkarmaya çalışırız. Bu karın kaslarının desteği toplam dışkılama sürecinde %25 den fazla olmamalıdır. Ama olur..... Yani mermi namludan da çıkartılır. İşte bu karın kaslarının desteğiyle olan bu çıkışlar IKINMA ALIŞKANLIĞI nı oluşturur ve yıllar içersinde pek farkında olmadan yapılır. ZORLANMA ise işte bu ıkınmaların, dışkı çıkışını sağlayabilmek adına, artık yüzümüze dahi yansıdığı ve dışarıdan fark edilebildiği halidir.
Sanırım siz de pek farkında olmadan ıkınma alışkanlığını yaşıyordunuz. Buna bağlı olarak da bir önceki dışkılama sürecinizde biraz daha fazla bir ıkınma yaşadığınız ve sonrasında da birden bire bu tanımladığınız şişlik ile karşılaştınız(Tromboze hemoroid?) Ki trombozlar da bu yaşanmışlıkların bir sonucu olarak böyle birdenbire oluşur.
Gelelim şu yanlış teşhis olayına… Basur, hiçbir zaman kanser yapmaz, kansere de neden olmaz. Ancak toplumda sıklıkla bilindiği üzere makatta kanama, şişlik, ele gelen memeleşme, ağrı gibi sorunların da tek nedeni basur değildir. Diğer taraftan, özellikle 50 yaş üstünde olup makat şikayetleri olan hastalarda tedavi aşamasına geçmeden evvel “Eşeği sağlam kazığa bağlamak” adına öncelikle kalın barsakların gözden geçirilmesi gereklidir. Kapınızın önünde duran arabanın alarmı çaldığında “kedidir kedi…” diye geçiştiriyorsanız ve bir sabah kalktığınızda arabanızı göremediğinizde; kedi hırsız mı olur.
Aynı çıkışı(makatı) kullanmaları sebebiyle gerek makat ağzı hastalıklarının gerekse kalın barsaklara ait bir takım hastalıkların belirtileri birbirlerine çok benzer. Kesin olarak ayırt edebilmek için çeşitli ek tetkiklere veya görüntüleme yöntemlerine müracaat edilmesi gerekir.
Normal dışkılama sürecini " Mermiyi namluya ver, ama namludan sen çıkarma, kendiliğinden çıksın" modeli olarak düşünürsek; tuvalete oturulduğunda ilk olarak karın kaslarını kullanarak dışkıyı makat ağzına yönlendiririz, yani mermiyi namluya veririz. Ama çoğu defa, farkında bile olmadan makattan çıkışın kendi kendine olmasına müsade etmez, yine karın kaslarını kullanarak dışkıyı dışarıya çıkarmaya çalışırız. Bu karın kaslarının desteği toplam dışkılama sürecinde %25 den fazla olmamalıdır. Ama olur..... Yani mermi namludan da çıkartılır. İşte bu karın kaslarının desteğiyle olan bu çıkışlar IKINMA ALIŞKANLIĞI nı oluşturur ve yıllar içersinde pek farkında olmadan yapılır. ZORLANMA ise işte bu ıkınmaların, dışkı çıkışını sağlayabilmek adına, artık yüzümüze dahi yansıdığı ve dışarıdan fark edilebildiği halidir.
Sanırım siz de pek farkında olmadan ıkınma alışkanlığını yaşıyordunuz. Buna bağlı olarak da bir önceki dışkılama sürecinizde biraz daha fazla bir ıkınma yaşadığınız ve sonrasında da birden bire bu tanımladığınız şişlik ile karşılaştınız(Tromboze hemoroid?) Ki trombozlar da bu yaşanmışlıkların bir sonucu olarak böyle birdenbire oluşur.
Gelelim şu yanlış teşhis olayına… Basur, hiçbir zaman kanser yapmaz, kansere de neden olmaz. Ancak toplumda sıklıkla bilindiği üzere makatta kanama, şişlik, ele gelen memeleşme, ağrı gibi sorunların da tek nedeni basur değildir. Diğer taraftan, özellikle 50 yaş üstünde olup makat şikayetleri olan hastalarda tedavi aşamasına geçmeden evvel “Eşeği sağlam kazığa bağlamak” adına öncelikle kalın barsakların gözden geçirilmesi gereklidir. Kapınızın önünde duran arabanın alarmı çaldığında “kedidir kedi…” diye geçiştiriyorsanız ve bir sabah kalktığınızda arabanızı göremediğinizde; kedi hırsız mı olur.
Aynı çıkışı(makatı) kullanmaları sebebiyle gerek makat ağzı hastalıklarının gerekse kalın barsaklara ait bir takım hastalıkların belirtileri birbirlerine çok benzer. Kesin olarak ayırt edebilmek için çeşitli ek tetkiklere veya görüntüleme yöntemlerine müracaat edilmesi gerekir.
hatice Bağlantı 06.03.12
hocam merhaba ben daha öncede yazmıştım bende kabızlık var doktora gittim fitil krem ilaç verdi fito krem procto krem kontos fitil ve doxium ilacını verdi günde 2 lt su içiyorum sebze yiyiyorum ama yinede dışkılamadan sonra acı oluyor az ama ilaçlarla çok iyi oldum ama yinede acıyor çatlak varmış peki ilaçlar bittikten sonra kabızlığım geçmezse ne yapacagım bu arada fitil koyduktan sonra 45 dakika sonra dışkıya rahatlıkla çıkıyorum onun haricinde fazla çıkamıyorum arada bi kayısı (gün kurusu)yiyiyorum.dışarı çıkan meme acıtıyor amam sıcak suya oturmöadım hiç bide sıcak suyun içine bi toz atıyorlar onu yapmayı düşünüyorum bide sıcak suyun ayarı nasıl olmalı dayanabileceğim kadarmı şimdiden teşekkürler kusura bakmayın acele yazdım karma karışık oldu iyi çalışmalar
Op. Dr. Levent TEZCAN
06.03.12
Daha öncesinde sitemizin ÖN BİLGİLENME FORMU aracılığıyla bize bildirmiş olduğunuz bilgilere dayanarak sizdeki temel sorunun dışkılama güçlüğü, yani sizin tabirinizle kabızlık olduğunu belirtmiş ve sizde buna bağlı olarak artan bir ıkınma alışkanlığı geliştiğini, bu artan ıkınmalara bağlı olarak makat ağzının zorlandığını, bu zorlanmanın da kendisini hemoroid, fissür(çatlak) gibi çeşitli makat ağzı hastalıkları olarak gösterebileceğinden bahsetmiştik. Hatta vu ıkınmaların bayanlarda rektosel adı verilen bir hastalığa daha yola açarak ıkınmayı daha da artırabildiğinii fade etmiştik. Hatta tüm bu çerçevede sizin; REKTOSEL ve rektosel tabanında gelişmiş anal spazm, anal fissür ve hemoroid yönünden komple değerlendirilmenizin uygun olacağını ifade etmiştik.
Gelelim son durumunuza; uygulamış olduğunuz ilaç tedavisi ve beslenme alışkanlıklarınızdaki değişikler sayenizde dışkı kıvamını yumuşatmış oldunuz. Yani ıkınmanızı azaltmış, dolayısıyla da sıkıntılarınız da azalmış oldu. Gayet doğal olarak... Bu beslenme alışkanlığınıza dikkat ettiğiniz(Ki bu aynı zamanda konservatif tedavinin temelidir)veya edebildiğiniz sürece kabızlığınız ve sıkıntılarınız daha az olacaktır. İpin ucunu kaçırmadığınız sürece....
Bu nedenle size öncelikle KABIZLIĞIN bir nedeni olabilecek rektosel hastalığı yönünden değerlendirmek adına DEFEKOGRAFİ tetkiki öneririm.
Sıcak su oturma banyosu ile ilgili detaylı bilgiye sitemiz içeriğinden ulaşabilirsiniz.
Gelelim son durumunuza; uygulamış olduğunuz ilaç tedavisi ve beslenme alışkanlıklarınızdaki değişikler sayenizde dışkı kıvamını yumuşatmış oldunuz. Yani ıkınmanızı azaltmış, dolayısıyla da sıkıntılarınız da azalmış oldu. Gayet doğal olarak... Bu beslenme alışkanlığınıza dikkat ettiğiniz(Ki bu aynı zamanda konservatif tedavinin temelidir)veya edebildiğiniz sürece kabızlığınız ve sıkıntılarınız daha az olacaktır. İpin ucunu kaçırmadığınız sürece....
Bu nedenle size öncelikle KABIZLIĞIN bir nedeni olabilecek rektosel hastalığı yönünden değerlendirmek adına DEFEKOGRAFİ tetkiki öneririm.
Sıcak su oturma banyosu ile ilgili detaylı bilgiye sitemiz içeriğinden ulaşabilirsiniz.
serkan37-34 Bağlantı 21.02.12
merhaba hocam. 2007yılında izmirde .... hastanede hemoroid ameliyatı oldum.ameliyattan kısa bir süre sonra tekrar nüksetti. çok sıkıntılı zamanlarım oldu ameliyattan korktum. ancak korkumu tekrar yendim doktora gittim. 4. evre olduğunu ameliyat olmamın gerektiğini belirtti. ameliyat oldum. doktorun tabiriyle çok kullanılmayan yöntemle damarları bağladığını belirtti. 10 gün sonra kontrole gittiğimde ödem olduğunu belirtti. muayenesi çok ağrılı olduğu için 2 kere gittim. açıkcası gitmek istemiyorum. şu anda iltihaplanma olduğunu farkediyorum. sürekli bir cıvıklık hissediyorum. daflon kullanıyorum. geçicibir durummudur.yardımınızı rica ediyorum
Op. Dr. Levent TEZCAN
21.02.12
Sizi baştan itibaren ileri evre hemoroidal hastalık olarak değerlendirmek uygun olacaktır. Bu bağlamda ilk ameliyatınızda; klasik ameliyatın mevcut bir takım riskleri(darlık vs...) nedeniyle tamamının temizlenmesi yerine bir kısmının alınması, müteakiben devamının yapılması yönünde bir düşünce hakim olmuş olabilir. Bu nedenle de siz bu süreçteki sorunları tekrarlama olarak değerlendirebilirsiniz... Damar bağlama diye tanımlanan yöntemler sıklıkla HAL/DGHAL veya boğma(RBL) olabilmektedir. Bunlar cerrahi dışı tedavi alternatifleri olarak sunulmaktadır.
İster cerrahi isterse cerrahi dışı olsun tüm yöntemlerin kendilerine özgü artıları ve eksileri mevcuttur. Hangi yöntemin hangi hastaya uygulanacağına dair bir standart yoktur. Çünkü her hastanın hem durumu hem de tedavi beklentileri farklı olabilmektedir. Bu nedenle anal bölge şikayeti ile gelen bir hastada hekimin öncelikli görevi hastanın durumunu netleştirmektir. Bu amaçla sadece görsel olarak dıştan yapılan bir anal bölge muayenesi veya buna eklenmiş bir endoskopik muayene(kolonoskopi gibi..) her zaman yeterli olamamaktadır. Öncelikle detaylı bir sorgulama ve bu sorgulamanın da dışkılama alışkanlıklarını içermesi gerekmektedir. Yani anal işlevlerin tam olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla da hastanın sorunları bu neden-sonuç ilişkisi içersinde ele alınmalıdır. Ki, ancak bu sayede hastaya durumuna özgü tedavi alternatifleri sunulabilsin.... Bu sunumu müteakip hasta kendi tedavi beklentileri doğrultusunda, tabii ki bu alternatiflerin artı ve eksilerini de öğrenerek karar verebilsin....
Çok uzattım ama hala devam eden şikayetlerinizin olduğunu da düşünürsek öncelikle ilk aşamaya yani doğru tanı aşamasına gidilmeli, sorunlarınızın temel nedeni bulunmalı, sonrasında da durum ve tedavi beklentilerinize uygun olarak değerlendirilmeniz gerekebilir...
AnalCerrahi işlemleri asla basit işlemler değildir. Bu konuda bilgili ve bilinçli olmak, neden-sonuç ilişkisini kurmak, temel tedavi önceliklerinizi belirtmek durumunudasınız... Çünkü çok fazla alternatif var....
İster cerrahi isterse cerrahi dışı olsun tüm yöntemlerin kendilerine özgü artıları ve eksileri mevcuttur. Hangi yöntemin hangi hastaya uygulanacağına dair bir standart yoktur. Çünkü her hastanın hem durumu hem de tedavi beklentileri farklı olabilmektedir. Bu nedenle anal bölge şikayeti ile gelen bir hastada hekimin öncelikli görevi hastanın durumunu netleştirmektir. Bu amaçla sadece görsel olarak dıştan yapılan bir anal bölge muayenesi veya buna eklenmiş bir endoskopik muayene(kolonoskopi gibi..) her zaman yeterli olamamaktadır. Öncelikle detaylı bir sorgulama ve bu sorgulamanın da dışkılama alışkanlıklarını içermesi gerekmektedir. Yani anal işlevlerin tam olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla da hastanın sorunları bu neden-sonuç ilişkisi içersinde ele alınmalıdır. Ki, ancak bu sayede hastaya durumuna özgü tedavi alternatifleri sunulabilsin.... Bu sunumu müteakip hasta kendi tedavi beklentileri doğrultusunda, tabii ki bu alternatiflerin artı ve eksilerini de öğrenerek karar verebilsin....
Çok uzattım ama hala devam eden şikayetlerinizin olduğunu da düşünürsek öncelikle ilk aşamaya yani doğru tanı aşamasına gidilmeli, sorunlarınızın temel nedeni bulunmalı, sonrasında da durum ve tedavi beklentilerinize uygun olarak değerlendirilmeniz gerekebilir...
AnalCerrahi işlemleri asla basit işlemler değildir. Bu konuda bilgili ve bilinçli olmak, neden-sonuç ilişkisini kurmak, temel tedavi önceliklerinizi belirtmek durumunudasınız... Çünkü çok fazla alternatif var....