Bilmek İstedikleriniz
Bu bölümde, site içeriğinde bahsi geçen hastalık ve tedavilerle ilgili bilmek istediğiniz detaylara ait sorular yanıtlanmaktadır.
Siz de SORUN...
(Cevaplarımızın mail adresine de gelmesini isterseniz aktif bir mail adresi kullanınız.)
Dışkılama ve makatla ilgili kişisel sorunlar için lütfen, ÖNBİLGİ TALEP Formu doldurun, yanıtlayalım....
Hilmet13 Bağlantı 06.07.26
Hocam iyi günler dilerim, 6 ay önce hemoroid ameliyatı olmuştum kolonoskopide nonspesifik kolit bx alındı sonrasında kansere dahil bir bulgu rastlanmamıştı bağırsaklarımda iltihap gözlemlendi sonrasında operasyona alındım son birkaç haftadır akıntı gözlemlemeye başladım sarı renk gibi peçetede cerrah bağırsaktaki iltihaptan kaynaklanıyor dedi ama anlam veremedim neden şimdi akıntı gelmeye başladı iltihap öncedende vardı,tamam ameliyat sonrası vardı zaten ama kesilmişti şimdi tekrar başladı ama yoğun değil azıcık şekilde.Teşekkür ederim.
Op. Dr. Levent TEZCAN
07.07.26
Kolonoskopide, özellikle sigmoid kolon ve rektumda nonspesifik kolit şeklinde rapor edilen görünüm, çoğu zaman gerçek bir inflamatuvar bağırsak hastalığını değil; altta yatan dışkılama bozukluğuna bağlı olarak gelişen gereksiz ve uzun süreli ıkınmaların neden olduğu mukozal değişiklikleri yansıtır.
Nitekim hemoroid hastalığınızın cerrahi tedavi gerektirecek düzeye ulaşmış olması da, altta yatan dışkılama bozukluğunun uzun süredir devam ediyor olabileceğini düşündüren önemli bir klinik bulgudur.
Sonuç olarak, son birkaç haftadır belirginleşen akıntı ve kirlenme şikâyetleriniz de, altta yatan dışkılama bozukluğuna bağlı olarak son haftalarda giderek artan ve uzayan gereksiz ıkınmaların bir sonucu olarak ortaya çıkmış olabilir. Bu nedenle, yalnızca mevcut şikâyetlere odaklanmak yerine, bunlara neden olan dışkılama bozukluğunun da ayrıntılı olarak değerlendirilmesi uygun olacaktır.
Nitekim hemoroid hastalığınızın cerrahi tedavi gerektirecek düzeye ulaşmış olması da, altta yatan dışkılama bozukluğunun uzun süredir devam ediyor olabileceğini düşündüren önemli bir klinik bulgudur.
Sonuç olarak, son birkaç haftadır belirginleşen akıntı ve kirlenme şikâyetleriniz de, altta yatan dışkılama bozukluğuna bağlı olarak son haftalarda giderek artan ve uzayan gereksiz ıkınmaların bir sonucu olarak ortaya çıkmış olabilir. Bu nedenle, yalnızca mevcut şikâyetlere odaklanmak yerine, bunlara neden olan dışkılama bozukluğunun da ayrıntılı olarak değerlendirilmesi uygun olacaktır.
Klkn Bağlantı 06.07.26
Merhabalar hocam, Mayıs ayında 3-4 gün süren makatta ağrı sonucu hekime başvurdum ve muayene sonrasında anal apse olduğunu söyleyip antibiyotik tedavisi uyguladık. Sonrasındaki 1-2 gün ağrılarım devam edince hemen cerrahi olarak apse drenajı yapıldı. Bu drenajdan yaklaşık 28 gün sonra yaram kapanmaya yakın tekrar şişlik oldu ve pansuman esnasında drene olup içerideki irin aktı. İlk apseden 45, ikinci apseden 8 gün sonra olacak şekilde Haziran ayı sonunda MR çekildi ve raporda "Perianal bölgede supin pozisyonda alt ortada 2 cm ölçüsünde 4 mm kalınlıkta intersfinkterik yerleşimli sol perineye doğru devamlılık gösteren fistül ile uyumlu olabilecek sinyal intensitesi dikkat çekmektedir. Çevre planlarda ılımlı heterojenite ve infiltratif sinyal intensite değişikleri mevcuttur. Perianal apse oluşumu saptanmadı." şeklinde ifa mevcuttur. Hekimim ameliyat önerdi fakat benim şuan akıntım yok yaram kapandı. Dış delik gözlemlendiği belirtildi fakat benim şikayetlerim devam etmemektedir. Acaba erken bir MR çekimi sonrasında skar dokusu fistül ile karıştırılmış olabilir mi? Sizce şuanki durumda ameliyat olmalı mı yoksa beklemeli miyim ?Teşekkür ederim.
Op. Dr. Levent TEZCAN
07.07.26
Mevcut şikâyetleriniz, anlattığınız süreç ve paylaştığınız MR raporuna bakarak "ameliyat kesin gereklidir" ya da "ameliyata gerek yoktur" şeklinde net bir değerlendirme yapmak mümkün değildir.
Ayrıca burada önerilen cerrahi girişimin, tekrarlayan bir apse nedeniyle yapılacak drenaj mı, yoksa anal fistül tedavisine yönelik bir ameliyat mı olduğunun da netleştirilmesi gerekir.
En doğru yaklaşım; MR raporundan ziyade MR görüntülerinin, ayrıntılı proktolojik muayene bulguları ile birlikte değerlendirilmesidir. Ancak bu şekilde fistül varlığı, hastalığın durumu ve gerçekten cerrahi gerekip gerekmediği konusunda sağlıklı bir karar verilebilir.
Ayrıca burada önerilen cerrahi girişimin, tekrarlayan bir apse nedeniyle yapılacak drenaj mı, yoksa anal fistül tedavisine yönelik bir ameliyat mı olduğunun da netleştirilmesi gerekir.
En doğru yaklaşım; MR raporundan ziyade MR görüntülerinin, ayrıntılı proktolojik muayene bulguları ile birlikte değerlendirilmesidir. Ancak bu şekilde fistül varlığı, hastalığın durumu ve gerçekten cerrahi gerekip gerekmediği konusunda sağlıklı bir karar verilebilir.
Toprak Bağlantı 23.06.26
Dışkıyı ingiliz karbonati içerek yapıyorum idrarda zorlanma var idrar yolları da darlık ameliyatı oldum fakat düzelme olmadı 4 sene once spastik prineum teşhisi kondu bunun idrarla ilgisi varmi
Op. Dr. Levent TEZCAN
24.06.26
Anlattıklarınızda dikkat çeken nokta, hem dışkılama hem de idrar yapma sırasında zorlanmanın birlikte bulunmasıdır. Normalde dışkılama ve idrar yapma sırasında pelvik taban kaslarının (özellikle perine ve makat kaslarının) gevşemesi gerekir. Eğer bu kaslar gevşemek yerine kasılı kalıyorsa veya yeterince gevşeyemiyorsa erkeklerde hem dışkılama hem de idrar boşaltma güçleşebilir. Kadınlarda ise hem dışkılamaya hem işemeye hem de cinselliğe dair (Vajinismus) sorunlar yaşanabilir.
Bu çerçevede 4 yıl önce konulan "spastik perine" tanısının mevcut idrar şikayetlerinizle de ilişkili olması mümkündür. Öte yandan, yapısal idrar yolu darlığı nedeniyle ameliyat yapılmış ancak düzelme olmamış. Böyle bir durumda şu sorular önem kazanır: Sistoskopi veya üretrografide yapısal darlığın açıldığı gösterildi mi? Yoksa yapısal darlık düzelmesine rağmen fonksiyonel bir pelvik taban spazmı mı devam ediyor? Çünkü bazen yapısal üretra darlığı ile pelvik taban kas spazmının yol açtığüı işlevsel darlık, birbirine çok benzer belirtiler verebilir. Hatta bazı hastalarda ikisi bir arada da bulunabilir.
Dışkıyı ancak İngiliz karbonatı kullanarak çıkarabildiğinizi söylüyorsunuz. Bu da altta yatan ciddi bir dışkılama bozukluğu olabileceğini düşündürüyor. Böyle durumlarda sadece makat muayenesi veya kolonoskopi yeterli olmayabilir. Dışkılama mekanizmasının değerlendirilmesi için Baryum defekografi ve Endoanal Ultrasonografi gibi tetkikler faydalı olabilir.
Bu çerçevede 4 yıl önce konulan "spastik perine" tanısının mevcut idrar şikayetlerinizle de ilişkili olması mümkündür. Öte yandan, yapısal idrar yolu darlığı nedeniyle ameliyat yapılmış ancak düzelme olmamış. Böyle bir durumda şu sorular önem kazanır: Sistoskopi veya üretrografide yapısal darlığın açıldığı gösterildi mi? Yoksa yapısal darlık düzelmesine rağmen fonksiyonel bir pelvik taban spazmı mı devam ediyor? Çünkü bazen yapısal üretra darlığı ile pelvik taban kas spazmının yol açtığüı işlevsel darlık, birbirine çok benzer belirtiler verebilir. Hatta bazı hastalarda ikisi bir arada da bulunabilir.
Dışkıyı ancak İngiliz karbonatı kullanarak çıkarabildiğinizi söylüyorsunuz. Bu da altta yatan ciddi bir dışkılama bozukluğu olabileceğini düşündürüyor. Böyle durumlarda sadece makat muayenesi veya kolonoskopi yeterli olmayabilir. Dışkılama mekanizmasının değerlendirilmesi için Baryum defekografi ve Endoanal Ultrasonografi gibi tetkikler faydalı olabilir.
Orhan Bağlantı 23.06.26
Hocam merhaba, ben 38 yaşındayım ve uzun yıllar doktor tarafından konulan hemoroid teşhisim vardı. Zaman zaman dışkılarken kanama oluyordu. Bunun haricinde bazen makat bölgemde rahatsızlık hissediyordum şişlik vardı. Aylar önce kabızlık yaşadım ve kendimi her zamankinden daha da fazla zorladım. Cam kesiğini andıran bir acıyla dışkıladım. Makatımda daha önce hiç olmadığı kadar büyük yumru şeklinde bir şişlik oluştu ayrıca kanama vardı. Duş bağlığı kullanarak ılık su tuttum. Bir tanıdığım procto gyvenol adlı kremi önerdi onu sabahları sürüyordum. Eper bir zaman sonra şişlik indi hiç sorun kalmadı diye düşünüyordum ama birkaç gün sonra yine sabah kremi sürerken şişlik hissettim ve işaret parmağım anüsüme girmiyordu. Sonraları internette araştırma yaparken sitenizi keşfettim epeyce bilgilendim. Hem beslenme hem tuvalet alışkanlığının nasıl olması gerektiğini anladım. Su tüketimim eskiden çok azdı susamadan su içmezdim (günde 1 litre filan). Günde 2 litreye yakın su içmeye başladım. Günlük meyve tüketmeye başladım. Bunları uyguladıktan beri genellikle hiç rahatsızlık yaşamadım. Dışkım hep yumuşak çıkıyor. Kanama, acı gibi neredeyse kalmadı gibi. Makatım o durumu yaşadıktan sonra deforme olmuş olabilir mi? Sizce bundan sonrası için neler yapmalıyım? Elbette doktor muayenesi olmadan kesin birşey söylenemez ama sizce olasılıklar nelerdir? Yanıtınızı bekliyorum teşekkürler.
Op. Dr. Levent TEZCAN
24.06.26
Anlatıklarınıza göre yıllardır ara ara kanayan bir hemoroid öykünüz var, aylar önce yaşadığınız kabızlık ve aşırı ıkınma sonrasında ortaya çıkan "cam kesiği tarzında ağrı", kanama ve ani gelişen büyük bir şişlik (ki makat ağzını kaplayıp tıkayacak kadar) yaşadığınızı ifade etmişsiniz. Bu süreç, tekrarlayan yüklenmeler neticesinde Hemoroidlerde ani şişme veya tromboz (pıhtılaşma), makat çatlağı veya hemoroidlerde yüzeyel tahriş sonucu oluşmuş olabilir.
Sonrasında su tüketiminizi artırmış, meyve tüketmeye başlamış ve tuvalet alışkanlıklarınızı düzeltmişsiniz. Bu değişikliklerden sonra şikayetlerinizin büyük ölçüde kaybolduğunu söylüyorsunuz. Bu durum bize önemli bir ipucu veriyor. Çünkü birçok hastada sorun sadece hemoroid değildir. Asıl sorun altta yatan dışkılama bozukluğudur. Dolayısıyla dışkının yumuşaması ve dışkılamanın daha rahat hale gelmesiyle makata ait şikayetlerin belirgin şekilde azalması, sorunun önemli bir kısmının dışkılama fonksiyonu ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.
Makatım deforme olmuş olabilir mi? sorunuza gelirsek...Evet, yaşanan ataklar sonrasında bazı kalıcı değişiklikler kalmış olabilir. Bunlar hastanın eline şişlik veya yumru şeklinde gelebilir. Ancak çoğu zaman önemli bir sağlık sorunu oluşturmaz. Bu nedenle makatın şekilsel görünümünden çok, işlevsel durumu ve dışkılama kalitesi daha büyük önem taşır.
Sonuç olarak... Mevcut anlattıklarınıza göre en sevindirici nokta, yaşam tarzı değişikliklerinden sonra belirgin düzelme yaşamış olmanızdır. Bu durum, sorunun önemli bir kısmının dışkılama alışkanlıklarıyla ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Tahmin ettiğiniz gibi muayene olmadan kesin konuşmak mümkün değildir. Ancak anlattıklarınız doğrultusunda sadece makata veya hemoroidlere odaklanmak yerine, dışkılama fonksiyonunun da değerlendirilmesi faydalı olabilir. Gerekirse baryum defekografi gibi tetkiklerle altta yatan ve dışkılama bozukluğuna yol açan nedenler araştırılabilir.
Sonrasında su tüketiminizi artırmış, meyve tüketmeye başlamış ve tuvalet alışkanlıklarınızı düzeltmişsiniz. Bu değişikliklerden sonra şikayetlerinizin büyük ölçüde kaybolduğunu söylüyorsunuz. Bu durum bize önemli bir ipucu veriyor. Çünkü birçok hastada sorun sadece hemoroid değildir. Asıl sorun altta yatan dışkılama bozukluğudur. Dolayısıyla dışkının yumuşaması ve dışkılamanın daha rahat hale gelmesiyle makata ait şikayetlerin belirgin şekilde azalması, sorunun önemli bir kısmının dışkılama fonksiyonu ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.
Makatım deforme olmuş olabilir mi? sorunuza gelirsek...Evet, yaşanan ataklar sonrasında bazı kalıcı değişiklikler kalmış olabilir. Bunlar hastanın eline şişlik veya yumru şeklinde gelebilir. Ancak çoğu zaman önemli bir sağlık sorunu oluşturmaz. Bu nedenle makatın şekilsel görünümünden çok, işlevsel durumu ve dışkılama kalitesi daha büyük önem taşır.
Sonuç olarak... Mevcut anlattıklarınıza göre en sevindirici nokta, yaşam tarzı değişikliklerinden sonra belirgin düzelme yaşamış olmanızdır. Bu durum, sorunun önemli bir kısmının dışkılama alışkanlıklarıyla ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Tahmin ettiğiniz gibi muayene olmadan kesin konuşmak mümkün değildir. Ancak anlattıklarınız doğrultusunda sadece makata veya hemoroidlere odaklanmak yerine, dışkılama fonksiyonunun da değerlendirilmesi faydalı olabilir. Gerekirse baryum defekografi gibi tetkiklerle altta yatan ve dışkılama bozukluğuna yol açan nedenler araştırılabilir.
Mrvs Bağlantı 23.06.26
Hocam merhabalar. 4 yıl önce kıl dönmesi ameliyatı oldum. Makat kısmımda son 2 yıldır aşırı şiddetli bir kaşıntı var. Kaşıntı akşamları artıyor bazen makattan dikiş izlerine kadar kaşıntı çıkıyor. Daha önce bir çok defa cildiyeye ve genel cerrahiye gittim muayenelerde bir şey bulunmadı. Hemoraid yok çatlak yok tahlil yapıldı parazit yok. Kaşıntı asla geçmiyor bakımlarını düzgün yapıyorum her tuvalatten sonra temizlik yıkama kurulama yapıyorum. Bazen kaşıdığımda kıyafetim kirleniyor. Kaşıntının şiddetli olduğu durumlarda trivacort krem kullanıyorum bazen günde 3 kere oluyor normalde 2 kere kesin kullanıyorum. Ne önerirsiniz ? Bazen makat kaslarım benden bağımsız dışarıya doğru gibi oluyor sanki tam kapanmıyor gibi hissediyorum kaslar olması gerektiği gibi değil sanki. Ama o kadar çok kez doktora gittim hiç bir şey yok diyorlar ama kaşıntıyı asla çözemiyorum
Op. Dr. Levent TEZCAN
23.06.26
Öncelikle mevcut makat kısmında oluşan bu şiddetli kaşıntıların geçirmiş olduğunuz kıl dönmesi ameliyatı ile ilgisi olduğunu düşünmüyorum.
Anlattıklarınızda dikkatimi çeken birkaç nokta mevcut... Öncelikle, 2 yıldır devam eden ve tüm muayenelere rağmen açıklanamayan bir kaşıntı söz konusuysa, olaya sadece cilt hastalığı veya hemoroid & çatlak var mı yok mu? açısından bakmamak gerekir.
Çünkü haricen yapılan makat muayenesinde herhangi bir şey görünmüyor olsa da, dışkılama mekanizmasından kaynaklanan ve gözle fark edilmesi kolay olmayan bazı problemler sürekli nemlenme, akıntı ve buna bağlı inatçı kaşıntılara yol açabilir.
Bu sıkıntıların özellikle kişinin daha rahat ve gevşemiş olduğu ortamlarda iken ya da uzun süreli yürüyüşler veya oturmalar sonrasında ya da wc sonrası ilk 4-5 saatlik süreçte belirginleşiyor olması dikkat çekicidir... Çünkü bu dönemlerde makatta istemsiz gevşemeler olur ve içeride kalan çok küçük miktardaki dışkı ve mukus kalıntıları, makat çevresine sızabilir. Tıpta soiling olarak adlandırılan bu bu gizli akıntılar, özellikle uzun süre devam eden ve tedavilere rağmen düzelmeyen makat kaşıntılarının önemli nedenlerinden biridir. Çünkü normalde çok az miktardaki dışkı veya mukus bile makat çevresinde kaldığında ciltte ciddi tahrişe ve kaşıntıya neden olabilir.
Sonuç olarak sadece harici makat muayenesi değil; makatın iç yapısına ve dışkılama fonksiyonlarına yönelik ayrıntılı bir inceleme yapılması daha doğru olacaktır.
Anlattıklarınızda dikkatimi çeken birkaç nokta mevcut... Öncelikle, 2 yıldır devam eden ve tüm muayenelere rağmen açıklanamayan bir kaşıntı söz konusuysa, olaya sadece cilt hastalığı veya hemoroid & çatlak var mı yok mu? açısından bakmamak gerekir.
Çünkü haricen yapılan makat muayenesinde herhangi bir şey görünmüyor olsa da, dışkılama mekanizmasından kaynaklanan ve gözle fark edilmesi kolay olmayan bazı problemler sürekli nemlenme, akıntı ve buna bağlı inatçı kaşıntılara yol açabilir.
Bu sıkıntıların özellikle kişinin daha rahat ve gevşemiş olduğu ortamlarda iken ya da uzun süreli yürüyüşler veya oturmalar sonrasında ya da wc sonrası ilk 4-5 saatlik süreçte belirginleşiyor olması dikkat çekicidir... Çünkü bu dönemlerde makatta istemsiz gevşemeler olur ve içeride kalan çok küçük miktardaki dışkı ve mukus kalıntıları, makat çevresine sızabilir. Tıpta soiling olarak adlandırılan bu bu gizli akıntılar, özellikle uzun süre devam eden ve tedavilere rağmen düzelmeyen makat kaşıntılarının önemli nedenlerinden biridir. Çünkü normalde çok az miktardaki dışkı veya mukus bile makat çevresinde kaldığında ciltte ciddi tahrişe ve kaşıntıya neden olabilir.
Sonuç olarak sadece harici makat muayenesi değil; makatın iç yapısına ve dışkılama fonksiyonlarına yönelik ayrıntılı bir inceleme yapılması daha doğru olacaktır.