Bilmek İstedikleriniz
Bu bölümde, site içeriğinde bahsi geçen hastalık ve tedavilerle ilgili bilmek istediğiniz detaylara ait sorular yanıtlanmaktadır.
Siz de SORUN...
(Cevaplarımızın mail adresine de gelmesini isterseniz aktif bir mail adresi kullanınız.)
Dışkılama ve makatla ilgili kişisel sorunlar için lütfen, ÖNBİLGİ TALEP Formu doldurun, yanıtlayalım....
Kerem Bağlantı 29.12.20
Hocam merhaba anal fistül teshisli hastayim ameliyata kadar giden tedavimde ameliyatta fistül ağzı olmadığı için başarısız geçti ve doktorum eğer akıntı olmazsa böyle devam etmem gerektigini söyledi hastalığım yaklaşık 1 yıldır devam ediyor sadece makatta terleme sorunu yaşıyorum bu sorun karşısında ter onleyici losyon kullanmayı düşünüyorum ama korkuyorum yan etkisi ölümü diye veya onerebileceginiz bir yöntem varmıdır
Op. Dr. Levent TEZCAN
29.12.20
Makat kenarındaki dış ağız nedeniyle Anal fistül teşhisi almış, takip edilmiş ve sonrasında ameliyata alınmış bir hastada, ameliyat sırasında belirgin bir iç ağız görülmediği takdirde mevcut anal fistül tanısı, anal apse veya perianal sinüs olarak değiştirilebilir. Bu sayede hastayı, mevcut şartlar gereği gereksiz kas hasarında korumuş olursunuz. Sanırım doktorunuz da bu düşünceyle hareket ederek sizin için en doğru kararı vermiş oldu. Doktorunuzun da dediği gibi ilerleyen süreci gözlemlemek ve duruma göre hareket etmek çok daha akıllıca olacaktır. Primum non nocera!..
Yaşadığınız makatta terleme sorununun ise ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Ter önleyici losyonlar, altta yatan asıl neden cilt ve ciltte yer alan ter bezleri ise zararı olmaz.
Yaşadığınız makatta terleme sorununun ise ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Ter önleyici losyonlar, altta yatan asıl neden cilt ve ciltte yer alan ter bezleri ise zararı olmaz.
Murat Bağlantı 24.12.20
Hocam bn Konya'da yaşıyorum. Anal fissür şüphesiyle doktora gittim. Mr Dekografi ve kolonoskopi sonucunda 5 cm rektosel teşhisi konuldu ve rektosele bağlı makat catlaği. Suan ilaç tedavisine başladım.İlaclarin bitiminde tekrar muayene.Ameliyati sorduğumda rektosel ameliyatinin cok riskli olduğunu söylediler. Birde sizden fikir almak istiyorum. Yardimci olursanız sevinirim
Op. Dr. Levent TEZCAN
24.12.20
Makatta, sıklıkla her tuvalette belirginleşen ama farkında olunmayan yüklenmelerin bir sonucu olarak anal fissür (makatta çatlak) oluşur ve devam eden yüklenmelere paralel olarak da kronikleşir. Ki bu yüklenmelerin temel nedeni ise altta yatan ama pek önemsenmeyen veya beslenmeyle geçiştirildiği sanılan ve idare edilen kabızlıktır. Ama KABIZLIK denince illa tuvalete gitme sıklığının azalması ve/veya dışkının katı-sert olması da anlaşılmamalıdır. Düzenli olarak her gün tuvalete gidiliyor ve yumuşak kıvamlı dışkı çıkarılıyor da olsa KABIZ olanabilir ve KABIZLIK sorunu yaşanabilir. Bu durum, dışkı çıkış güçlüğü tipi kabızlık veya dışkılama güçlüğü olarak tanımlanır. Anal Fissür gibi Hemoroid, Anal apse ve fistül adıyla bilinen birçok makat hastalığı da aslında yıllar içerisinde belirginleşen dışkılama güçlüğünün ve dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıkların bir sonucudur. Anismus, Rektosel, Pelvik taban düşüklüğü, Rektal hiposensitivite gibi... O yüzden sadece makata ve hemoroid, çatlak gibi makat hastalıklarına odaklanan, altta yatan ve dışkılama güçlüğüne yol açan asıl neden(ler)i içermeyen tedavilerle; ya tekrarladı diyen ya da kabız olmamaya çalışın kabız olursanız tekrarlar denilen hastalardan olunur.
Bu genel bilgiyi verdikten sonra gelelim sorunuza... Ama önce, muayene sonrasında defekografi isteyen doktorunuzu kutlarım. Rektosel, kadınlarda en sık dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıklar arasındadır. Ama sıklıkla da tek başına değildir. Hele ki boyutu 5cm ye ulaşmışsa... O yüzden ya raporu iyice okumak yada cd görüntülerini daha detaylı incelemek gerekecektir. Çünkü daha bütünsel tedavi yaklaşımı için bu gereklidir. Aksi takdirde sadece rektosel tedavisi, altta yatan dışkılama güçlüğünü ortadan kaldırmak için tek başına yeterli olmayacaktır.
Günümüzde izole rektosel tedavisi için farklı yaklaşımlarla farklı onarım ameliyatları mevcuttur. Her ameliyatın da kendine özgü artıları ve eksileri mevcuttur. Ama dediğim gibi izole rektosel için, yani sadece rektosel için... O yüzden bu risklerden önce alta yatan dışkılama güçlüğü için rektosel ameliyatının tek başına yeterli olup olmayacağını düşünmek gerekmez mi?
Bu süreçte yapılacak detaylı sorgulama ve muayene sonrasında önce MR defekografi görüntülerinizi daha detaylı incelemek, gerekirse de Baryum defekografi olarak tekrarlamak, ilave olarak yüksek çözünürlüklü anal manometri ve 3D Endoanal Ultrason tetkikleri de yapmak gerekebilir. Bu sayede altta yatan ve dışkılama güçlüğüne yol açan yapısal ve işlevsel tüm hastalıklar, net bir şekilde ortaya konabilir. Elde dilecek sonuçlara göre de hem makattaki anal fissür hem de altta yatan ve dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıklara (rektosel dahil) yönelik tedavi yaklaşımları sunulabilir.
Bu genel bilgiyi verdikten sonra gelelim sorunuza... Ama önce, muayene sonrasında defekografi isteyen doktorunuzu kutlarım. Rektosel, kadınlarda en sık dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıklar arasındadır. Ama sıklıkla da tek başına değildir. Hele ki boyutu 5cm ye ulaşmışsa... O yüzden ya raporu iyice okumak yada cd görüntülerini daha detaylı incelemek gerekecektir. Çünkü daha bütünsel tedavi yaklaşımı için bu gereklidir. Aksi takdirde sadece rektosel tedavisi, altta yatan dışkılama güçlüğünü ortadan kaldırmak için tek başına yeterli olmayacaktır.
Günümüzde izole rektosel tedavisi için farklı yaklaşımlarla farklı onarım ameliyatları mevcuttur. Her ameliyatın da kendine özgü artıları ve eksileri mevcuttur. Ama dediğim gibi izole rektosel için, yani sadece rektosel için... O yüzden bu risklerden önce alta yatan dışkılama güçlüğü için rektosel ameliyatının tek başına yeterli olup olmayacağını düşünmek gerekmez mi?
Bu süreçte yapılacak detaylı sorgulama ve muayene sonrasında önce MR defekografi görüntülerinizi daha detaylı incelemek, gerekirse de Baryum defekografi olarak tekrarlamak, ilave olarak yüksek çözünürlüklü anal manometri ve 3D Endoanal Ultrason tetkikleri de yapmak gerekebilir. Bu sayede altta yatan ve dışkılama güçlüğüne yol açan yapısal ve işlevsel tüm hastalıklar, net bir şekilde ortaya konabilir. Elde dilecek sonuçlara göre de hem makattaki anal fissür hem de altta yatan ve dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıklara (rektosel dahil) yönelik tedavi yaklaşımları sunulabilir.
SylviaPlath Bağlantı 22.12.20
Merhabalar 23 Ekim’de bebek iriliginden dolayi fazlasiyla zor bir normal dogum gerceklestirdim. Sonrasında pek cok sorunum oldu. Bunlardan biri tüm makat bolgemin sismesiyle öyleki balon gibi sisirilmis gibiydi cikis kanali. Yururken muthis bir agirlik hissediyordum. 2 hafta sonra bitaz daha inmisti basurlar. 2 bucuk haftadir da aniden baslayan catlak sorunuyla bas etmeye calisiyorum. 2-3 yerden kesikler hissediyorum diskilama sirasinda ufak ufak kanamalar ve acisini anlatmama gerek yokk :( Tavsiyelerinize ihtiyacim var? Botoks icin erken mi? A... kullaniyorum, aile hekimi doktor arkadasimin tavsiyesiyle o da. Her aksam sicak suya oturuyorum 20 dakika. Catlaklardan biri gecti gb oldu cok az tekrar hissetmeye basladim geri. D.... kullaniyorum arada. O da felaket gaz yapiyor. Tek basina bebekle cok zor durumdayim. Bir de t... kullanmami onerdi catlagi olan bir tanidigim ama danismadan llanmak istemedim. Bana tavsiyelerinizi yazarsaniz cok mutlu olacagim. Ve Gaziantep’de onerebileceginiz hekim var mi acaba
Op. Dr. Levent TEZCAN
23.12.20
Öncelikle geçmiş olsun. Böyle bir durumdayken kendi başınıza veya sağdan soldan duyma bilgilerle bir süreç yaşamaya çalışmak yerine bulunduğunuz ildeki meslektaşlarımızdan (Genel Cerrahi), muayene olup yardım alabilirsiniz. Bu sayede durumunuza uygun tedavi planlamasına alınarak takip edilebilirsiniz.
Hamilelik öncesinde de çeşitli dışkılama ve dışkılama bağımlı makat sorunları olan ama bunları çok fazla önemsemeyen veya geçiştirebilen kadınların; doğum sonrasında, çeşitli seviyelerde makat sorunları yaşaması kaçınılmazdır. Bu çerçevede öncelikle doğru diye bildiğiniz dışkılama alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz, dışkı yumuşatıcı ilaç kullanımını sonlandırmanız, sulu ve sebze ağırlıklı az beslenme yerine herşeyden ve bolca yiyecek tarzda bir beslenmeye geçmeniz, iyice sıkışmadan ve ucuna gelmeden Wc ye gitmemeniz, sıkıştığınızda ise tutup ertelemeden, neresi olursa olsun tuvalete gitmeniz, tuvalette ise doğru pozisyon alıp diyafram nefes eşliğinde ve makatı gevşeterek dışkılamaya çalışmanız gerekir. Hatta son kalan parçayı çıkarmaya çalışmadan kalkmanız, gerekirse gün içerisinde sıkıştığında tekrar WC ye gitmeniz çok daha uygun olacaktır. Unutmayın ki dışkı; sıktıkça değil gevşeyince ve çoğunlukla da kendi kendine çıkacak... Bu bağlamda sitemizin proktoloji blog sayfasında (https://basurum.com/proktoloji-blog.html) yer alan normal dışkılama ve diyafram nefesi bölümlerini okuyabilirsiniz...
Tüm bunlara rağmen arzu edilen rahatlamaya ulaşılamadığı takdirde daha ileri tetkiklerle (Baryum Defekografi, Yüksek çözünürlüklü Anal Manometri ve Endoanal Ultrason gibi) incelenmeniz gerekir. Elde edilecek sonuçlara göre de hem makata (hemoroid /fissür) hem de altta yatan ve dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıklara (Rektosel, Anismus, Pelvik taban düşüklüğü gibi) yönelik daha bütünsel tedavilere gitmek mümkün olacaktır. Ki ancak bu sayede, uzun vadeli etkin ve kalıcı sonuçlara ulaşmak mümkün olacaktır.
Hamilelik öncesinde de çeşitli dışkılama ve dışkılama bağımlı makat sorunları olan ama bunları çok fazla önemsemeyen veya geçiştirebilen kadınların; doğum sonrasında, çeşitli seviyelerde makat sorunları yaşaması kaçınılmazdır. Bu çerçevede öncelikle doğru diye bildiğiniz dışkılama alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz, dışkı yumuşatıcı ilaç kullanımını sonlandırmanız, sulu ve sebze ağırlıklı az beslenme yerine herşeyden ve bolca yiyecek tarzda bir beslenmeye geçmeniz, iyice sıkışmadan ve ucuna gelmeden Wc ye gitmemeniz, sıkıştığınızda ise tutup ertelemeden, neresi olursa olsun tuvalete gitmeniz, tuvalette ise doğru pozisyon alıp diyafram nefes eşliğinde ve makatı gevşeterek dışkılamaya çalışmanız gerekir. Hatta son kalan parçayı çıkarmaya çalışmadan kalkmanız, gerekirse gün içerisinde sıkıştığında tekrar WC ye gitmeniz çok daha uygun olacaktır. Unutmayın ki dışkı; sıktıkça değil gevşeyince ve çoğunlukla da kendi kendine çıkacak... Bu bağlamda sitemizin proktoloji blog sayfasında (https://basurum.com/proktoloji-blog.html) yer alan normal dışkılama ve diyafram nefesi bölümlerini okuyabilirsiniz...
Tüm bunlara rağmen arzu edilen rahatlamaya ulaşılamadığı takdirde daha ileri tetkiklerle (Baryum Defekografi, Yüksek çözünürlüklü Anal Manometri ve Endoanal Ultrason gibi) incelenmeniz gerekir. Elde edilecek sonuçlara göre de hem makata (hemoroid /fissür) hem de altta yatan ve dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıklara (Rektosel, Anismus, Pelvik taban düşüklüğü gibi) yönelik daha bütünsel tedavilere gitmek mümkün olacaktır. Ki ancak bu sayede, uzun vadeli etkin ve kalıcı sonuçlara ulaşmak mümkün olacaktır.
mustafa Bağlantı 21.12.20
Hocam merhaba,
Anal fissür şikayetlerim cam kesiği hissi ve açık renkli kanama ile başlamıştı. Ara sıra geçiyor ve kabız olunca tekrarlıyor. Sizin önerdiğiniz dışkılama tekniklerini uyguluyorum. Fakat arada sert dışkıdan dolayı tekrarlıyor.
Fazla su içen biriyim. Fakat işim gereği bütün gün masa başında oturuyorum. Bu durum dışkının sertleşmesine sebep olur mu?
Bir de dışkının ilk çıkış kısmı sert oluyor. Gerisi ise normal. Buna sert dışkılama mı denir. Dışkının tamamı sert değil. Sadece ilk çıkış kısmı sert oluyor.
Teşekkürler..!
Anal fissür şikayetlerim cam kesiği hissi ve açık renkli kanama ile başlamıştı. Ara sıra geçiyor ve kabız olunca tekrarlıyor. Sizin önerdiğiniz dışkılama tekniklerini uyguluyorum. Fakat arada sert dışkıdan dolayı tekrarlıyor.
Fazla su içen biriyim. Fakat işim gereği bütün gün masa başında oturuyorum. Bu durum dışkının sertleşmesine sebep olur mu?
Bir de dışkının ilk çıkış kısmı sert oluyor. Gerisi ise normal. Buna sert dışkılama mı denir. Dışkının tamamı sert değil. Sadece ilk çıkış kısmı sert oluyor.
Teşekkürler..!
Op. Dr. Levent TEZCAN
21.12.20
Normal bir dışkılama sürecinde Rektum'un tamamıyla boşalması beklenir. Ancak bir gün az, bir gün fazla beslenme gibi değişken beslenme durumlarında, ilk gelen dışkı tıkaç misali daha sert olabilir. Ama bu durum, beslenme bağımlı olarak geçicidir (Hergün olmaz ve beslenme değişkenliğinin kalkması ile de sonlanır).
Diğer taraftan altt yatan ve dışkılama güçlüğüne yol açan Anismus, Rektal hiposensitivite, Rektal mukozal prolapsus gibi hastalıkların varlığında ise kalıcı hala dönüşür, beslenmeyle düzene sokmak mümkün olmaz. Rektumdaki dışkı tam olarak boşaltılamadığı için rektumda kalan son dışkı, bir sonraki tuvalete kadar içeride bekler ve sertleşir. Buna bağlı olarak da bir sonraki tuvalette; ağızda sert bir dışkı ile karşılaşır, o çıkana kadar zorlar ama sonrası rahat olur. Bir önceki tuvaletten kalan ve sertleşen dışkı miktarı, gerek geçen yıllara gerekse de dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıklardaki ilerlemeye paralel olarak artar. Bu durum sılıkla günlük tuvalet sayısındaki artışla tolere edilmeye çalışılır.
Rastgele miktarda su içmeye çalışmak yerine ihtiyacınıza göre su içmeye ne dersiniz? Malum, suyun azı kadar fazlası da zarar. Dengeyi korumak lazım. Sabah idrar rengi hariç olmak üzere gün içersinde, idrar rengini kontrol ederek su içmeye çalışın. Sarardıkça su için, duruldukça içmeyi azaltın.
Sindirim sistemi için hareket çok önemlidir. Bunu gün içerisinde bir şekilde temin etmeli ve olabildiğince hareketli bir yaşam sürmeye çalışmalısınız.
Bu çerçevede öncelikle doğru diye bildiğiniz dışkılama alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz, sulu ve sebze ağırlıklı az beslenme yerine herşeyden ve bolca yiyecek tarzda bir beslenmeye geçmeniz, iyice sıkışmadan ve ucuna gelmeden Wc ye gitmemeniz, sıkıştığınızda ise tutup ertelemeden, neresi olursa olsun tuvalete gitmeniz, tuvalette ise doğru pozisyon alıp diyafram nefes eşliğinde ve makatı gevşeterek dışkılamaya çalışmanız gerekir. Unutmayın ki dışkı; sıktıkça değil gevşeyince ve çoğunlukla da kendi kendine çıkacak... Bu bağlamda sitemizin proktoloji blog sayfasında (https://basurum.com/proktoloji-blog.html) yer alan normal dışkılama ve diyafram nefesi bölümlerini okuyabilirsiniz...
Tüm bunlara rağmen arzu edilen rahatlamaya ulaşılamadığı takdirde yapılacak detaylı sorgulama ve muayene sonrasında daha ileri tetkiklerle (Baryum Defekografi, Yüksek çözünürlüklü Anal Manometri ve Endoanal Ultrason gibi) incelenmeniz gerekebilir. Ki ancak bu sayede, uzun vadeli etkin ve kalıcı sonuçlara ulaşmak mümkün olacaktır.
Diğer taraftan altt yatan ve dışkılama güçlüğüne yol açan Anismus, Rektal hiposensitivite, Rektal mukozal prolapsus gibi hastalıkların varlığında ise kalıcı hala dönüşür, beslenmeyle düzene sokmak mümkün olmaz. Rektumdaki dışkı tam olarak boşaltılamadığı için rektumda kalan son dışkı, bir sonraki tuvalete kadar içeride bekler ve sertleşir. Buna bağlı olarak da bir sonraki tuvalette; ağızda sert bir dışkı ile karşılaşır, o çıkana kadar zorlar ama sonrası rahat olur. Bir önceki tuvaletten kalan ve sertleşen dışkı miktarı, gerek geçen yıllara gerekse de dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıklardaki ilerlemeye paralel olarak artar. Bu durum sılıkla günlük tuvalet sayısındaki artışla tolere edilmeye çalışılır.
Rastgele miktarda su içmeye çalışmak yerine ihtiyacınıza göre su içmeye ne dersiniz? Malum, suyun azı kadar fazlası da zarar. Dengeyi korumak lazım. Sabah idrar rengi hariç olmak üzere gün içersinde, idrar rengini kontrol ederek su içmeye çalışın. Sarardıkça su için, duruldukça içmeyi azaltın.
Sindirim sistemi için hareket çok önemlidir. Bunu gün içerisinde bir şekilde temin etmeli ve olabildiğince hareketli bir yaşam sürmeye çalışmalısınız.
Bu çerçevede öncelikle doğru diye bildiğiniz dışkılama alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz, sulu ve sebze ağırlıklı az beslenme yerine herşeyden ve bolca yiyecek tarzda bir beslenmeye geçmeniz, iyice sıkışmadan ve ucuna gelmeden Wc ye gitmemeniz, sıkıştığınızda ise tutup ertelemeden, neresi olursa olsun tuvalete gitmeniz, tuvalette ise doğru pozisyon alıp diyafram nefes eşliğinde ve makatı gevşeterek dışkılamaya çalışmanız gerekir. Unutmayın ki dışkı; sıktıkça değil gevşeyince ve çoğunlukla da kendi kendine çıkacak... Bu bağlamda sitemizin proktoloji blog sayfasında (https://basurum.com/proktoloji-blog.html) yer alan normal dışkılama ve diyafram nefesi bölümlerini okuyabilirsiniz...
Tüm bunlara rağmen arzu edilen rahatlamaya ulaşılamadığı takdirde yapılacak detaylı sorgulama ve muayene sonrasında daha ileri tetkiklerle (Baryum Defekografi, Yüksek çözünürlüklü Anal Manometri ve Endoanal Ultrason gibi) incelenmeniz gerekebilir. Ki ancak bu sayede, uzun vadeli etkin ve kalıcı sonuçlara ulaşmak mümkün olacaktır.
Mühendis Bağlantı 20.12.20
Levent bey merhaba.Yaklaşık 10 yıl önce perianel apse operasyonu geçirdim. Bu süre içersinde zaman zaman akıntılar ve şişliklerle karşılaştım fakat pek rahatsızlık vermiyordu. Son zamanda 5/6 ay önce tekrar nüksetti. Bu kez daha uzun süreli bir rahatsızlığa muhatabım. önce apse drenajı için açılan deliğin yanında bir veya iki delik daha oluştu sanırım. Buradan zamanla sarımtrak /kahverengi zaman zaman kanlı akıntı olmaktadır. Makatın sağ tarafında şişlik ve sertlik de mevcut. Dışkılama esnasında çok sıkıntı çekmekteyim. Son dönemde dışkılsma zorluğu çekiyorum. Sürekli kabızlık gibi. Sabah ve akşam normal tuvalet ihtiyacımı gideriyorum. Fskat zorlukla. Sanki tam dışkı boşalması olmuyor gibi. Makat çevresinde dolgunduk hissediyorum. Birkaç zamandır küçük idrar esnasında yanma ve zorlanma da hissediyorum. Huzurum kalmadı. Mümkün olduğunca kabız yapmayacak şekilde besleniyorum fakat sonuç aynı. Akıntı boşalınca kısmi rahatlama oluyor. Sonra tekrar aynı duruma geliyoruz. Oturma da zorluk çekiyorum. Zonklama şiddeti fazla değil. 5/6 aydır yaşam konforum altüst. Anal fistül olabil mi? İllaki müdahale cerrahi mi? Lazerli operasyondan bahsediliyor. Sonuç alınır mı? Yanıtlatınızı, Tardım be yönlendirmemizi beklemekteyim. Selam ve saygıyla..
Op. Dr. Levent TEZCAN
21.12.20
Geçirmiş olduğunuz anal apse ameliyatını (drenaj) ve yaşadıklarınızı düşündüğümüzde önceliği, tekrar eden ve apseli anal fistül olarak düşünülmesi gereken mevcut enfeksiyona vermek gerekir. Bu aşamada önce 3D Endoanal Ultrason incelemesi yapılarak apsenin makat kaslarıyla olan ilişkisi ve yayılımı belirlenir. Elde edilen bilgiler doğrultusunda (en doğru yaklaşımla) tedavi (gevşek setonla drenaj) işlemine başlanır. Sonrasında yapılacak kontrollerde duruma göre ilerlenir.
Bu süreçte ilave olarak, altta yatan ve dışkılama güçlüğüne yönelik hastalıklara (Anismus, Rektal hiposensitivite gibi) yönelik de bir sorgulama yapılır. Beslenme ve özellikle de dışkılama alışkanlıkları iyice irdelenir ve detaylandırılır. Doğru diye bilinen yanlışlar tespit edilerek yeniden düzenlenir. Uygulanan tedavi süreci izin verdiği takdirde veya gerek olursa altta yatan ve dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıkları, eksiksiz bir şekilde belirlemek için Baryum Defekografi ve yüksek çözünürlüklü anal manometri yapılır. Elde edilecek verilerden mevcut kabızlığı çözümleme dışında apsesiz hale dönüşecek anal fistülün tedavisi için de faydalanılır.
Bu süreçte ilave olarak, altta yatan ve dışkılama güçlüğüne yönelik hastalıklara (Anismus, Rektal hiposensitivite gibi) yönelik de bir sorgulama yapılır. Beslenme ve özellikle de dışkılama alışkanlıkları iyice irdelenir ve detaylandırılır. Doğru diye bilinen yanlışlar tespit edilerek yeniden düzenlenir. Uygulanan tedavi süreci izin verdiği takdirde veya gerek olursa altta yatan ve dışkılama güçlüğüne yol açan hastalıkları, eksiksiz bir şekilde belirlemek için Baryum Defekografi ve yüksek çözünürlüklü anal manometri yapılır. Elde edilecek verilerden mevcut kabızlığı çözümleme dışında apsesiz hale dönüşecek anal fistülün tedavisi için de faydalanılır.